Adnan Binyazar

Barışa uzanan eller

24 Ocak 2020 Cuma

Nasıl bir tutkudur ki Habil-Kabil’le ilgili dinsel söylenceler bile iki kardeş arasındaki rekabet savaşı üzerine kurulmuştur. Yeryüzünde insanın çoğalması köreltici benlik duygusuyla daha azgın savaşların çıkmasına yol açtı. Buna karşın, insan en kanlı günlerde bile sanatın, felsefenin, bilimin yaratıcı elini aklında kökleştirerek barış bilincine erdi. İnsanlığı, savaş alanlarında birbirini boğazlama ilkelliğinden sanatçının, düşünürün, bilim insanının yaratıcı gücü kurtarmıştır. 

Savaş ve Barış

İlk akla gelen Tolstoy’un Savaş ve Barış romanıdır. Tolstoy, her iki ordunun kar altında can verdiği Fransa-Rusya savaşında yalnızca insanın telef olduğunu anlatmıyor, bir atın can çekişini de insanlığın gözleri önüne seriyor. 

Her canlının yaşama hakkı olduğu izlenimi yaratan Savaş ve Barış romanının özü şu sözdedir: “Bütün kötülüklerine karşın hayat yaşanmaya değer.” 

Tolstoy gibi yazarlar, Picasso gibi sanatçılar, Einstein gibi bilim insanları, Atatürk gibi bilinçli politikacılar savaş kudurganlarının yolunu kesmeye çalışmışlardır.

Guernica

Her çağda, yaratıcılığıyla insanlığı güzel olana ulaştırma amacı güden sanatçılar yetişmiştir. Koca kayalara elindeki keskilerle biçim veren bir heykeltıraşı getirin gözünüzün önüne. Beethoven, “9. Senfoni”de uygarlığın susturulamaz sesini evrene yaymıştır. “Sanat ruhun üzerindeki tozu temizler” diyen Picasso, yalnızca insanın değil öbür canlıların acısını da kazımıştır belleğin derinliklerine. 

Yüreği yaratıcılıkla donanmamış olsaydı insanın birbirini vahşi hayvanlar gibi parçaladığı savaşın simgesi olan ölümsüz “Guernica” resmini yaratabilir miydi Picasso? Onu nasıl bir inançla yapmış olmalı ki sergisini görmeye gelen bir general, “Bunu siz mi yaptınız” diye sorunca, büyük sanatçı sorduğuna pişman etmiştir onu: 

“Hayır, siz yaptınız!”

“Guernica” üzerinde çalıştığı dönemde de, “Üzerinde çalıştığım ve ‘Guernica’ adını vereceğim resimde, son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim” demiştir. 

Bir duvarı kaplayacak denli görkemli “Guernica” resminde bir at figürü vardır. Picasso, atın ağzından fırlayan o çaresiz dilin kıpırdanışıyla, insanı birbirine kırdıran savaş kasaplarını tarihin lanetine uğratmıştır.  

Barışın özgürlük yoludur sanat

Güzellik sanatla, gerçeklik bilimle çıkar ortaya. Savaş yıkıcı, sanat hep yapıcı olmuştur. Einstein, “Ben, savaşı öylesine tiksinti verici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi parçalayıp yok ederim daha iyi!” der. 

Barış için savaşmak istiyorum” diyen de Einstein’dır.  

Kurtuluş Savaşı’yla Türkiye’yi çağdaş toplumların düzeyine çıkarmayı amaçlayan Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış!” sözü dünyanın birçok ülkesindeki heykellerinin önyüzüne yazılmıştır. Bir konuşmasında da şu gerçeği dile getirir Atatürk: “Milletin hayatı tehlikeye düşmediği sürece savaş cinayettir.” 

Orhan Bursalı’nın “dünyada savaş hayaletlerinin dolaştığı bir dönem” diye tanımladığı yaşadığımız belirsizlik ortamında, Berlin Türk-Alman Toplumu Başkanı Dr. Ali Savaşer, barış bilinciyle elini uzatarak Suriye Ulusal Senfoni Orkestrası’nın Şam, Ankara, Berlin ve Moskova’da konser vermesini şu gerekçeyle gerçekleştirmeye çalışıyor:   

İstiyoruz ki efsanevi öykülerini politik labirentlerin yollarına sapmadan, bu çirkin savaşa sanatlarıyla karşı çıkan Suriye Ulusal Senfoni Orkestrası’nın müzisyeni bir avuç kahraman, barışı müzikleriyle anlatabilsinler!


Yazarın Son Yazıları

Dil Bayramı 25 Eylül 2020
Conway Düğümü 18 Eylül 2020
Bobo’nun ameliyatı 11 Eylül 2020
Erdemin başı dil 4 Eylül 2020
Şiir çevirileri 28 Ağustos 2020
Korona izlenimleri 21 Ağustos 2020
Doğa tutkunu 14 Ağustos 2020
Hayatı karartılanlar 7 Ağustos 2020
Ayasofya gerçeği 31 Temmuz 2020
Orhan Karaveli 24 Temmuz 2020
Adalet Ağaoğlu 17 Temmuz 2020
Ağaçlara kıymayın! 10 Temmuz 2020
İyi ki yazmışlar! 3 Temmuz 2020
Gençlerin sorunları 26 Haziran 2020
Bilim insanları 19 Haziran 2020