Kayıp zamanın içinde
Ali Apaydın
Son Köşe Yazıları

Kayıp zamanın içinde

06.02.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Kayıp zamanların içinde yaşıyoruz, AKP iktidarında geçen her saniye zaman kaybediyoruz! Hayatlarımızı itaatin düzenli tekrarı yoluyla geçirmemizi isteyen AKP, hayatı büyük ölçüde tüketmek olarak kavrayan neoliberal politikaların son durağına geldi; neofaşizm durağına!

Yıllarca sadece tüketime odaklanan neoliberal bir zihniyetin hizmetinde iş gören AKP’nin artık tüketebileceği hiçbir şey kalmadı. Ekonomiyi tüketti, eğitimi tüketti, politikayı tüketti, en nihayetinde hukuku da tüketti. Hayır, birçok kimsenin zannettiğinin aksine AKP bugün politika üretemeyen bir parti değildir, o zaten hiçbir politika üretmemiş sadece tüketmiş bir partidir.

Her şey bu denli tüketildikten sonra geriye tek bir şey kalıyor; yaşamlarımızın hammaddesi olan zaman! Bir iş yapmak, bir işe yaramak, sözgelimi bir roman yazmak, bir şey öğrenmek, bir çocuk büyütmek, bir öğrenci yetiştirmek, bilimle ilgilenmek, bir film çekmek, bir oyun oynamak, bir arkadaşımızla çay içmek, kardeşimizle gezmek, sevgilimizle dolaşmak için zamana ihtiyacımız vardır. Zaman, yaşamlarımızın en temel hammaddesidir. İşte şimdi AKP ve şürekası yaşamımızın hammaddesi olan zamanlarımızı da tüketmek istiyor. Bu yüzden daima zaman bırakmayan hayatlara zorluyor bizi. Son olarak bunu yapmak zorunda elbette, çünkü bugün yandaşlarının varoluşsal maliyetlerini bile karşılayamıyor.

Birçoğumuz geleceği elinden alınmış hayatlar yaşıyoruz. Gelecekleri elinden alınan hayatlar çok sayıda zamansallığı aynı anda deneyimlerler. Günden güne yok olmamak için birçoğu yandaş olmayı seçer, dün söylediğini bugün inkâr edip bugün söylemediğini yarın söylemeyi beklerler. Gelgelelim bunu da tüketti AKP; korku ekonomisini yürütemiyor artık, çünkü korkularını büyüttüğü yandaşlarının korkularını da tüketti çoktan. Korkmayanların korkmaları için de yeni tehditler bulamıyor öyle eskisi gibi. Bu yüzden tehdit etmek yerine doğrudan yapıp geçiyor artık; canı istiyor içeri alıyor, canı istiyor ceza veriyor.

Ülkece neoliberal politikaların son durağı olan neofaşizm durağındayız ve bu durakta bekledikçe zaman kaybediyoruz. AKP iktidarında geçen her anda geleceğimizden kaybediyoruz!

Evet doğru, çok zor bir durak burası! Birazdan kapımız çalınabilir ve yaptığımız hangi doğru  eylemin  bir suç olarak tanımlandığını bilmeden gözaltına alınabiliriz. Gözaltında neyle suçlandığımızı öğrenemeden günlerce, haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca zaman kaybedebiliriz. Şayet biraz şanslıysak mahkemeye çıkabilir ve zırvaya tevil götüren sözleri hakkımızdaki suçlamalar olarak işitebiliriz. Kim bilir, belki sokakta bir AKP reklamına yan gözle bakmaktan ya da evde bir ampulü patlatarak AKP sembolüne hakaret etmekten ya da sosyal medyada cumhuriyetçi bir cümle kullandığımız için hükümeti zorla devirmeye çalışmaktan yargılanır halde bulabiliriz kendimizi. Ya da en basitinden karşıdan karşıya geçerken bir solcuya selam vermişizdir o kadar. Belki çok daha tehlikeli bir şeydir yaptığımız, sözgelimi bir subay olarak “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!” diye bağırmışızdır ya da bir ekonomist olarak bir arkadaşımıza “TÜİK verileri doğru değil!” diye fısıldamışızdır. Belki de yakın zamanda yaptığımız hiçbir şey yoktur da yıllar önce ülkemizin geleceği için Gezi Parkı eylemlerine katılmaktır suçumuz, bu yüzden terörist ilan edilmişizdir!

Çok doğru! Ne zaman içeri gireceğimizi ve ne zaman dışarı çıkacağımızı bilmediğimiz zamanları yaşıyoruz. Ancak unutmamalıyız ki, neoliberalizmin son durağı olan neofaşizm durağında olduğumuz için yaşıyoruz bunları. Kayıp bir zamanın içinde olduğumuz için yaşıyoruz. Bir Kafka romanındayız sanki ya da Soljenitsin’in Ivan Denisoviç karakteri gibi bitimsiz bir aynı günün içinde. Ama bitecek ve geçecek! Geçecek, çünkü neoliberalizm için son durak olan neofaşizmden sonra gidilecek bir yer yoktur; ancak ülkemiz için neoliberalizmin bu son durağından başka gidilecek çok fazla demokrasi durağı var! Biraz daha dayanmamız gerekiyor, çok az kaldı! AKP ve şürekası geleceği olmayan sonsuz bir şimdide buz tutmuş bir halde bekliyor şimdi. Bizzat kendilerinin dile getirdiği gibi güneşi gördükleri an eriyip gidecekler ve biz onların ülkemize musallat ettiği soğuk hayatları asla özlemeyeceğiz!

Yazarın Son Yazıları

Bugünlerden sonra

Bugünlerden sonra

Devamını Oku
08.10.2026
Cehaletle eğitim yapılmaz!

Bir metnin özgün anlamını bozmadan onu yeniden daha etkili bir şekilde ifade etmeyle oluşturulan sözlere parafraz denir.

Devamını Oku
01.10.2026
Okul saldırılarını anlamak ve önlemek

Bazı doğrular hem acımasız hem de rahatsız edicidir.

Devamını Oku
24.09.2026
İhanet, çürüme, onur ve güven

İhanet, insanlığın en kadim karanlıklarından biridir ve faşizm gibi yapıların en sadık ortaklarından.

Devamını Oku
17.09.2026
Öğretmen olmayan öğretmenler

Her şey birbirine girmiş, kurguyla gerçek arasındaki ayrım giderek silikleşmiş durumda. Eğitim dünyasında da bu bulanıklıktan faydalanma fırsatçılığı gün be gün artıyor.

Devamını Oku
10.09.2026
Yapılanlar ve yapılmayanlar

Yeni eğitim öğretim yılı 14 Eylül’de başlayacak.

Devamını Oku
03.09.2026
Genelge nedir? Ne değildir?

Genelge nedir? Ne değildir?

Devamını Oku
27.08.2026
Yeni emperyalizmler karşısında eğitim

Uygarlığın temel dayanakları ciddi sınamalardan geçiyor.

Devamını Oku
20.08.2026
Bizler kimiz? Sizler kimsiniz?

Ülke, bir coğrafi parseli ifade eder.

Devamını Oku
13.08.2026
Ölçmek ve değerlendirmek

Bazı kadim ifadeler vardır ki, içlerindeki kavramların sıralanışı rastlantısal değildir.

Devamını Oku
06.08.2026
İlkeleri anlamak, ‘yeni’yle yol almak

Yeni, her zaman “olan” ile “olması gereken” arasındaki gerilimde doğar.

Devamını Oku
30.07.2026
Eğitim ve umut

Demokrasinin temelinde yatan en büyük sorun, çoğulculuğun doğasını kavrayamamaktan kaynaklanan bir cehalettir.

Devamını Oku
23.07.2026
Kurtulamadıklarımız

Bir asır önce Kurtuluş Savaşı’nda o denli şeyden kurtulmuştuk ki, bu savaştan sonra kurtulamadıklarımız yüzünden bugün bu savaşın ismi okul kitaplarımızdan çıkarılıyor.

Devamını Oku
16.07.2026
Neşe, çalınamaz!

Henri Bergson, gülmenin, hayatın katılaşmış, mekanik, otomatikleşmiş hallerine karşı aklın verdiği anlık, toplumsal ve uyarıcı bir yanıt olduğunu belirtir.

Devamını Oku
09.07.2026
Şu mezuniyet meselesi!

Kadim bir gerçeği hatırlayarak başlayalım: gerçek mezuniyet törenleri yalnızca lise ve üniversite bitiminde yapılır.

Devamını Oku
02.07.2026
Okullarımızda neler oluyor?

Bazı kurumlar vardır ki hem tüm toplumun saygısını kazanır hem de en şiddetli toplumsal öfkelere konu olur.

Devamını Oku
25.06.2026
Cumhuriyet yalnız değildir!

Cumhuriyet yalnız değildir!

Devamını Oku
18.06.2026
Hakmana ya da cumhuriyet üzerine

Ön not: Bu diyalog, “Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine” adlı yazımın devamıdır. Bir bütünlük için ilk diyalogla birlikte okunmasını öneririm.

Devamını Oku
11.06.2026
Eğitim ve direniş

Cumhuriyetin ilk döneminde gençlik, tam da olduğu şey olarak, ülkenin geleceğini inşa edecek özne olarak konumlandırılmıştı; bugün ise ülkenin değil iktidarın geleceğini güvende tutacak bir nesne olarak konumlandırılmaya çalışılıyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Umudun şafağına doğru

İktidar ve şürekâsının kibrini ifşa eden bir tespitle başlayalım...

Devamını Oku
28.05.2026
Karşıdevrim günlerinde kim kimdir?

Devrim sayesinde elde edilen ilerici kazanımları topyekûn bir şekilde geri çevirme projesi olan karşıdevrim, “eski insan”ını geri getirmek için uğraşırken kimin kim olduğuna yönelik müthiş bir toplum röntgeni de çekiyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Eğitimin kılavuzu

Kılavuz, kimilerinin zannettiğinin aksine yabancı değil Türkçe kökenli bir sözcüktür.

Devamını Oku
14.05.2026
Tersine süreçlerden kurtulmak zorundayız!

İlk ve ortaöğretimde olağan süreç şudur: bir öğretmen öğrencisinde bir sorun fark ettiğinde öncelikle okulun rehberlik ve psikolojik danışma servisine başvurur.

Devamını Oku
07.05.2026
Okullarımız, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz

Yıllardır süren eğitim katliamının ulaştığı son noktada tarihimizin en ölümcül okul saldırısını yaşadık.

Devamını Oku
30.04.2026
Duymak, duyulmak ve duyurmak

Gündelik yaşamın sıradan akışı içinde çoğu zaman felsefî bir terminolojinin ağırlığını taşımayan hafif ifadeler kullanırız.

Devamını Oku
16.04.2026
Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine

Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine

Devamını Oku
02.04.2026
Son darbenin birinci yılı

Tam bir yıl oldu! Bir yıl önce bugün yapılan bir darbeyle 21. yüzyıla özgü köktendinci bir neo-faşizmin içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
19.03.2026
‘Başucu’nuzdakiler üzerine

Önce kurucu partinin genel başkanı başucundaki kitabı açıkladı.

Devamını Oku
05.03.2026
Eğitim mücadelesi içindeyken

İnsanlık olarak tarihin uzunca bir döneminde, insan teklerinin büyük çoğunluğun eğitim almadığı bir süreç yaşadık.

Devamını Oku
19.02.2026
İlkeler ve politikalar

İnsan teklerini, insanlığın bir üyesi olarak konumlayarak insanlık tarihine bağlayan bir etkinlik olan politika, insanlığın geçmişi, şimdisi ve geleceği arasında adil ve doğru bir ilişki kurma çabası olduğu ölçüde bir anlam taşır.

Devamını Oku
05.02.2026
Direnenleri anlamak!

Aydınların faşizm karşısındaki konumlanışı, basit bir kahraman-hain ikiliğinden çok daha karmaşıktır.

Devamını Oku
22.01.2026
Felsefesizliğin faturaları

İnsanlık tarihinin en yüksek teknik bilgi birikimine, en hızlı bilgi erişim araçlarına ve görünürde en yaygın “eğitimli” nüfusuna sahip olan dünyamız paradoksal bir şekilde adalet, barış ve refah yerine açlık, savaş, şiddet ve terör üretiyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Cumhuriyet için Cumhuriyet!

1990’ların Muğla’sında, bazı lise öğrencileri arasında özel bir espri ritüeli yer etmişti.

Devamını Oku
25.12.2025
MESEM Mezarlığı

Arda, başı bir sac büküm makinesinde 16 dakika sıkışarak can verdi.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Tutarsızlığın Tutarsızlığı’

21. yüzyıl Türkiye’sinde kendi içinde kısmen ayrışan cumhuriyet karşıtı politik çizgileri ilk kez birleşmiş bir şekilde buluyoruz karşımızda: AKP, MHP, DEM, PKK ve diğerleri…

Devamını Oku
27.11.2025
Bir metnin 'yapı'sı

İçinde 969 kez “Hatırladığım kadarıyla”, 774 kez “Bilmiyorum”, 691 kez “-mışlar, -mişler, -muşlar” gibi...

Devamını Oku
13.11.2025
Düşünme aralıkları açmak için

Politika üretimi, derinlemesine düşünülmüş temel ilkeler etrafında şekillenen bir süreçtir.

Devamını Oku
30.10.2025
‘Sahtelikler Tiyatrosu’ iflasın eşiğinde

‘Sahtelikler Tiyatrosu’ iflasın eşiğinde

Devamını Oku
16.10.2025
Dijital çatlaklar

Dijital çatlaklar

Devamını Oku
02.10.2025
İhanetler ve hainler

İhanetler ve hainler

Devamını Oku
18.09.2025