Müthiş bir gündü, müthiş bir yarıştı. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk adına tam 100. kez düzenlenen Gazi Koşusu, tarih sayfalarına altın harflerle kazındı. Ayakları üzerinde yeni doğrulmuş, gencecik bir ülkenin, belki de ilk etkinliğiydi 1926 Gazi Koşusu; öyle ya neredeyse on yıllardır süren savaşlardan yeni çıkmış, kurulalı 2.5 bilemediniz 3 yıl olmuş modern Türkiye Cumhuriyeti’nin gururuydu.
Ve o gurur “Dalya” dedi 28 Haziran’da. Öyle böyle bir gün değildi, bir yarış asla değildi. Sanki 100 yılın filmi gibi, sabahın erken saatlerinde başladı, 17.15’teki startla bitti. Aradaki o süre ise bir asra bedeldi.
Kalabalık mıydı? Evet, sayı vermek çok doğru değil, Gazi’nin 22 safkanı padokta son turlarını atarken bile hâlâ içeri girmeye çalışanlar vardı. Kimi “100 bin” dedi, kimi drone görüntüsüyle 150 bin bandının daha öğle saatlerinde aşıldığını söyledi; ama yeni rekor kırılmıştı.
Elbette, protokol tribünündeki devasa kalabalık da öyle. Kimler yoktu ki, Demet Evgar’ından Emre Karayel’e, Aziz Yıldırım’dan, Nihat Kahveci’ye at yarışıyla çok ilgili olmasalar bile, Gazi’nin çekim gücüyle Veliefendi’ye gelmişlerdi. Onca kalabalığa karşın aksaklık yaşanmadı. Belli ki yılların TJK Başkanı Serdal Adalı, yönetimden Gülnur Gülerce, Selman Taşbek davetlileri kapıda karşıladı. Ve Gazi’nin olmazsa olmazı en şık giysilerini giyen kadınlar ile günün özeti Gazi şapkaları da pazara damgasını vurdu.
22 safkanın sahiplerinin heyecanı da görülmeye değerdi. Padoktan atlarını piste uğurlarken birbirlerine başarı dilerlerken şu sesler havada yankılandı:
- Kalbim şimdi duracak.
- Kazanacak mıyız?
- 2 yıldır bu anı bekliyorum.
Gelelim yarışın teknik analizine; Halis Karataş, tıpkı 1996’da Bold Pilot ile rekor kırdığı günkü kadar dinçti. Atına son anda box kapakları açılmadan bindi, 2.29.49’luk bir dereceye imza attı. Ödül toplamı 126 milyonu geçmişti, kabaca bir hesapla Bay Nalçakan, 100 yıllık tarihe “nalını çakarken” sahibi Emrah Nalçakan’a her metrede 52 bin 500 TL kazandırdı. Tıpkı 1996 dedik ya, Karataş 2014’ten beri kazanamadığı Gazi Koşusu’nu önde bitirirken yine müthiş bir oyun kurdu. İyi çıktı, geride kaldı, ama deniz tarafındaki son virajı döner dönmez de o “Halis deparı” ile birinciliği alıp kariyerinin 7. ama belki de yüzyılda bir yaşanacak bir başka zaferi kazandı.
Ne diyelim; herkesi kutluyoruz. En çok da Gazi’yi görkemli kimliğinden santim uzaklaştırmak bir yana, her yıl daha iyisi için çalışan Türkiye Jokey Kulübü yönetimini. Bir kutlama da Gazi günü diğer anlamlı kupalara adlarını yazdıran Kemal Kurt (2), Nilüfer Akarsu, Hakan Keleş, Ali Uçak, Erdal Öztürk ve M. Emin Eken gibi at sahiplerine.