Tek adamın zaafları bilinerek istenen yaptırılabilir mi?
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Tek adamın zaafları bilinerek istenen yaptırılabilir mi?

30.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ya da Başkan Trump, Ankara’daki NATO zirvesi öncesi verdiği söze göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı çok mutlu edecek adımlarını atacak mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Trump’ın damadı arabuluculuğunda yıllardır sözü edilen kurulmuş, sıcak ilişkilerinin içerikleri üzerinden ayrıntılar bilinmiyor. Trump’ın kendi geleceği üzerinden kaygılandığı sonbahar günleri gelmeden; Ankara kuşatma altına alınmış, sayısız yasaklamalar, tutuklamalar, hukuksuzluklara kulaklar tıkanmış.

Yüksekte arızalanmış bir dönme dolabın tepesinde düşmemek üzere birbirlerine sarılmış bir görüntü içindeler.

NATO’nun kuruluş amaçları üzerinden yazılı metinlerde yer alan sözlerle bugüne kadar NATO adına yapılmış olanların, insan haklarına, ülkelerin sorunlarına yönelik olumlu katkılarının olabildiğinin örnekleri yok. Geçmişte Amerika-İngiltere işbirlikleri üzerinden öncelikle, Türkiye de içlerinde Ortadoğu ülkelerinin tümünü birden kapsayan çok can yakıcı gelişmeler yaşandı.

En acıtıcı örnekleri unutulamamış, Irak işgali üzerinden yaşatılanlarda da görüldüğü üzere; İsrail’in kayırılması, hep çantada keklik bölge halkları için can kayıpları, bombalarla çocuklar bile kollanmadan, ölümlerin sayılamadığı operasyonlar var. Önden üretilmiş yalan senaryolarla halkların yüzleşmek zorunda kaldıkları gerçeklerin tam tersi olması hiç umursanmadan... Önce Filistinliler, sonrasında Hamas’a sığınanlar için yaşanacak, nefes alınabilecek koşullar acımasızca tüketilerek yürünen yollarda bugünlere geliverdik.

Bizler için göreceli uzaktan, acılı, gözler kapatılarak izlenen karanlık senaryolar gibi... Başroldeki Amerikan başkanlarının sadece adları değişiyormuş gibi, iple asılarak cezalandırılan Ortadoğu liderlerinin, onların kafasına göre ibret olmaları adına sergilenen fotoğraf karelerini izledik. Filistin liderliğinde yaşanan toprakların işgaline, diğerlerinin, peş peşe hedef alındıkları operasyonlar sıralandı.Yalanlar üzerinden yazılacak yeni senaryoların sonu gelecek, nokta konulacak gibi de değil...

Oyunların, tuzakların sonuna gelebildik mi?

En iyimserlerinden en kötümserlerine uzanan senaryoların yazılıp durulduğu günlerdeyiz.

***

Avrupa ülkelerini çöl sıcaklarına çeken günleri yaşıyoruz. Sıcak tuzak, hızla bizim ülkemizde de yükselişte. Ortadoğu ülkelerinin kaynaklarının üzerine oturmuş sultanlıklar, sömürü hakları sınırsız kollanan İsrail, ezilen halkların canlarını yakarak ayakta durabiliyor olsalar bile, işin içinden çıkamaz noktadalar. En başta Avrupa’da iki dünya savaşının kaymağını hazır yemek üzere NATO’nun başına oturmuş ABD adına bile kolay çıkış yolları üretilemez noktalara gelindi.

Yılların gizli senaryolarının ustalığında ayakta kalmış İngiltere, kendi kendinin derdinde, siyasi iktidarlarını ayakta tutamayacak noktalara gelmiş bulunuyor. Demokrasilere geçiş süreçlerinde öncülük yapmış AB ülkeleri ne kadar dağlmış olurlarsa olsunlar yeniden nefes alabilmek adına, çözümler üretebilme çabası, arayışları içindeler. Güvenliklerini NATO’ya, ABD’ye teslim edebilecek hallerden çıkış yolları arayışlarına geçiş çabasındalar.

Bağımsızlık savaşını vermiş, Atatürkçü Cumhuriyetin şaşmaz sloganı: “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” Onlarla da paylaşsak mı?