Arif Kızılyalın

Deprem vergileri nerede?

04 Kasım 2020 Çarşamba

Umudun adı artık onlar; Elif ve Ayda. İzmir'i vuran depremde toprağın altında kaldılar, hiç tanımadıkları müteahhitlerin çaldıkları demir ve çimento nedeniyle. Ama hayata tutundular. Şanslıydılar, belki bir kanapenin yanına kapanmışlardı, belki bir kitaplığın yanında atlatmışları sarsıntıyı. Sonrası bir mucize ve kahramanlık. İzmir Belediyesi, İstanbul Belediyesi, Manisalı madenciler, AFAD, UMKE, JAK, İHH kim varsa toprağı kazan ellerinden öpmek gerek. Elbette Elif'i çıkartan İBB itfaiye onbaşısı Muammer Çelik'le, Ayda'nın artık kısılmaya yüz tutan sesini duyan Kadıköy BAK'tan Nurettin Aksoy'u ayrı bir yere koyuyorum. Ve AKP iktidarının 'tukaka' ettiği Nasuh Mahruki'yi de unutmayalım. Kurduğu AKUT sayesinde Türkiye dünyanın en iyi arama kurtarma ekiplerine sahip. Keşke Nasuh dostumuzun kurtarmadaki titizliğine sahip olsaydı, şehircilik bakanlığı ile bu ev görünümündeki tabutlara izin veren yerel yöneticiler! O evler de başımıza yıkılmayaydı.

Gelelim spora; insanlar orada toprak altındayken ligler tamamen durdurulabilir miydi? Evet, ama 42 haftalık sezonda böyle kararlar almak zor. Daha zoru ise devaüle olan TL ve çıldıran döviz kuru ile futbolu idare etmek. Bakın Denizlispor'a. 3 kuruş tribün geliri için tribünleri locaya çevirdiler ki, kasaya bilet satışından para girsin diye! Yıllık 30-40 milyon Avroluk maaş taahhüdüne giren kulüpler harıl harıl para arıyor; aslında, ihtiyat akçesi kaptırılmasaydı pandemiyi atlatırdık. Anımsarsınız şu 80 milyon dolarlık ek paket gelirini; hani TFF'nin kendi avukatlarınca arkadan vurulup, Katarlı yayıncı beIN Sports'a kaptırılan bir para var ya eğer o olsaydı, şimdi başarı kriterine göre kulüpler 3'er 4'er milyon dolarlık ek gelirin sahibi olacak, belki de 2020'yi en az hasarla kapatacaklardı, ama o para kaybedildi. O haberi yazanların da bir şekilde kalemi kırıldı. Ne kadar tanıdık bir durum değil mi? Sosyal medyada, "Deprem vergileri nerede" yazanlar için nasıl cadı avı başlatıldıysa, geçen yıl da TFF ve beIN Sports için merkez medyada yazı yazanların kalemi birileri tarafından kırılmıştı. TFF, kasasındaki 80 milyon doları alan beIN Sports'a toz kondurmuyor, kulüpler de hala bu garabet yapıyı destekliyorsa, "beter olun" demek en iyisi, o da bize yakışmaz!

Ve G.Saray, her hafta Mustafa Cengiz'in ekibi ile ilgili bir sıkıntı yaşanıyor. Bu hafta da, Divan kurulundaki konuşması nedeniyle hak mahrumiyeti alan eski bir milli voleybolcu Serhat Bey'in, stada sokulmayışını belgeleyen bir video izledim. Serhat Bey, aldığı ceza sonrası itiraz dilekçesini kulübe bırakmak için Türk Telekom Stadı'na gidiyor, güvenlik görevlileri ofisi aradıktan sonra Serhat Beyi stada sokmuyor. Oysa stadın içinde çalışma alanları, müze, G.Saray Store var. Kulüp üyesi olmayan herhangi biri girer, ama kulüp üyesi giremez, çünkü cezalı! Eminim Sayın Cengiz'in bu durumdan haberi yoktur, ama söz konusu durum, ilk genel kurulda çok baş ağrıtır, çünkü camianın liseli ve sporcu üyelere karşı ayrı bir hassasiyeti vardır!


Yazarın Son Yazıları

Rafael’e bakarken 30 Aralık 2020
Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020