Aydın Engin

Haydi işimize bakalım

29 Nisan 2018 Pazar

Ne yani, Aydın Engin. Evli, bir çocuklu. Yedi yıl altı aya hükümlü” gibi satırlar döktürüp mağdur edebiyatına sarılacak değilim ya...
Salt ben değil. Hukukun ırzına geçilip hapis cezalarına çarptırılan arkadaşlarımızın hiçbiri mağdur edebiyatına sığınmadı, sığınmaz ve sığınmayacak.
Zaten biz mağdur filan da değiliz.
Bu bir mücadele.
Düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, bağımsız gazetecilik, halkın haber alma özgürlüğü, demokrasi mücadelesi. Bizler, çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış Cumhuriyet çalışanları ve şimdilik herhangi bir cezaya çarptırılmamış kadın ve erkek, genç ve yaşlı Cumhuriyet çalışanları bu mücadelenin tarafıyız.
Doğru tarafı.
Yani insana, yurttaşa, demokrata yakışan tarafı...
Bedelse bedel ödemekten korkmayan tarafı...
Meslek onurunu ve ilkelerini çiğnememeye yeminli tarafı.
Öyleyse...
Öyleyse işimize bakalım.

***

İşimizin aslı, özü habercilik. Kapalı kapılar ardında dönen dolapları, söylenenleri, söylenmeden yapılanları, olup biten ve gizli tutulmak istenenleri günışığına taşımak. Halkın haber alma hakkını (ihtiyacını değil, hakkını) ete kemiğe büründürmek.
Bir örnek vereyim, sadece bir örnek.
Dünkü Cumhuriyet’in birinci sayfasının dokuz sütuna yayılmış manşetini hatırlayın: Apoletli ziyaret!..
Reis’in sivil giyinince sivil olduğunu sanan Genelkurmay Başkanı ile Reis’in sözcüsü, el ele verip devlet olanaklarını kullanarak, yani devletin helikopterini filan havalandırıp Mütereddit Abdullah Efendidiye anılası eski cumhurbaşkanını ziyarete gittiler. Kapılar kapalıydı ve o kapıların ardında iki, iki buçuk saat süren bir görüşme başladı.
Ne konuştular?
Dünkü Cumhuriyet’te okudunuz.
Peki başka nerede okudunuz?
Amiral gemileri, sandalları, motorları, kayıkları filan, ana akım yazılı görsel medyanın hangisi bu haberi okurlarına ulaştırdı?
Göstermelik bir ulaştırmadan söz etmiyorum. Üniformalı bir devlet memurunun, Reis’in kuryesi olmayı kendine yedirip “Sakın ola ki aday filan olma Abdullah Bey...” diye başlayan “öğüt verme” ziyaretinin ayrıntılarından ve öneminden söz ediyorum. Şaka değil, Türkiye’nin yakın geleceği üstünde yakıcı sonuçlar doğuracak bir seçime gidiyoruz. Başkan seçilecek ve Türkiye fiilen içinde olduğu tek adam yönetiminden yasal kılıflı, meşrulaştırılmış bir tek adam sistemine geçecek.
İşte tam da böyle bir eşikte Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, başkanlığa aday olabileceği söylenen birini ziyaret ettiler ve bu ziyaret titizlikle gizlenmek istendi. Nitekim, ana akım medyada bir meslektaş bunu haberleştirince anında kapının önüne kondu.
Cumhuriyet ise manşetine taşıdı.
“Haydi işimize bakalım” derken işte bunu kastettim.

***

Şey...
Biz “işimizi, gazeteciliği” seviyoruz. Çok seviyoruz...


Yazarın Son Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018
Hani bir Demirtaş var(dı) 9 Ağustos 2018
CHP’nin intiharı (mı?) 8 Ağustos 2018
Bin yamalı bohça: CHP 26 Temmuz 2018