Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

05.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır. Çin’in güneydoğu kıyısında yer alan Tayvan, yaklaşık 36 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Çin’in en büyük adasıdır. Doğal güzellikleri ve zengin kaynaklarıyla dikkat çekmektedir. Tayvan tarih boyunca Çin’in ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bin yılı aşkın bir süredir Çin’in farklı bölgelerinden gelen halklar bu topraklarda yaşamış ve adayı birlikte geliştirmiştir. Yaklaşık 130 yıl önce Tayvan, Japonya tarafından işgal edilmiştir. 50 yıl süren sömürge yönetimi, 80 yıl önce sona ermiş, Tayvan yeniden Çin’in egemenliğine dönmüştür. Bu yıl Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi, 25 Ekim’i “Tayvan’ın Çin’e İadesini Anma Günü” ilan etmiştir.

Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, 1943 yıllı Kahire Deklarasyonu ile 1945 yıllı Potsdam Deklarasyonu, Japonya’nın işgal ettiği toprakların -Tayvan dahil- Çin’e iade edilmesi gerektiğini açık biçimde hükme bağlamıştır. 25 Ekim 1945’te Taipei’de düzenlenen İkinci Dünya Savaşı’nın Çin Cephesinde Tayvan Eyaleti Teslim Töreni, Çin’in Tayvan ve Penghu Adaları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis ettiğini ilan etmiştir. Tayvan’ın anavatana dönüşü, Çin halkının Japon saldırısına karşı direnişi ile dünya çapındaki faşizme karşı kazanılan zaferin önemli bir sonucudur. Aynı zamanda Tayvan’ın Çin’in ayrılmaz bir parçası olduğuna ilişkin tarihsel ve hukuki gerçekliğin önemli bir unsurudur.

TAYVAN’IN ÇİN’E DÖNÜŞÜ 

25 Ekim 1971’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 26. oturumunda ezici çoğunlukla kabul edilen 2758 sayılı karar, Çin Halk Cumhuriyeti’nin BM’deki tüm meşru haklarının iadesini sağlamış ve BM’de Çin’i temsil etmeye yetkili tek meşru hükümetin Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti olduğunu teyit etmiştir. Bu karar, Tayvan’ın da dahil olduğu bütün Çin’in BM’de kim tarafından temsil edileceğini siyasi, hukuki ve teknik açılardan kesin biçimde açıklığa kavuşturmuştur. Böylece “iki Çin”, “bir Çin bir Tayvan” veya “Tayvan’ın bağımsızlığı” iddialarına zemin kalmamıştır. Türkiye’nin bu karara verdiği destek, Türk tarafının Tayvan meselesindeki tutarlı ve doğru yaklaşımının açık bir göstergesidir. Günümüzde Çin, 183 ülkeyle “tek Çin” ilkesi temelinde diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir. Bu ilke, uluslararası ilişkilerin temel normlarından biri haline gelmiş ve uluslararası toplumun geniş kabulünü kazanmıştır. Çin’in ulusal bütünlüğünü desteklemek hem uluslararası hukukun otoritesinin hem de İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan uluslararası düzenin korunmasının doğal bir gereğidir. Bu nedenle, BM Genel Kurulu’nun 2758 sayılı Kararı’nı çarpıtmaya veya “Tayvan’ın statüsü belirsizdir” söylemini yeniden gündeme getirmeye yönelik her türlü girişimin karşılık bulması mümkün değildir.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bu konuda, “Tayvan meselesi, Çin ulusunun zorluklarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde ortaya çıkmış, ülkenin yeniden güçlenmesiyle birlikte mutlaka çözülecektir” değerlendirmesinde bulunmuştur. Çin Komünist Partisi’nin güçlü liderliği altında Çin, kalkınma ve modernleşme alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiş, Çin medeniyeti de yeni bir dinamizm kazanmıştır.

TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİ

Bu kapsamlı dönüşüm, ulusal birleşme sürecini yeni bir aşamaya taşıyan sağlam bir zemin oluşturmuştur. 20-23 Ekim tarihleri arasında Pekin’de toplanan Çin Komünist Partisi 20. merkez komitesi 4. genel kurulu, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 15. beş yıllık ekonomik ve sosyal kalkınma planının hazırlanmasına ilişkin önerilerini müzakere edip kabul etmiş ve ülkenin önümüzdeki beş yıla yönelik kalkınma stratejisini belirleyen önemli kararlar almıştır. Genel kurulda kabul edilen öneriler, Çin’in modern bir sosyalist ülke inşasına yönelik yol haritasında iki yaka ilişkilerinin barışçıl gelişimini desteklemeyi ve ulusal birleşme sürecini ilerletmeyi temel hedeflerden biri olarak ortaya koymuştur. Bu yaklaşım, Tayvan çalışmalarının ulusun uzun vadeli kalkınma vizyonu içindeki stratejik yerini göstermektedir. Önümüzdeki dönemde iki yaka toplumları arasındaki sosyal temasların ve karşılıklı etkileşimin artması, ortak çıkarların ve duygusal bağların daha da güçlenmesine katkı sağlanacaktır.

Çin ve Türkiye, uluslararası alanda yükselen iki önemli ülkedir. Her iki ülke, kendi çıkarlarını koruma, kalkınma hedeflerini ilerletme ve uluslararası adaletin güçlendirilmesine katkı sunma konularında ortak bir anlayış paylaşmaktadır. İki tarafın, gelecek yılki Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıldönümü vesilesiyle iki ülke arasındaki geleneksel dostluk ve pratik işbirliğindeki başarılar temelinde karşılıklı siyasi güveni daha da pekiştirerek ÇinTürkiye stratejik işbirliği ilişkilerini yeni bir düzeye taşımasını ümit ediyoruz.

WEİ XİAODONG

ÇİN HALK CUMHURİYETİ İSTANBUL BAŞKONSOLOSU

Yazarın Son Yazıları

Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026