Alevi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Alevi

24.04.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tabu, saklanarak kaybolmaz. Üstüne yürüyerek, yumruklayarak, tekmeleyerek, paramparça edilir.

Erdoğan’ın sözleri kırmızı bir boya gibiydi. Her kelimesiyle Kılıçdaroğlu’nun kapısına çarpı attı.

“Biliyoruz ki Sayın Kılıçdaroğlu Alevilik kültürüyle yetişmiş bir insandır, Alevidir”, “Bu beyefendi güya Alevilik kültürünü de bilir diyorlar, Alevidir diyorlar”, “Kılıçdaroğlu, sen kendin Alevi olabilirsin, ben sana saygı duyarım, bundan da çekinme, korkma”...

Güya geçerken söylüyordu. Ama her “Alevi” lafının ardından kalabalıklara “yuh” çektiriyordu.

Kılıçdaroğlu çıkıp “Evet Aleviyim” dedi ya... Keşke dedim, keşke o da görseydi.

Kastettiğim hâkim Abuzer Kara. Onu tanıyanlar “adalet insanı” diyor. Karşısındakinin kimliğine, kişiliğine, rengine bakmazdı. Ama hayatı bir kararla değişti.

Hükümet, Aydın Doğan’ı sıkıştırmaya çalışıyordu. Medyasını elinden alacaktı. Kimi vergi memurlarını kimi ‘SPK’ bürokratlarını devreye sokuyordu. Sonunda Doğan hakkında, Sermaye Piyasası Kurulu Yasası’na muhalefetten dava açıldı. 8 yıl 9 aya kadar hapsi isteniyordu. Dosya, Abuzer Kara’nın önüne düştü. Kara, bütün baskılara direnerek beraat verdi.

‘ALEVİ HÂKİM’ FİŞLEMESİ

Herhangi bir karar değil...

AKP-FETÖ kavgası sırasında ortalığa saçılan ses kayıtları, meselenin arka planını ortaya koyuyordu. Erdoğan, dava sürerken  dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e telefon açarak “İhmale uğramasın yazık olur” diye talimat vermişti. Sonuç beraat çıkınca bir kez daha telefonu kaldırmıştı. Bu kez sinirliydi. Hesap soruyordu. Ergin yanıt verdi: “Hâkimin Alevi olduğu yönünde bir bilgi var.” Bitmiyor, “Olumsuz birisi olduğunu da söylediler” diye devam ediyordu. Güya mahkemeler özgürdü ama Ergin, dosyaya Yargıtay’da müdahale edileceğini de anlatıyordu.

İşte o konuşmanın ardından Abuzer Kara, Türk hukuk tarihine, “Alevi hâkim” olarak kazındı.

Sanmayın ki konuşmayı reddettiler...

Erdoğan “Benim adalet bakanıma ‘Bunu yakından takip et’ dememden daha doğal, daha tabii ne olur?” diyerek kaydı doğruladı. Erdoğan’ın ardından Ergin, “Alevi arkadaşları incitecek bir amacımız bulunmuyor. O hâkimin Alevi olduğuna dair orada ağzımdan çıkan kelimeler, benim gün içinde kullandığım, her gün kullandığım kelimeler” dedi.

Sahi, hangi hâkimin Alevi olduğunu bakan nereden biliyordu? Mahkeme kararı ile Aleviliğin ne ilgisi vardı? Belli ki fişlemeler sürüyordu.

Kayıt, Abuzer Kara’ya da soruldu, incinmişti:

“Bugüne kadar çalıştığım yerler belli, herkes de bilir, tanır. Verdiğimiz kararlar belli. Bana üzerinde konuşulacak konular gelmiyor günümüz koşullarında. Alevilik, Sünnilik falan.”

Ne diyebilirdi? Alevi olduğu için özür mü dileyecekti?

KALBİ DAYANMADI

Çilesi bitmedi. Sonra da uğraştılar. 30 yıldır görevdeydi. Herhangi bir yer değişiklik talebi yoktu. Somut gerekçe de bulunmuyordu. Fakat buna rağmen, aile düzenini bozarak 11 Ekim 2017 tarihli kararnameyle, İstanbul’dan Ordu’ya tayinini çıkardılar. Dertleri, onun yerine “bizim çocuklar”ı oturtmaktı. Ailesini bırakıp gitmek zorunda kaldı. Yalnızdı ve kırgındı...

Kalbi yaşadıklarına dayanmadı. Birkaç ay sonra, 6 Nisan 2018’de hayata gözünü yumdu.

Aynı günlerde Türkiye başka bir haberi konuşuyordu. Erdoğan’ın önünde cüppesinin olmayan düğmesini iliklemeye çalışan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün kızı Gonca Hatinoğlu, çekilen kurayla, Elazığ’da hâkim olarak göreve başlamıştı. Fakat HSK, “ailesinden ayrılmasın” diye, aynı gün, Hatinoğlu’nu Yargıtay’a tetkik hâkimi olarak atadı. Bundan 3 gün sonra ise Adalet Bakanlığı, Hatinoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nda görevlendirdi.

30 yıllık hâkim, vicdanına bağlı kaldı diye, “Alevi” diye fişlenip ailesinden ayrılırken “annesi hatırlı” hâkim, 3 günde yargının zirvesine çıkıyordu. Sonra da “Adalet niye yok” diye soruyorduk.

Arkadaşları onun için verdikleri ölüm ilanında öfkeliydi:

“Can almayız, can veririz, biz canız.”

Yıllar geçmiş ama Kılıçdaroğlu’nun videosu bana onu hatırlattı. Adını unuttuk. Hafızamıza “Alevi hâkim” diye kazındı. Ölüm ilanındaki genç bakışı sanki “Beni unutmayın” der gibiydi.

Ortada bir gariplik var. Geçmişle bir hesaplaşma mı isteniyor? İş CHP’nin liderine kalıyor. Eski bir kriz son mu bulacak? Kılıçdaroğlu’nun kamerası çalışıyor.

Gelgelelim, yaşadığımız karanlıkta parmak izi olan muhalefetin öbür kanadı, derde DEVA olmayı geçtim, hâlâ parmak sallamayı sürdürüyor. Kimse Almanya’da “1930’lara kadar Hitler rejimi iyiydi” diyemiyor ama... Onları bıraksalar sanki dizlerinin üstünde yaylanarak 2010 yılının iktidarına dönecekler. Yine tutuklanacak muhalif gazeteciler listesi, yine Alevi subaylar listesi, yine tasfiye edilecek öteki yargıçlar listesi hazırlayacaklar. Çok değil, 6 sene önce, bugünlerde, tek adam rejimine “Evet” demelerindeki ayıbı bile hiç anlatmayacaklar. Sahi, Alevi yurttaşlara ayrımcılığın yükünü kaldırmak bile CHP’nin liderine mi kalacak?

Tarih, balyozla yıkılanın kalemle yazılmasıdır. Bu çöküşü anlatırken altında kaldığımız betonun hamurunu hiç unutmayacağız...

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025