Bahçeli’nin elindeki suskunluk sopası
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bahçeli’nin elindeki suskunluk sopası

23.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Parlamento diyoruz. Konuşmaktan geliyor. Dünyanın demokratik toplumları konuşur. Despotik, dikta, faşizan düzenler ise susma rejimleridir. 

Sanmayın hep susuyorduk. Öyle ya da böyle kimi şura kimi meclis, geleneklerimiz var. Mustafa Kemal işgal altında bile önce Meclis kurmadı mı? Harbin kanunlarına da stratejisine de konuşarak karar verilmedi mi?

Gelgelelim...

İş bugüne gelince bir demir yumruk konuşan herkesin kafasına vuruyor. Yüzde 50’lik sistemi bile tartıştırmıyor.

BAHÇELİ PROJESİ: EKMEL BEY

Önümde bir kitap var. Aslında siyasi değil. Bir işadamının, Dinçer Akyalı’nın hatıratı. Akyalı, aslında ülkücü değil. Ama ablasının ülkücü harekete gelin gitmesi sayesinde genç yaşta liderlerinin çoğunluğu ile tanışmış. O günlerden gelen ilişkileri ve akrabalıkları anlattıktan sonra kitapta şu sonuca varıyor:

“Emin Bilgiç aynı zamanda cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği ilk seçimde CHP ve MHP’nin ortak adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kayınpederidir. Bu ortak aday konusunda galiba MHP başkanının dediği olmuştu. Zira ben CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekmeleddin Bey’i yakından veya uzaktan tanıdığını hiç sanmıyorum.”

Gerçekten de halkın cumhurbaşkanını seçtiği ilk seçimde muhalefetin adayını Devlet Bahçeli belirledi. Nitekim Ekmel Bey, kaybettiği seçimin ardından MHP’ye katıldı, milletvekili oldu. İYİ Parti’yi doğuran MHP içi muhalefete katılmadı. Haliyle, muhalefetin 2014 cumhurbaşkanı adayı, 2017’de Erdoğan’ı başkan yapan sisteme destek veriyordu. Kuşkusuz bu tuhaflığın mimarı Devlet Bahçeli’ydi.

YENİ SİSTEMİN MİMARİ BAHÇELİ

Bir başka kitaptan daha bahsedeyim. “Türkiye Tipi cumhurbaşkanlığı tartışmaları”na katkı veren 30 hukukçu arasında Şükrü Karatepe de var. Karatepe yalnızca cumhurbaşkanı başdanışmanı değil, yeni anayasanın da mimarı.

Karatepe, cumhurbaşkanını halkın seçmesinin parlamenter rejimle bir çelişki yarattığını, bu çelişkileri gidermeye çalıştıklarını anlatıyor:

“Çelişkinin giderilmesi için iki seçenek vardı: Ya parlamenter sisteme dönülecekti ya da bir adım daha atılarak başkanlık sistemine geçilecekti.”

Karatepe, bu konuda “ille de başkanlık” yanlısı olmadığını şöyle anlatıyor:

“Devletin organları arasındaki dengeleri, ilkelerine uygun olarak kuran parlamenter sistem de başkanlık sistemi kadar iyi işler. Anayasadaki çelişkiler, parlamenter sistemin ilkelerine uygun düzenlemeler yapılarak da giderilebilirdi.”

Karatepe, 20 kişilik bir ekiple iki yıl süren bir çalışma yaptıklarını anlatıyor. Üç ayrı metnin hazırlandığını ifade ediyor. Bu üç metinden ikisi parlamenter sistemi öneriyor. Üçüncüsü ise başkanlık sistemini içeriyor. “Külliye’de anayasa hazırlık çalışmaları başladığında böyle dar kapsamlı bir anayasa değişikliği ile başkanlık sistemi kurulacağı yönünde bir beklenti yoktu” diyerek aslında parlamenter sistemi hedeflediklerini anlatan Karatepe, her şeyin değiştiği o anı şöyle aktarıyor:

“Üç çalışmayı da bitirdiğimiz günlerde Devlet Bahçeli, ‘Çelişki giderilsin, başkanlık sistemine geçilsin’ açıklaması yaptı.”

Üstelik, sadece teklif değil, metin de Bahçeli’den gelmiş:

“Bahçeli, çelişkinin giderilmesi için anayasada 11 maddelik bir değişiklik önerdi. MHP’li arkadaşlarla yapılan görüşmelerde değişecek madde sayısı 15’e, usul maddeleri ile beraber 18’e çıkarıldı.”

KİMSE BIR ŞEY ANLAMADI

Karatepe, değişiklik sırasında öyle anlamlı bir tartışmanın olmadığını, zaten pek kimsenin de bir şey anlamadığını söylüyor:

“Tepkilerden insanların konuyu anlamakta zorlandıkları fark edildi. Düzenleme oldukça karmaşıktı ve uzman olmayanların anlaması mümkün değildi. Üniversitelerde yaptığım konuşmalarda, bir süre sonra, hukuk fakültesi hocalarının dışında, herkesin dikkati dağılıyordu.”

Halkın neyin değiştiğini bilmediğini kabul eden Karatepe, sonuç olarak şunu söylüyor:

“Seçmen, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini öğrendiği, benimsediği, mevcut sistemden üstün gördüğü için oy vermemiştir. Millet, Tayyip Bey’e güvendiği ve inandığı için oy vermiştir.”

Başlangıçta “Hayır” vereceklerin daha çok olduğunu söyleyen Karatepe, meselenin anayasa tartışması olmaktan çıkıp, klasik bir seçime dönmesiyle referandumun kazanıldığını aktarıyor. Üstelik ona göre bile başkanlık sisteminde halen görünen sorunlar var. Kısacası ortada tartışması yapılmadan, anlaşılmadan, halkla konuşulmadan yapılmış bir düzenleme var. Üstelik sistemin sorunları olduğunu mimarı bile kabul ediyor.

SİSTEMİN KİLİDİ BAHÇELİ’NİN ELİNDE

Gelgelelim Devlet Bahçeli rejimin tartışılmasını istemiyor. Sebebi basit. Dün muhalefetteyken Ekmel Bey’i toplumun önüne koyan, kimin cumhurbaşkanı olmayacağını belirleyerek cumhurbaşkanı olacağı belirleyen kendisiydi. Bugün ise yüzde 10’luk oyla hiçbir zaman hükümet olamayacağını bilen Bahçeli, Saray’dakileri bile şaşırtarak önerdiği sistemi kontrol edecek anahtarı elinde tutmak istiyor. Adalet Bakanı’nı Erdoğan’ın seçtiği yargıya Bahçeli’nin yerleştiği, İçişleri Bakanı’nı Erdoğan’ın atadığı polis teşkilatını Bahçeli’nin kontrol ettiği gölgeli rejimi sürdürmek istiyor. Meclis kürsüsüne çıkıp köşe yazımı yumruklamasını ben böyle okuyorum. Altı yıllık sistemin açığa çıkan söküklerini sopayla görünmez kılmak istiyor. Erdoğan’ın açtığı meselenin bile üstüne beton dökmeye çalışıyor.

En tuhafı da muhalefetin bu tartışmaya yine hazırlıksız yakalanması. Tartışma iktidar masasının altından tekmelemelerle sürerken muhalefetin sürece dair anlamlı bir sözü, ürettiği politikası yok.

Önümüze dikilmiş bir koca kapı, anahtar açmazsa söz açar. Öyleyse konuşacağız...

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025