Fazıl Say’ın ‘hayal kırıklığı’
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Fazıl Say’ın ‘hayal kırıklığı’

15.08.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Fazıl Say kızgın, üzgün. Hayali kırılmış her insan gibi...

Onunla hiç tanışmadık. Ama babası Ahmet Say’ı önce okuyarak tanıdım. Sosyalist ve Kemalist bir aydındı. Yaşasaydı, oğluna, zıt görünenleri yan yana getiren düzeni anlatırdı.

Sanatçı, yüreğiyle görür. Tuşlara basar. Oysa ses, tuştan çıkmaz. Piyano da bir makinedir. Sesin de mekaniği vardır. Aklıyla bakan arkadaki sistemi okur.

Daha somutlayayım...

Hatırlayın, FETÖ’cülerin sızıntılarıyla konuşmuştuk. Etiler’deki, 31 bin 885 metrekarelik Polis Okulu arazisinden söz ediyorum.

Sonrasını pek takip etmedik. Erdoğan’a yakın müteahhitler o araziyi istiyordu.

Önce riskli ilan edilip boşaltıldı. Ardından o dönem AKP yönetimindeki İBB’ye devredildi. İmar planı değiştirilip 95 bin 414 metrekare inşaata açıldı. 2018’de, İBB iştiraki KİPTAŞ’ın aldığı arazi, aynı yıl, Sedat Peker’in dün bahsettiği Yapı ve Yapı Şirketi’ne, inşaat karşılığı devredildi.

Süreç, İstanbul seçimlerine beş kala, Erdoğan’ın bilgisi dahilinde tamamlanmıştı. CHP tepki gösterdi. Arazinin önünde, seçimler işaret edilerek “2019’da bu yaptıklarınızın hesabını önce sandıkta sonra da yargıda vereceksiniz” denildi.

Derken AKP, İstanbul’u kaybetti. Ortaya yeni bir durum çıkmıştı. Etiler’deki araziye, gizli ortakları olduğu iddia edilen şirket, kârlı bir inşaat yapıyordu. Yüzde 53.2’sini de anlaşma gereği, artık İmamoğlu’nun yönettiği İBB’ye verecekti.

ZARAR 500 MİLYON DOLAR

Kimileri, vaat edildiği gibi gerilim bekledi. Ne mi oldu?

İBB, kendi elindeki payı, geçen kasımda, Peker’in bahsettiği Yapı ve Yapı’ya sattı. Kaça mı? 2 milyar 88 milyon liraya. Üstelik dört takside bölünerek.

Satış günü dolar 9 lira 72 kuruştu. İlk taksidin geldiği gün olan 31 Mayıs’ta, 16 lira 37 kuruş olmuştu. Yani dolar fırlamıştı. Üstüne emlak fiyatları patlamıştı.

Satış günü kura bakarak “215 milyon dolar” diyorlar ya, işte bu yüzden doğru değil. Son taksit 30 Kasım 2023’te. Dolar bu hızda giderse, İBB, 130 milyon dolara, Etiler’deki payını satmış oluyor. Yani ederine sattıysa da sadece kur nedeniyle, İBB, 85 milyon dolar kaybetti.

Peki ederine mi satıldı?

Ederi, etraftaki emlak fiyatları belirliyor. Bölgedeki markalı projelere bakılırsa, araziye yapılacak inşaatın metrekare satışı, 10 bin ile 15 bin dolar arasında. Dükkânlar ise 25 bin doları buluyor. Üstelik, Etiler’deki apartmanların 5. kata kadar çıktığı hatırlanırsa, araziye dikilecek üç gökdelenin en az 30’ar katı, geniş deniz manzaralı olacak. Diyelim 12 bin 500 dolardan hesaplasak, İBB’nin payının değeri 630 milyon dolar ediyor. Buradan bakılırsa kamunun zararı 500 milyon dolara kadar yükseliyor.

Dahası, satışın apar topar, ihalesiz, adı belli şirkete (Yapı ve Yapı) yapıldığı düşünülürse, süreç daha da mide bulandırıcı hale geliyor.

Ayrıca, satıştan sonra Danıştay, bölgedeki imar planını iptal etti. Yani inşaatı durdurmak isteyenlerin eli rahatladı.

RUHSAT İPTALİ MÜMKÜN

Bunlar senin fikrin diyebilirsiniz...

Etiler’de yaşayanlarla konuşuyorum. “Gökdelen istiyoruz” diyeni duymadım. CHP’li yetkililerle konuşuyorum. Bilenler rahatsız. Kılıçdaroğlu’nun, Atatürk Havalimanı’nı da yıkan bu şirketle ilgili, “O makinelerin müteahhidi, sana özel ilgi göstereceğiz” sözlerini hatırlatıyor. “Bu nasıl ilgi” diye soruyor. Biri, “Satacaksak bile, inşaat bitince, herkese açık şekilde şaibesiz satsaydık” diyor.

Ama karnı ağrıyan, midesi bulanan herkes sessiz. İmamoğlu’nun bir yemeğini günlerce TV’de konuşan, İBB çalışanının görümcesinin sabıkasından manşet çıkaran yandaş medyanın suskunluğu da çok öğretici değil mi?

Süreci tersine çevirmenin de bir yolu var. Birinci adım, imar planının iptali, İBB’ye, inşaat ruhsatı iptali olanağı veriyor. İBB, hemen bunu yaparak inşaatı durdurabilir.

İkinci adım: Kamunun yararı, herkesin önündedir. Taraf vasfı taşıyanlar eliyle, “kamu zararı” sebebiyle, satışın iptali için dava açılabilir.

Üçüncü adımda ise madem 2019’da olmadı, artık aylar kalan seçime kadar geciktirilerek arazinin yeniden kamuya devri için fırsat yaratılır. Etiler ve İstanbul halkı da binaların değil ağaçların gölgesine kavuşur.

İktidarları değiştirmek başka, düzeni başka. Mesele isimler değil... Aynı düzenin karşıt görünen temsilcileri, yükselen kulelerin gölgesinde, “devamlılık ittifakı” kuruyor. İktidar ve kimi muhalefet, kavga ederken birbirinin yarımını tamamlıyor.

Ahmet Say yaşasa Fazıl Say’a belki de böyle söylerdi: Tuşlara basarken şu üç kuleye bak. Biri eski, biri şimdiki, biri gelecek olanı anlatıyor. Yan yana duruşları seni hayal kırıklığına uğratmasın. İşte bu, dini beton, imanı para düzenidir. Yel değirmenleri eskide kaldı. Başka düzen istiyorsan artık kulelerle savaşacaksın!

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025