Siz buna hazırlık mı diyorsunuz
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Siz buna hazırlık mı diyorsunuz

23.02.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çok konuşuyorlar. Ama hiçbir şey anlatmıyorlar. Haliyle ağızdan çıkan hiçbir yaraya ilaç olmuyor.

İçişleri Bakanı bir türlü anlaşılamayan sözlerinin tamamında şunları söyledi:

"Bizim aslında hazırlığımız İstanbul depremiydi. İstanbul depremiyle karşı karşıya kalırsak, bu İstanbul depreminde milletimize nasıl ulaşırız, nasıl yardımcı oluruzu, bütün değerlendirme döneminde de, arkadaşlarımızla konuşmalarımızda yaptığımız bütün toplantılarda da, hep hedeflememize burayı koyduk. Fakat Kahramanmaraş hattı da yani Doğu Anadolu fay hattı da, İzmir de bizim için önemli alanlardan bir tanesiydi."

"Milletimize nasıl ulaşırız" diyordu. Ancak sözlerinin devamında, neden bir türlü ulaşamadıklarını da söylüyordu: "Depremin şiddeti, yaygınlığı, hava ve yol şartları müdahalede etkili oldu".

Depremi biliyoruz. Ancak asıl mesele yollar.

Anadolu Ajansı’na konuşan Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri yolların durumunu şöyle açıklamış: "Yolların durumu çok kötü. Deprem büyük hasara yol açmış. Yolların tümünde tahribat var."

Yolları kim yaptı konusuna girmeyeceğim. Daha başka bir detay var. Zira durum, "depreme hiçbir hazırlık yapmadıklarını" ortaya koyuyor.

DEPREMDEN SONRA YAZMIŞLAR

Şöyle anlatayım…

Geçen günlerde, sivil havacılıktan bir grup havacıyla birlikteydim. Konu elbette depremdi. Oturup çalışmışlar, depreme havadan müdahale üzerine bir proje oluşturmuşlardı. Üstelik yıllarca uğraşmışlar, birçok kamu kurumuna iletmişlerdi.

İşin esası, onların da çalışması İstanbul üzerine yoğunlaşmıştı. Olası İstanbul depreminde, karadan hızlı ulaşımın imkansız hale geleceğini söylüyorlardı. En akılcı yol, başta helikopter olmak üzere, hava araçlarıydı. Başta kurtarma ekibi ve doktor, havadan taşınabilirdi. Böylece depremden sonraki kritik 48 saat, en hızlı şekilde değerlendirilebilirdi.

Elbette sadece İstanbul için değil, bütün Türkiye için de bu geçerli…

Diyeceksiniz ki herhalde deprem hazırlığı yapanlar, bunu önceden düşünmüş, gereğini yapmışlardır.

Hiç de öyle değil.

Gerçekten de Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, deprem bölgesine havadan müdahaleyi düşünmüş. Bunun için hava araçları sahibi olan tam 142 şirkete yazı yazmış.

"Önceden hazırlık" diyoruz ya…

Peki ne zaman?

Depremden sonra!

KİMSEDEN SES YOK

Bahsettiğim resmi yazıda, 6 Şubat tarihinde deprem olduğu söylendikten sonra şu anlatılıyor:

"Bahse konu depreme ilişkin arama/kurtarma çalışmaları kapsamında söz konusu bölgelere acil müdahale ekiplerinin, ihtiyaç ve yardım malzemelerinin ulaştırılmasını temin etmek üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca gerekli koordinasyon sağlanmakta olup, işletmeniz filosunda yer alan hava araçları (uçuşa elverişlilik durumuna bakılmaksızın) ile deprem bölgelerine destek verilip verilemeyeceğine ilişkin durumlarının belirlenebilmesi amacıyla yazımız Ek'inde yer alan tablonun doldurularak 06.02.2023 saat 17.30'a kadar uodops@shgm.gov.tr adresine gönderilmesi gerekmektedir."

Yani depremden önce, çoktan yapılması gereken şey, depremden sonra akıl edilmiş.

Yazıda 6 Şubat akşamına kadar "liste gönderin" diyor. Ama bu sizi yanıltmasın. Konuştuğum şirket yetkilisi, kendilerine yazının ertesi gün, yani 7 Şubat’ta ulaştığını söyledi. Bunu da gösterdi. Hemen cevap verdiklerini ifade etti.

Yani o kadar hızlılardı ki, insanlar enkaz altındayken, helikopterle mi yardım etsek sorusunun yanıtı için 24 saatten fazla beklendi!

Bu kadar değil…

Konuştuğum bir sivil havacılık şirketi yetkilisi, yazıyı yazdıktan sonra görevlendirme için beklediklerini, ancak ne arayanın ne soranın olduğunu söyledi. "Yardım için helikopter uçurmaya hazırız" yanıtı alındığı halde, kimse kurtarma ekipleri başta olmak üzere yardımları havadan ulaştırmak için adım atmamıştı.

Sadece bu değil…

THK VARKEN NEDEN RUSYA

Depremin ardından İskenderun Limanı’nda günler süren yangını hatırlıyorsunuz. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, Rusya'ya ait Be-200 tipi amfibi uçaklarının müdahale ettiğini duyurmuştu. Hepimizin kafasında yine aynı soru vardı: THK uçakları varken neden Rusya’dan uçak geldi? Neyse ki bu soruları sorarken, THK uçakları, İskenderun’daki yangına, geç de olsa müdahale etti. Öyle ya, hükümetin “hantal, hurda uçamaz, motorları çalışmıyor” dediği uçaklar, günler süren orman yangınlarının ardından oluşan kamuoyu tepkisiyle, geçen yaz yeniden devreye sokulmuştu.

Meğer o uçakların da deprem sonrası yangına müdahalesi kolay olmamış. Zira yazın bitişiyle, Orman Bakanlığı ile THK arasındaki sözleşme son bulmuş. Uçakların pilotları da evlerine gönderilmiş. Uçaklardan ikisi Ankara’ya ikisi Marmaris’e çekilmiş. "Hazırız" diyen THK’nın yangın uçaklarının müdahalesi, ancak bürokrasi aşıldıktan sonra gerçekleşebilmiş.

Kısacası, bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Buna rağmen fay hatlarının üzerine plansız şehirler kuruyoruz. Yetmiyor, binalardan çalan müteahhitlere göz yumuyoruz. Her yıl afet planlarını güncelleyen TSK’yi dışlamamız bir yana… Elimizdeki olanaklara rağmen, depremden sonra hızlı bir müdahale planımız bile yok. Hazırlık dediğiniz, depremden sonra değil, önce olur. Deprem bölgesine müdahaleyi, ancak depremden sonra düşünüyoruz, çuvallıyoruz. İstifa edecek kadar onuruna düşkün yöneticiyi haliyle bulamıyoruz.

Konuşmak havaya söz fırlatmaktan daha fazlası demek. Kelimeler anlaşılamıyorsa belki de hayatta karşılığı olmadığı içindir.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025