Soruları çalanlar devleti çalıyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Soruları çalanlar devleti çalıyor

04.08.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet, aklın yükseldiği sistemdir. Köydeki çoban eğitilirse cumhurbaşkanı olabilir. Keşke sınavlar hiç olmasaydı. Ancak yarışmanın olduğu düzende, birikimi ölçmenin bir yolu da sınav yapmak.

Kurumlar yıkılıyor, iktidar ya da cemaatlerin yandaşları sıçrayarak ilerliyor. Sonra da “Neden soru çalınıyor?” diyoruz. Aslında yanıtı basit: Kendi adamlarını sizin yerinize yerleştirmek için!

KPSS sorularının kaynağı olan yayınevinin işlerine dikkat ettiniz mi? Polislik dahil, devlet kadrolarının birçoğuna hazırlıyorlar. Aslında bir yayın grubu. Gözlerin çevrildiği Yediiklim Yayınları bir ayağı. Yargı Yayınevi, Doğru Tercih, Kurultay Yayınları, Benim Hocam öteki işleri.

Neden mi hatırlattım?

Son 10 yıldır sürekli sınav skandallarını konuşuyoruz ya...

2014 KPSS’nin ardından olanlara baktım. Sınava girenler ayağa kalkmıştı. Habertürk’ten aktarayım: “İsmail Adıgüzel’in ‘KPSS Tarihin Pusulası’ adlı kitabındaki sorularla, 2014-KPSS tarih sorularının birebir aynı olduğu ortaya çıktı.”

İşin ilginci bu durum yayınevi tarafından da kabul ediliyordu: “27 tarih sorusunun içerisinde, 21 sorunun kitapta yer alan sorularla benzeşmesi tamamen tesadüftür.”

Kitabın yazarı İsmail Adıgüzel bile olaya şaşırmıştı:

“Ben bile şok yaşadım soruları görünce. Afalladım açıkçası. Yine de tesadüf olduğuna inanıyorum.”

Kitabı şimdi hangi yayınevi basıyor diye baktım. Bir de ne göreyim? Yediiklim grubundan “Doğru Tercih” yayınları.

TÜM SINAVLAR ÇALINDI

Kısacası aynı sorunu aynı insanlar etrafında tartışıyoruz.

Hatta...

Bu grup için Ankara’da konuşulan bir iddia ise cemaat bağlantısı. FETÖ’nün gidişinden sonra öne çıkan bir başka grupla ilişkilerinden söz ediliyor.

Peki devlet durumun farkında mı? Elbette farkında.

Çok değil, beş yıl önce, Polis Akademisi bir çalıştay düzenledi. Çalıştaya kritik noktalarda bulunan savcı, hâkim, bürokrat, akademisyen ve Cumhurbaşkanlığı’ndan 21 isim katıldı. Bitiminde “Yeni Nesil Terör: FETÖ’nün Analizi” adlı rapor çıktı.

Polis raporunda KPSS’de olanlar da analiz ediliyordu:

“Örgüt tarafından, 2000-2013 yılları arasında KPSS, ÖSS, ALES, Askeri Liseler, YDS sınavları gibi ÖSYM koordinatörlüğünde yapılan tüm sınav soruları çalınmıştır. Elde edilen sorular son derece stratejik olarak kullanılmıştır. Devletin istihdam politikası ve kamuoyu bu soruların nasıl kullanılacağını belirlemiştir.”

Tüyler ürperten bu ifadelerle kalmadı. Polis raporu, “sorulara sahip olma”nın nedenini de anlatıyor:

“2000-2016 yılları arasında kamuda istihdam edilen devlet memuru sayısı yüzde 48 oranında artmıştır ve istihdam edilen personeldeki artış¸ nüfus artışının (yüzde 16) oldukça üzerindedir.  Personel sayısındaki artış bilhassa dört alanda yapılan sınavlar neticesinde atamaya bağlı olarak gerçekleşmiştir. Eğitim, yükseköğretim, TSK ve Emniyet teşkilatı sınavları FETÖ’nün özel olarak ilgilendiği sınavları oluşturmakla birlikte devlet memurları sayısındaki artışın yüzde 80’ini oluşturmuştur.”

ÖTEKİ CEMAATLER

Polis raporu, akademisyenleri ilgilendiren ALES sınavı dahil, devletin bütün sınavları çaldırdığını anlatıyor. Rapor özünde ise bize şunu söylüyor: Devleti ele geçirmek isteyenler sınavları ele geçirir!

FETÖ bitti demeyin! Polis raporu, sonrasında FETÖ’nün işini devralan cemaatler için de uyarmış:

“Dini örgütlenmelerin bürokraside yapılanmalarının önüne geçilmelidir. FETÖ’den boşalan yerlere göz diken ve devlet içerisinde örgütlenme gayretinde olan başka gruplara kesinlikle göz yumulmamalıdır.”

Elbette böyle olmadı. FETÖ’den sonra öteki cemaatler devletin içinde fink attı!

“Soru çalma işi örgüt işi” fikri yargıda da kabul görmüş olacak ki “soruları önceden almak” örgüt için delil sayıldı. Sadece Kaynak Holding soruşturmasında, 4 bin 978 kişinin KPSS sorularını alarak kamuya yerleştiği tespit edildi. Bütününde ise 400 bin civarında kişinin soru hırsızlığıyla kadro bulduğu görülüyordu. Kimi sınav birincileri dahil, gözaltına alınanlardan itirafçılar çıktı. Kimi askeri personel, eşlerinin sınav hırsızı çıkmasıyla yakalandı.

Kısacası sınavları isteyenler aslında devleti ele geçiriyor.

Bu kez neyse ki ÖSYM başkanı erkenden görevden alındı. Soruşturma açıldı. Bir yere gider mi bilinmez. Ancak hatırlayın, 2011’de, YGS sorularının çalınmasını protesto eden gençlere tepki gösteren Erdoğan, “Taksim’de bin iki bin genci yürütmek problem değil, biz de kalkar onların karşısına beş bin on bin genci koyarız” demiş, daha sonra FETÖ’den yargılanan isimlere sahip çıkmıştı.

Cumhuriyeti “erdemli insanlar rejimi” diye tanımlıyoruz. Farkında mısınız? Sorularla birlikte erdemi çalanlar, Cumhuriyetimizi de elimizden almaya çalışıyor.

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025