Atatürk’ten ‘Kızlı- Erkekli’ Hatıralar
Can Dündar
Son Köşe Yazıları

Atatürk’ten ‘Kızlı- Erkekli’ Hatıralar

10.11.2013 01:24
Güncellenme:
Takip Et:

6 Temmuz 1918 Karlsbad
Danslı bir baloda, masadaki bir Türk kadınının, “Bizde böyle bir hayat ne kadar zor” demesinden sonra hatıra defterine yazdıkları:
“İslamiyette uygulanmakta olan örtünme, kadınların kocalarından başka erkekle kesinlikle görüşememesi ve ev dışında bir hayata sahip olamaması, bir dereceye kadar kadınları alıkoyar. (...) Bir erkek için kadın refakatinden yoksun kalmak bir eksikliktir; bu, mutlaka giderilir. Fakat evde erkeksiz kalacak kadın için erkek gereksinimi aynıdır. Ruh ihtiyacıdır. Bu derece sıkı kurallara bağlı yaşayacak kadınlarımızın hayat hakkında, uygarlık hakkında, hürriyet hakkındaki düşünceleri, uzmanlıkları ne olabilecektir?”

***

16 Temmuz 1921 Ankara
Öğretmen Okulu’nda toplanan Birinci Maarif Kongresi’nde ayrı yerlere oturtulmuş kadın ve erkekleri görünce Öğretmenler Derneği Başkanı’na söyledikleri:
“Ne yapmışsınız siz? Toplantıya kadın öğretmenleri de çağırmışsınız, onları ne diye erkeklerden ayrı oturttunuz? Utanmıyor musunuz? Ayıptır. Kendinize mi güveniniz yok, yoksa bu hanımların iffetine mi? Bir daha kadınların erkeklerden ayrı tutulduğunu duymayayım.”

***

9 Şubat 1923 Edremit
Evliliklerinin 10. gününde, eşi Latife Hanım’la birlikte çıktığı yurt gezisinden sonra konuğu oldukları Mahu Hanım’a söyledikleri:
“Sayenizde medeni bir gece geçireceğiz. Karım yanımda olduğu halde bütün Anadolu’yu dolaştık, tek bir kadın yüzü görmedik.”

***

14 Ekim 1924 Cuma Kırşehir
Yeşilyurt İlkokulu’nu ziyaretinde yetkililerle yaptığı konuşma:
“Bu okulun adı ne?”
“Kız okulu...”
“Yani bu okulun adı yok mu?”
“Hayır Paşam...”
“Bakınız etraf yemyeşil, bu okulun adı Yeşilyurt olsun. Kız öğrenciler de erkek öğrencilerle birlikte okusun.”

***

30 Ağustos 1925 Kastamonu:
“Bir toplum, erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Kabil midir ki, bir kütlenin bir parçasını ilerletelim, diğerini öylesine bırakalım da kütlenin hepsi yükselme şerefine erişebilsin? Mümkün müdür ki, bir topluluğun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?
Şüphe yok ki yükselme adımları, iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve ilerleme ve yenilik alanında birlikte yol alınmak gerekir. Böyle olursa inkılâp muvaffak olur.”

***

Bu 10 Kasım’da da “kızlıerkekli” hepimiz, Atatürk’ü saygıyla anıyoruz.

Savaş’a Veda  
26 Ağustos günü Nebil Özgentürk’le Bodrum Devlet Hastanesi’nde ziyarete gittik Savaş’ı...
Her zamanki neşeli haliyle karşıladı bizi... Ne var ki, içinin coşkusu, dışındaki çöküntüyü gizlemeye yetmiyordu.
Bir yandan kendi bahçesindeki güzelim bir gecenin renkli anılarını hatırlatıyor, bir yandan bilgisayarından onun fotoğraflarını arıyordu.
Kanser, gırtlağını sarmış, zar zor içtiği bir çorba yırtılmaya yol açmıştı.
Bodrum’daki doktorlar acilen ameliyat olması, gırtlağının alınması gerektiğini söyleyerek İstanbul’a naklini istemişlerdi. Direniyordu Savaş:
“Bana en az 50 doktor, ‘Yaşam kalitenizin artması için acilen ameliyat gerek’ dedi. Geçen sürede o doktorların 5’i vefat etti” dedi.
Sormuştu onlara: “Ne yapacaksınız ameliyatta?”
“Gırtlağınızda bir delik açacağız.”
“Şarkı söyleyebilecek miyim?”
“Metalik bir sesiniz olacak.”
“Denize girebilecek miyim?”
“Küvet bile yasak.”
“Tat alabilecek miyim?”
“Hayır.”
“O zaman istemiyorum ameliyat olmak...”
Bir salon dolusu doktora “delikli” bir fıkra anlatıp hepsini kahkahaya boğduğunu da söyledi. Fıkrayı bize de anlattı. Gülüştük. Dağıldı odanın kasveti...
Sonra, onun tabiriyle “İsa’nın son sofrası” gibi yan yana durup bir fotoğraf çektirdik. Ortada ne “İsa” ne “sofra” vardı; asıl vurgu “son” sözcüğündeydi. Nebil’le zoraki gülümseyerek poz verdik.
Ayrılırken kısıktı sesi...
Yeni kovulmuştum gazeteden...
“Benim sesimin kısılması seninki gibi siyasi sebepten değil, fiziki...” diye bağırdı arkamdan...
Sesi kısıldı, ama kesilmedi.
İstanbul sokaklarının en güzel abisi, kendi bahçesinde binlerce haber, program, röportaj, dost, anı bıraktı.
Huzurla yatsın.  

Yazarın Son Yazıları

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Murat Sabuncu’ya açık mektup

Devamını Oku
11.11.2016
Nazi devrinin başlangıcı gibi

Nazi devrinin başlangıcı gibi

Devamını Oku
06.11.2016
Tükeniyoruz, hadi artık!

Tükeniyoruz, hadi artık!

Devamını Oku
05.11.2016
Allah’ın sopası yok ki...

Allah’ın sopası yok ki...

Devamını Oku
03.11.2016
Niye çıldırdılar?

Niye çıldırdılar?

Devamını Oku
01.11.2016
Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Doğum günün kutlu olsun Türkiye!

Devamını Oku
30.10.2016
3 kıtadan 3 kadın

3 kıtadan 3 kadın

Devamını Oku
24.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Ümidin düşmanları (22.10.2016)

Ümidin düşmanları

Devamını Oku
22.10.2016
Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Trump’tan Erdoğan’a siyasette maçoluk sorunu

Devamını Oku
16.10.2016
O duvar, o duvarınız…

O duvar, o duvarınız…

Devamını Oku
09.10.2016
Oyunun kuralları değişiyor

Oyunun kuralları değişiyor

Devamını Oku
05.10.2016
Suskunluk sarmalı (25.09.2016)

Suskunluk sarmalı

Devamını Oku
25.09.2016
Suskunluk Sarmalı (24.09.2016)

Suskunluk Sarmalı

Devamını Oku
24.09.2016
Cesarete ödül, zulme şamar

Cesarete ödül, zulme şamar

Devamını Oku
24.09.2016
Tarık Akan’ı öldüren sancı

Tarık Akan’ı öldüren sancı

Devamını Oku
18.09.2016
Saray ve yeldeğirmeni

Saray ve yeldeğirmeni

Devamını Oku
17.09.2016
Büyük gözaltı (11.09.2016)

Büyük gözaltı

Devamını Oku
11.09.2016
Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor

Devamını Oku
07.09.2016
Mafya hukuku

Mafya hukuku

Devamını Oku
04.09.2016
Veda vakti

Veda vakti

Devamını Oku
15.08.2016
Yeni Kapı’nın ardı

Yeni Kapı’nın ardı

Devamını Oku
06.08.2016
Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Askerin boşluğuna kim yerleşecek?

Devamını Oku
03.08.2016
Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Avrupa liderleri neden bu işareti yapıyor?

Devamını Oku
31.07.2016
Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Düşmanına benzeyen savaşı kaybeder

Devamını Oku
29.07.2016
Tehdit sökmez, belgeyle gelin!

Uluslararası dayanışma büyüyecek

Devamını Oku
04.07.2016
Avrupa uçağı sallanıyor

Uçaktaki Avrupa

Devamını Oku
02.07.2016
Avrupa şokta (25.06.2016)

Avrupa şokta

Devamını Oku
25.06.2016
Gün dayanışma günü

Gün dayanışma günü

Devamını Oku
21.06.2016
Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Gençlerin sesi: Cumhuriyet

Devamını Oku
20.06.2016
Söylenemeyeni söylemek

Söylenemeyeni söylemek

Devamını Oku
13.06.2016
Delikanlılık ve ciğer üzerine

Delikanlılık ve ciğer üzerine

Devamını Oku
06.06.2016
Cumhuriyet olmasa…

Cumhuriyet olmasa…

Devamını Oku
30.05.2016
Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Genelkurmay’dan ‘Şef’in gezilerine...

Devamını Oku
28.05.2016
Genç Cumhuriyet

Genç Cumhuriyet

Devamını Oku
23.05.2016
Yeniden yürüyüş vakti

Yeniden yürüyüş vakti

Devamını Oku
19.05.2016
Ülkeyi uğursuza hırsıza bırakmayız

İsveç Ulusal Basın Kulübü, ‘İfade Özgürlüğü Ödülü’nü bu yıl bana ve Erdem Gül’e vermeyi kararlaştırdı. Erdem’le bu gece Stockholm’de bu ödül töreninde olacağız. Bazıları ‘Ülkeden kaçtığımızı’ yazmış arkamızdan... Hiç sevinmesinler... Onlarla işimiz henüz bitmedi. Ülkeyi hırsıza, uğursuza bırakacak değiliz.

Devamını Oku
16.05.2016
Daha da güçlüyüz

Daha da güçlüyüz

Devamını Oku
09.05.2016
Yarın olsun!

Yarın olsun!

Devamını Oku
08.05.2016
Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Devamını Oku
07.05.2016