Ceren Kumbasar

Anneler

08 Mayıs 2016 Pazar

Hayat çok acayip. Bir yanımız anlamını aslında kendimizin bile bilmediği bir düzenin içinde hayatta kalma, daha iyi bir hayata kavuşma, daha başarılı daha güçlü olma mücadelesinde. Farkındalıklarımız ne olursa olsun çoğumuz insafsız bir sistemin aksak bir parçasıyız. Bir yanımızsa alabildiğine farklı, alabildiğine masum. Telefonumuzun üzerinde yazan tek bir kelime, hayatın bütün adaletsizliğini unutturmaya, henüz demlenmemiş çayın kokusunu binlerce metreküp beton taşıyan mikserin yanında alabilmemize sebep oluyor; “annem arıyor”.
Bir yanımız gayrimenkul gibi söylemesi bile kallavi bir işle uğraşıyor. Koca koca binalar, onların yatırım değerleri, metrekare alanları, detay işçilikleri, amortisman süresi hesapları, izolasyon malzemeleri, taşyünleri, alüminyum kaplamalar, fore kazıklar, karkaslar, karotlar... Bir yanımız da bütün başarılarda, bütün mutlu anlarda onaylanmak isteyen küçük bir çocuk.Üstelik çocuk olduğunu da çoğu kez saklamak zorunda olan bir çocuk. Eğer kendimizi kendimizden, toplumdan yeterince arındırarak doğru bir psikolojimiz olmasını sağlayabilmişsek, bu onaylanmanın genellikle de tek öznesi oluyor; annelerimiz.
İşte bu yüzden sadece özel hayatlarımızda değil, iş hayatımızda da her şeyi onlara ulaşmak için yapıyoruz. Annelerimize, anne adaylarına, çocuklarının annesi olması istenilen kadınlara.. Demirlerin, çıplak betonların ağırlığının sindiği inşaatın orta yerinde, örnek dairede ocağın üstüne demlik koyuyorsanız, siz anne ne demek biliyorsunuz demektir. Gayrimenkul sektörünün bütün konut geliştiricileri bilir ki anne tavlanırsa ev alım kararı verilir. Anne beğenmezse o ev alınamaz. O yüzden bütün reklamlar aile üzerinedir. Satış ofislerinde önce kadınlara merhaba denilir. Dolayısıyla eğer anne sözcüğü sizin için bütün bunları ifade etmiyorsa bile, ‘anne’ nin değerini bilirsiniz.
Hayat, hepimizin içinde küçük bir çocuk barındırıyor. Hepimiz en çok annemizi seviyoruz. Hepimizi en çok annelerimiz seviyor. Hayat da memleket de bazı annelere daha adaletli bazılarına daha zalim davranıyor. Ama “anne” hiç değişmiyor. Bu memlekette anneler günü kutlamak zor. Ama inanın Cumhuriyet’te de zor. Göz göre göre, yok yere evladı hapse atılan, canlı yayında vurulma teşebbüsünü izlemek zorunda kalan anne mi ararsınız, yoksa küçücük çocuklarına kocasının gazeteci olduğu için öldürüldüğü gerçeğini sindirmelerini sağlamış ve buna rağmen oğlunu babasının izinden yine Cumhuriyet’in en önemli yazarlarından biri olarak yetiştirmeyi başarmış bir anne mi?
Her başarılı erkeğin arkasında olan bir kadın var denir ya hep, bana sorarsanız her başarının arkasında bir anne vardır. Bu vesileyle annemin de anne yarısı olan tüm teyzelerin ve teyzelerimin de anneler gününü kutlarım.


Yazarın Son Yazıları

Ihlamur’a dokunma 3 Temmuz 2016
Demokratik şehircilik 25 Haziran 2016
Mayısta 1058 yeni firma 18 Haziran 2016
Uygulamacı Oscarları 12 Haziran 2016
Yeşile terk edin 5 Haziran 2016
Gezi’yi anlamak 29 Mayıs 2016
Gezi’yi anlamak 29 Mayıs 2016
Ne felsefe var ne mimari 15 Mayıs 2016
Anneler 8 Mayıs 2016
Sektör emekçileri 1 Mayıs 2016
İtirafa övgü 10 Nisan 2016