Rusya’nın Trump’lı Ortadoğusu

30 Ocak 2017 Pazartesi

Ortalık, ‘çiçeği burnundaTrump yönetiminin Rusya’yla uzlaşacağı, bunun da Ortadoğu’da bölge ülkelerinin tutumlarını yumuşatması eşliğinde ‘barışçı çözüm’ getireceğinden söz edenlerden geçilmez oldu. Umarım haklı çıkar. Lakin bana kalırsa Ortadoğu düğümü çözülmek ne kelime, tüm dünyayı kapsayacak bir ‘Gordion tipine’ dönüşecek dinamiklerle örülmekte..

***

Suriye sahnesinden hareketle tasvir edersek mevzunun gelip dayandığı yere bakalım...
Trump yönetimi ayağının tozuyla Türkiye’nin bir zamanlar hevesli alıcısı olduğu şimdi ise dönüp dolaşıp kendisini vuracak nitelikte ‘güvenli bölgeden’ söz ediyor...
Astana sürecinin liderliğini yürütmüş Rusya, Suriye için ‘kültürel’ bile olsa Kürtlere özerklik tanıyan demokratik bir anayasa taslağı sunuyor...
Ankara, Astana’da Suriye hükümetiyle aynı masaya oturup meşruiyetini de facto tanımakla kalmayıp cihatçı grupların ‘hamisi’ görünüşünü pekiştiriyor. Hatta ‘ılımlıları’ radikallerden ayıracak unsur olarak sivriliyor...
Astana’nın İran vetosuna takılmış ‘gözlemcisi’ ABD siyasal İslamı hedef seçiyor; Körfez’e yönelmek yerine ‘saksıyı’ Rusya-İran ortaklığını bozmaya çalıştırıyor... Ne ki Trump’ın sağı solu da belli değil...

***

1- Astana ile gelinen tablo ne? Rusya, Türkiye ve İran ortak bildiriyle ateşkes izleme sistemi tesis ederek siyasi geçiş süreci için harcı karmaya başladı. BMGK’nin 2254 sayılı tasarısı uyarınca yol haritası eşliğinde mevzunun Cenevre’ye taşınması hedef. Lakin şimdiden 8 Ocak toplantısı iptal. Toplansa bu karambolde ne çıkar?
Astana’ya Ahrar’uş Şam, Nureddin Zengi gibi cihatçı gruplar katılmadı bile. ‘Türkiye masadayken ne hacet’ diye düşünülse gerek, kimse dert etmedi. Körfez destekli İslam Ordusu’nun elemanı Muhammed Alluş’un, Rusya’ya ateşkes planı yahut anayasa taslağı sunmasını dikkate alan yok tabii, lakin mezhepçi ağzıyla İran’ı Suriye’den sökme sesi en net Washington’da işitilmiştir.

***

2- Astana’dan İran vetosuyla dışlandığı anlaşılan ABD yönetimi, Trump’ın ayağının tozuyla imza attığı ‘kör kör parmağım gözüne’ misali kararlarla ilgi odağı oldu. ‘Mültecilere/teröristlere set çekme’ kılıfına Suriye’de ‘tampon bölge’yi (lügattaki hakiki ismiyle) dahil ediverdi, Pentagon ve Dışişleri’nden üç ay içinde plan istedi. Türkiye’nin Fırat Kalkanı’yla girdiği dar şeritte siviller ne yapsın! İdlib’deki el Kaide emirliği çatısındaki cihatçılar mı korunacak? Yoksa Suriyeli Kürtlerin kendi kendilerine ‘özerk bölge’ ilan ettiği bölge mi? Düne kadar ‘güvenli bölge’ diyerek Obama’nın tepesinde boza pişirmiş Ankara boşa alarma geçmemiş olsa gerek.
3- Rusya buna ‘sonuçları iyi hesaplanmalı’ diyerek tonu geçmişe göre daha düşük yanıt verdi. Ortadoğu’daki stratejik kazanımlarını somutlamaya çalışan Ruslar Suriye’den başlamak üzere kendisiyle ‘büyük ortaklık’ tesisi isteyen Trump’la peşrevdeler. Pazarlığının baş unsurunun ‘İran’ı dışlama’ olacağını hesap ediyorlardır. Neocon’ların etrafını ördüğü Trump’a güvenmedikleri açık. Doğu Avrupa yahut yaptırımların kaldırılması vaadi Rusya’yı ‘İran’sız bir Ortadoğu’ için ikna edebilir mi? Hiç zannetmiyorum.
4- Kesin olan şu: Rusya tavizlere zorlanmadan önce eski Sovyet ülkeleri dışında üslendiği tek yerde, Suriye’de işini hızla sağlama almak istiyor. Astana sonrası hızla Suriye için anayasa taslağını sunmaları bundan. ABD’nin dayatma anayasalarına karşılık şu özet unsurlarıyla gayet demokratik görünümde: “Üniterlik ve bölünmezlik vurgusuyla, ‘Arap’ ifadesini devletin isminden çıkartan; çok kültürlülüğü koruyup kollar ve herkesin tarihi, kültürel ve manevi mirasını saygıyı içerirken; sosyal, ırksal yahut mezhepsel nefret ve düşmanlığı kışkırtacak şekilde dinin propaganda aracı kılınmasına geçit vermeyen; Kürtlere kültürel otonomi sunan; insan hakları evrensel beyannamesinin yanı sıra etnik, dini ve dilsel azınlıkların haklarına dair deklarasyonlara da bağlılık”... Dolayısıyla cihatçı muhalefetin Rusya önerisini derhal reddetmesine şaşmamalı.
Bu pilavın çok su kaldıracağı aşikâr da, çeşnileri ne olacak, orası meçhul.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018