Nazilerin iktidarı
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Nazilerin iktidarı

16.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Almanya’da, Karl Marx’ın ve Friedrich Engels’in kuramlarından yola çıkan sol siyaset bölünmemiş olsaydı, Naziler iktidara gelemezdi. Dünyadaki tüm siyasi partiler bu olaylardan ciddi bir ders çıkarmalıdır.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD), Eduard Bernstein, Karl Kautsky, Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg gibi önde gelen milletvekilleri, üyeleri, kuramcıları arasında ideolojik ve stratejik görüş ayrılıkları yaşanmasaydı veya bazı görüş ayrılıklarına rağmen bu kişiler farklı örgütlenmeler içinde yer almasalardı veya bu kişilerin öncülük ettiği farklı örgütlenmeler Nazilere karşı bir direniş ittifakı kurabilmiş olsalardı, ne Hitler iktidara gelebilirdi, ne Almanya’da bir diktatörlük rejimi kurulabilirdi, ne İkinci Dünya Savaşı çıkardı, ne de Musevi soykırımı gerçekleşirdi.

***

SPD içinde önemli bir görüş ayrılığı, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin ve Vladimir Lenin’in devrim siyasetinin desteklenip desteklenmemesi konusunda yaşandı. Bernstein ve Kautsky devrim yerine reformu ve evrimi savunurken, Liebknecht ve Luxemburg devrimi, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ni ve Lenin’i savundular.

Ancak Almanya’da sol hareketlerin ve partilerin keskin ve geri dönüşü olmayacak biçimde bölünmeleri ve karşıtlık içine girmeleri, Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’na girip girmemesi konusundaki tartışmayla başladı.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) milletvekillerinin çoğunluğunun savaşa girilmesini desteklemeleri üzerine, Liebknecht, Kautsky, Luxemburg ve Bernstein sırayla SPD’den ayrıldılar ve 1917 yılında Almanya Bağımsız Sosyal Demokrat Partisi’ni (USPD) kurdular.

Ancak bu parti de savaştan sonra ideolojik nedenlerle kendi içinde bölündü; Liebknecht ve Luxemburg 1918 yılında Almanya Komünist Partisi’ni (KPD) kurdular, Bernstein ve Kautsky ise SPD’ye geri döndüler.

1919 yılında, Friedrich Ebert’in liderliğindeki SPD’nin koalisyon ortağı olduğu hükümete karşı, Liebknecht ve Luxemburg, kitlesel bir protesto ve isyan eyleminin gerçekleşmesine öncülük ettiler; polisin gösterileri şiddet kullanarak bastırması sırasında yüzlerce kişi yaşamını yitirdi; Luxemburg ve Liebknecht, anti komünist milis güçleri tarafından yargısız infazla katledildiler. SPD’nin yönetim kademesinde olmayan Bernstein ve Kautsky bu katliamı sert bir biçimde kınayıp hükümeti eleştirmiş olsalar da, bu olay KPD ile SPD arasındaki karşıtlığı daha da keskinleştirdi.

***

1920 yılında Almanya’da, Nazi partisi olarak da bilinen, Almanya Ulusal Sosyalist İşçi Partisi (NSDAP) kuruldu. Aslında NSDAP’nin ulusallıkla da, sosyalizmle de, işçi haklarıyla da uzaktan yakından bir ilgisi yoktu ve bu sözcükler bir aldatmacaydı. NSDAP anti Marksist, antikomünist, ırkçı ve anti semitist bir partiydi.

Ekonomik krizin de etkisiyle, NSDAP, 1932 yılının kasım ayında gerçekleşen seçimlerde yüzde 33 oyla birinci parti oldu. Bu seçimlerde SPD yüzde 20, KPD yüzde 17 oy aldı. SPD’nin ve KPD’nin toplam oyu yüzde 37 ile NSDAP’nin üzerinde idi!

Hitler bu seçimlerden sonra başbakan oldu ve diktatörlüğünü kurdu. Nazi hükümeti önce KPD’yi, sonra SPD’yi kapattı; SPD’nin lideri Otto Wels’i sürgüne yolladı ve Alman vatandaşlığından çıkarttı, KPD’nin lideri Ernst Thalmann’ı hapishanede infaz ederek öldürdü.

Hitler ve Naziler 1945 yılında bertaraf edildiler, ancak Almanya NATO’ya üye olduktan sonra, ABD’nin siparişi üzerine, KPD’yi yasakladı; SPD de, Willy Brandt ve Helmut Schmidt dönemleri hariç, çapsız siyasetçilerin eline geçti.

***

Aslında tarih tekerrür etmek zorunda değildir. Tarihin tekerrür etmesine neden olanlar, tarihten ders almayanlardır!

Yazarın Son Yazıları

NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Devlet ve millet

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

Devamını Oku
15.06.2026
CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026