İran, Irak’a benzemez
Çiğdem Bayraktar Ör
Son Köşe Yazıları

İran, Irak’a benzemez

12.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Condoleezza Rice, “Orta Doğu haritası değişecek” dediğinde yıl 2003’tü. O zaman ABD Başkanı Bush’tu. 11 Eylül saldırıları üzerine El-Kaide’ye karşı başlatılan harekât kısa zamanda Afganistan ve Irak işgallerine dönüştü. Başkan Bush, düşmanlarına “Şer Ekseni” diyordu. 

Aslında Irak’ın olan bitenle doğrudan ilintisi bile yoktu ama petrolü vardı. Bu da Irak’ı saldırı listesine almak için yeterliydi. Nitekim; Irak’ta kitlesel imha silahları olduğu tezi tüm hararetiyle gündeme taşındı. Dış İşleri Bakanı Colin Powell, BM’ye kanıtlanmamış raporlarla gelmişti. Ne var ki; iddiaların hepsi Başkan Bush tarafından dahi zamanla yalanlandı. Irak’ta kitle imha silahı bulunamadı ama işgal için hala ABD yapımı klasik bir silah eldeydi: Diktatörlükler. Saddam’ın yaka paça iktidardan düşürülmesi ve ülkeye sözde demokrasi getirilmesi niyeti kutsandı.  

Saddam devrilince Irak yönetimi biçimlendirildi. Türkiye, yüzbinlerce sivilin öldürüldüğü ve sakat kaldığı bu kanlı işgal planını 1 Mart Tezkeresi’yle reddetmişti. Buna karşın, Barzani ve peşmergeleri işgalcilere destek verdi. Böylece ‘de facto’ Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, 2005’te Anayasayla resmileşti.

Ne var ki; “Orta Doğu’ya demokrasi getirme vaadi” yürürlükteydi. Ansızın beliren IŞİD, yakın gelecekte adeta bu gerekçeyi doğurmak üzere korkunç baş kesme eylemleriyle adını duyururken; İsrail’e mesafeli bazı Arap ülkelerinde kurgulanan kaosa çekinmeden ‘bahar’ denecekti. 

Rice’ın öngörüsü (aslında BOP) canlandırılıyor. Trump’ın Netanyahu ile birleşen hukuksuz ve kontrolsüz saldırganlığı, aklı ve sağduyuyu da işgal ediyor.  Oysa; İran ve Irak arasındaki köklü farklar, İran’ın azımsanamaz potansiyeli ABD ve İsrail’in emperyalist güdüleri kadar açık. 

TARİH VE TOPLUM 

İran’ın tarihi; ona saldıran ABD’den (1776), İsrail’den (1948) çok eski. Pers İmparatorluğu, Safeviler ve diğer hanedanlar üzerinden akan binlerce yıllık sürekliliği var. Bugünkü rejime rağmen İran, geçmişinden silinemez izler taşıyor. Bu miras, kolektif bir hafıza demek. Bünyesindeki farklılıklarıyla bir bütün oluşturuyor; ortak kültürde, onu taşıyan Farsça’da hemen herkes birleşiyor. 

Irak; Şii ve Sünni Araplardan, nüfus ağırlığı olmayan Kürtlerden oluşuyor. Aralarındaki siyasi rekabet, tarihsel güvensizlikten temelleniyor; sürekli bir kırılganlığa, krize, açıktan süren ve derinleşen çatışmalara yol açıyor.

Irak devletinin sınırları İngilizlerce çizilmişti ve istendiğinde dağıtılabilecek parçalar baştan beri masadaydı. Uluslaşamadığından dağılması da kolay oldu.

İran öyle mi? Hayır! İran, Irak’tan tarihiyle, devlet yapısıyla, toplumuyla, coğrafi ve askeri topografisiyle, kurduğu stratejik ağlarla keskin biçimde ayrılıyor.

ORDU VE KURUMSAL YAPI

Irak ordusu; mezhepçiliğe, etnikçiliğe dayalı liyakatsiz hiyerarşisinde, komuta zincirinin hafif bir çekiştirmeyle çökebileceği hale gelmişti. İran’da ise çok katmanlı bir güvenlik yapısı; düzenli ordu yanında molla rejiminin yarattığı Devrim Muhafızları, milis güçler var. Bu, aynı zamanda ekonomik ve siyasi bir ağdır. O nedenle, İran’da rejim üzerinde baskı oluşsa bile devlet aygıtının bir anda çökmesi oldukça zordur. Ordu kanatları, içe bakışta rejim karşıtı olup olmamaya göre hizipleşebilir ancak dış sorunlarda ortak bir tavır alır. 

Molla rejimi iktidarda olsa da İran kişilerden çok sisteme, yönetim şemasına ve geleneklerine bağlı bir devlettir.  

Irak’ta dağılma beklentisi doğaldı. İran’da ise rejimin düşmesi ya da zayıflaması sonucu kurumların devleti ayakta tutması olağan. 

STRATEJİK AĞ

İran’ın yarısı kadar nüfusu olan Irak’ın coğrafi yapısı savunmasını zorlaştırıyordu. İran’ın coğrafi konumu ve şartları ise askeri operasyonlarda ev sahibine avantajlar sağlıyor, stratejik alanlar yaratıyor. 

Öte yandan; Hizbullah başta olmak üzere, Irak’taki ve Lübnan’daki milis grupları, Yemen’deki Husileri de içine alan etkili bir nüfuza sahip. İran’ın ilişkileri, vekil güçlerle olan iletişimi ortak bir güvenlik kuşağı yaratıyor. İran daha güçlü ve dirençli bir biçimde karşı koyabiliyor.

İRAN’I BÜKEBİLİR AMA YOK EDEMEZLER 

Uygarlık tarihinde henüz çok kısa bir ömrü olan Irak’ın, kurumsal ve bürokratik geleneği zaten tam oluşmamıştı. Saddam’ın devrilmesiyle, Irak devleti; ordusu dahil bütün kurumlarıyla fiilen dağıldı. İran’da da benzer bir sonucu olası görenler fena halde yanılıyor.

İran siyaseti, dinî referanslı lider fenomeni taşısa da gerekli hallerde, boşalan bir makamı hemen bir başkasıyla doldurarak kendi içinden kurumsal ve bürokratik devamlılığı sağlayabilecek bir devlet geleneğine, işleyişine sahip. 

Hamaney öldürüldüğünde hemen yeri dolduruldu. Böylece simgesel ve fiilî süreklilik sağlandı. Devleti ve toplumu örüntüleyen hemen hemen bütün yapılar birbirine bağlı ve dayanıklı. 

Baskıcı dinî rejim ancak tıkanan pistonların yalnızca İran halkı tarafından aşağıdan yukarıya tazyiklenmesiyle açılabilir. Zayıf olasılık da olsa ABD kuklası olarak nitelenen, ABD’de yaşayan Prens Rıza Pehlevi savaş sonunda iktidara getirilirse, bu atama mutlaka kısa zamanda yanıtını sertçe alacaktır. 

Çünkü İran, Irak’a benzemez.

Yazarın Son Yazıları

İran, Irak’a benzemez

Condoleezza Rice, “Orta Doğu haritası değişecek” dediğinde yıl 2003’tü.

Devamını Oku
12.03.2026
Missouri’den İncirlik’e

5 Mart 1946. Winston Churcill bu defa ABD’den dünyaya seslenmiş, “Baltık’taki Stettin’den Adriyatik’teki Trieste’ye kadar Avrupa’nın üzerine bir “Demir Perde” indiğini söylemişti.

Devamını Oku
05.03.2026
Sömürgecinin mektubu

Sömürgecilik kaba kuvvetle başlamaz. Önce zihinle başlar.

Devamını Oku
28.02.2026
1993’ün faili, bugünün efendisi

Savaşın ve barışın aktörleri, yöntemleri değişir; tarafları aynı kalır.

Devamını Oku
23.02.2026
Bir demokrasi sorunu: Hizbut Tahrir

Köktendinci Hizbut Tahrir’in uzantısı “Köklü Değişim” grubu Ankara’nın dört bir yanına şeriat ve hilafet çağrıları içeren pankartlar astı.

Devamını Oku
11.02.2026
Gazi Kemal, şu feleğin işine bak!

İhraç edilen beş vatansever teğmenimizden biri İzzet Talip Akarsu hakkında Millî Savunma Bakanlığı yeni bir suç duyurusunda bulunmuş.

Devamını Oku
02.02.2026
Saçlarla sözde Kürdistan’ın sınırlarını örmek

Şimdilerde ‘heval’ dostu kadınlar saç örme videolarıyla YPG/SDG’ye yapılan operasyonlara dikkat çekmeye çalışıyor.

Devamını Oku
29.01.2026
‘Doktor, şimdi sıra sende’

Her şey duvarlara yazılan bu cümleyle başlamıştı: “Doktor, şimdi sıra sende.”

Devamını Oku
23.01.2026
Pudra şekeri

İslamcı basında CHP döneminde açılmış “Uyuşturucu Maddeler İnhisarı” kurulmasını eleştiren haberler kaleme alındığında, tarikatlarla örülü muhitlerinin, sözde dindar çocuklarının malum partileri henüz ortaya dökülmemişti.

Devamını Oku
21.01.2026
Varlık içinde yokluk mu? Çok tanıdık!

Petrolü var, kendi petrolüne hakim değil!

Devamını Oku
14.01.2026
İki yaldızlı ‘pek kötü'

Her şeyi tek tek yaşayamayız. Başkalarının deneyimleri de yaşama ilişkin geniş referanslardır.

Devamını Oku
05.01.2026
27 Aralık'ta, Aralık'ta yeniden "Temsil Heyeti"

​Tarihin kırılma anları vardır: Ulusların kendisine biçilen yazgıları, kaftanları, deli gömleklerini, kefenleri yırtıp attığı anlar.

Devamını Oku
30.12.2025
Sarıkamış Felaketinden sözde demokratik açılıma: Dondurulan devlet aklı

Tarihten çıkarılacak dersleri ancak bu derse girenler bilebilir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yeni bir tür: ‘Barrack-us’

“Devletler arasındaki çıkarları uzlaştırma sanatı” olarak tarif edilen diplomasiyle ülkeler arası diyalogun yapılandırılmasında; bir devletin kimi, nereye, ne zaman gönderdiği son derece önemlidir.

Devamını Oku
15.12.2025
“Lübnanlaşma”: Bir Ülke Nasıl Parçalanır?

“Lübnanlaşma”: Bir Ülke Nasıl Parçalanır?

Devamını Oku
03.12.2025
Levent Kırca olsaydı, o da dosyaları fırlatırdı

Fatih Altaylı’nın tutukluluğuna karar verildi. Hem de 4 yıl, 2 ay hapis cezası kesilerek… Neden? Cumhurbaşkanını tehdit etmekten. Vicdanları sızlatan, kanatan, herkesin tepkisini çekmesi gereken karar ve gerekçesi bu.

Devamını Oku
28.11.2025