Bu iş nasıl oldu anlamadım!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bu iş nasıl oldu anlamadım!

12.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar. Türkiye’nin merakla beklediği İBB davası gergin başladı. Kavga gürültü derken ilk savunmayı eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu’nun savunmasını okurken aklımda tek bir şey vardı. “Ben Erdoğdu’nun avukatı olsam duruşma savcısına ne sorardım” diye düşündüm.

Şöyle anlatayım:

CHP’NİN HEDEFİNDEKİ ŞİRKET

Artık onları herkes tanıyor. Tanımayanlar da benden daha önce dinlemiştir. İlbaklar’dan söz ediyorum. Açık hava reklamcılığının lideri konumundalar. Sadece CHP dönemi değil... Belediyeler AKP’nin elindeyken de billboardlardan otobüs giydirmelerine kadar onların elindeydi. Öte yandan medyada, eğitimde, ticaret hatta madencilik gibi sektörlerde de büyük yatırımları var.

İşin ilginci...

Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, AKP’li belediyeler açık hava reklam alanlarını İlbaklar’a verdiğinde CHP bu olaya defalarca tepki göstermişti. Reklam rantının siyasi bir kararla İlbaklar’a sunulduğunu, milyarlarca liranın bu şekilde kamudan belli ellere aktığını söylemişti. Dahası... Bu işin en çok peşinden koşan isim, milletvekili olduğu dönemde Aykut Erdoğdu’ydu. İlbaklar ile AKP’li belediyeler arasındaki rant ilişkisini kalem kalem açıklamış, “Devletten yok fiyatına kiralanan ve kira sözleşmesine aykırı uzatılan reklam panoları, fahiş fiyatla reklam verenlere kiralanıyor ve aradaki fahiş kâr, halka ait olması gerekirken yandaş reklam şirketlerine ve onların aracılığıyla birilerine gidiyor” demişti.

Zaman değişmiş, yöneticiler değişmiş, partiler değişmiş... Belediyeler CHP tarafından kazanılmış. Ama düzen tabii aynı düzen, İlbaklar reklamda yine karşımıza çıktı.

19 MART’TA İLBAKLAR

İşte o İlbaklar, 19 Mart’ta gözaltına alındı. Şirketlerine de kayyım atandı.

İlbaklar, diyorum. Ağabey Mustafa İlbak, gözaltı kararı çıktığında yurtdışındaydı. Yönetim kurulu başkanı Murat İlbak, Yusuf İlbak, Ali İlbak gözaltına alındı.

İktidar medyası günlerce İlbaklar’a yüklendi. Sabah gazetesinin manşetlerini aktarayım:

- İBB’deki rüşvet BDDK raporunda! 

- İtirafçılar tek tek konuştu, İBB’deki rüşvet ağı çöktü!

- Murat İlbak’tan 30 milyon lira rüşvet!

- Bu itiraflar adamı idama götürür!

İlbaklar’ın hedef alındığı haberlerin listesi uzayıp gidiyor.

Özetle, başta Sabah gazetesi olmak üzere iktidar medyası İlbaklar hakkında bir dizi suçlamada bulundu. Dediler ki İBB’nin reklam alanları sistem dışına çıkarıldı, bu alanlar İlbaklar’a rüşvet karşılığı verildi. İlbaklar’ı bu rüşvet çarkının organizasyonunun parçası olmakla suçladılar.

Sabah bunu kendi başına uydurdu demiyorum tabii... Elbette Sabah da Yeni Şafak da diğer iktidar medyası da bütün bu haberlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı kaynak gösterdi. Oradan sızanlar sayesinde İlbaklar hakkındaki suçlamaları öğrendik.

1087 KEZ GEÇTİ SANIK OLMADI

Bugün...

Yaklaşık 4 bin sayfalık İBB iddianamesini açın. Sanık listesine bakın İlbaklar yok! Bütün organizasyonun en kritik halkası olduğu günlerce anlatılan İlbaklar, savcılık tarafından sanık yapılmamış. Murat isminde 10 sanık var. Murat İlbak yok.

Diyeceksiniz ki yanlış adamı almış olamazlar mı?

Yok, bir dakika durun. Öyle değil.

Sayfaları çevirmeye devam edin. Kendi ifadeleri var. Öte yandan... İlbaklar etkin pişmancıların ifadesinde, çeşitli eylemlerde yapılan suçlamalarda, sanıklara yapılan ithamlarda defalarca yer alıyor. Üşenmedim saydım. İlbaklar, iddianamede tam 1087 kez geçiyor. Neredeyse her 4 sayfadan birinde İlbaklar var. Adeta iddianamenin dekoru onlar. Ama sanık değiller.

Bu işin bir hikâyesi de var.

Mustafa İlbak’ın 19 Mart’ta yurtdışında olduğunu, diğer İlbaklar’ın 19 Mart’ta gözaltına alındığını söylemiştim. Ardından tutuklanıp cezaevine sevk edildiler.

Sonra ilginç şeyler oldu.

3 ay sonra adli kontrolle tahliye edildiler. Sonra adli kontrol kararı kaldırıldı. Sonra Mustafa İlbak, temmuzda yurtdışından gelip ifade verdi, serbest bırakıldı. Şirketleri de kendilerine iade edildi.

Yanlış anlaşılmasın...

Ben savcı gazetecilerden değilim. İlbaklar suçludur demem. Onlar hakkında bir savcı gibi ithamda bulunmam. Ancak olguları, bulguları yazarım. Çelişkilere dikkat çekerim.

NASIL SIYRILIP ÇIKTILAR

Tablo açık.

Birinci ihtimal: Ya savcılar, iki ellerinin arasına başlarını alıp “Tüh, İlbakları yanlışlıkla aldık” dedi.

İkinci ihtimal: Ya İlbaklar çok hızlı ve çok mükemmel bir hukuk mücadelesiyle kendilerini bu işin dışına çıkardı.

Üçüncü ihtimal: Ya da siyasetin ve ticaretin gücü, hukukun engebelerini aşıp tereyağından kıl çeker gibi İlbaklar’ı dışarı çıkardı.

Benim hangi teze yakın olduğumu tahmin ediyorsunuz. İçimden “Ne karşılığında” diye geçiriyorum.

Elbette savcılık ikinci teze yakındır. Bu işin hukukla olduğunu söyleyecektir. İşte ben de bu yüzden Aykut Erdoğdu’nun avukatı olsam şunu sorardım:

“Yıllarca İlbaklar’la mücadele eden siyasetçi Aykut Erdoğdu belki de artık yatarı kalmamış suçlamayla hapisteyken soruşturmanın başlangıcında koca koca suçlamalara muhatap olan İlbaklar hangi savunma stratejisiyle aynı salonda savunma yapma yükünün altından sıyrılıp çıktı? Hukuk tarihine geçecek bu strateji açıklansın da bütün avukatlar, sanıklar faydalansın. Ders olarak hukuk fakültelerinde okutulsun. Belki bunca kavgaya gürültüye gerek kalmaz!”

İşte hikâye böyle.

Adalet tarihin yarattığı çelişkiyi dünyanın imkânlarıyla çözen sistemin adıdır.

Yazarın Son Yazıları

Bu iş nasıl oldu anlamadım!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025