Sivil ölüler ülkesi
Çiğdem Toker
Son Köşe Yazıları

Sivil ölüler ülkesi

16.07.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

15 Temmuz 2016 gecesi. Meclis’in, TSK’ye ait savaş uçaklarıyla bombalandığı o dehşet verici anları çıplak gözle ve yakın mesafeden izlemiştim.
Gün ağarır ağarmaz gittiğim Meclis’teki manzara, TSK’de örgütlenmiş Fethullahçı darbecilerin barbarlığını, iktidar ihtirasının gözü dönmüşlüğünü olanca çıplaklığıyla yansıtıyordu.
Paramparça olmuş cam ve yıkılmış duvar molozlarının, temizlik işçilerince saatler süren süpürülüş sesi, kulağımdadır.
O günden bu yana geçen bir yılda,
Meclis’te çok şey oldu. Çok şey.
Önce OHAL ilan edildi. Hemen sonra da Türkiye Varlık Fonu kuruldu. Memleketin tüm varlıklarını satma yetkisiyle donatıldı.
Referandum kararı alındı, anayasa değişti.
Ama darbenin siyasi ayağı hâlâ ortada yok.
(Belki de “ama” yerine “bu nedenle” denmelidir.)
Dokuz aydır mahkeme önüne çıkmamış duvarlar ardındaki arkadaşlarım dahil 170 meslektaşım, siyasi liderler, milletvekilleri, binlerce hâkim ve savcı, kamu görevlisi, aylardır “FETÖ’cülükten” tutukluyken Türkiye’nin dört bir yanından memurlar ihraç edilirken 15 Temmuz’un siyasi ayağı hâlâ ortaya çıkarılmadı.
Sebebi, herkesin bildiği sır.
“Ne istediniz de vermedik” sorusunda, “aynı menzile yürümek” ifadesinde apaçık sergilenen gayri resmi koalisyon hamasetle savuşturulurken Meclis özel oturumunda demokrasi ve kardeşlik denildi daha dün.
O zaman bize de bu “demokrasi ve kardeşlik” bahsinin güncel verilerini paylaşmak düşsün.
Bir daha hiçbir görevde istihdam edilemeyecek insanlara dair, yani güzel ülkemizin “sivil ölüler mezarlığına” dönüştüğünü sergileyen veriler.

Son ihraçlar: 7395 kişi
Belki fark ettiniz. Kamu ihraçlarında net rakam öğrenmek, OHAL’in ilk zamanlarındaki kadar kolay değil.
“Binlerce”, “on binlerce” gibi bir şey duyuyoruz ama o kadar.
Konuyu yakından izleyen medya dahi kesin veri sunmakta zorlanıyor.
Bunun birkaç nedeni var.
Resmi Gazete’ye eklenen listeler sayıca kabarık ve karışık.
Onlarca farklı kurumun, farklı yazım formatında hazırladığı listeler öylece “takılıyor” kararnameye.
Buna bir de ihraç KHK’lerinin hep gece yarısı çıkarıldığını ekleyin. (Mükerrer değil de sabah yayımlanan normal Resmi Gazete’de yayımlanacak bir ihraç kararnamesinin daha büyük “gürültü koparacağı” dahi hesaplanıyor.)
İşte böyle bir dağınıklıktan düzenli bir toplam çıkarmak sanıldığınca olay olmuyor. Herkesin kendi hayatını Resmi Gazete’de kendisi arar hale geldi.
Bu kargaşayı bir nebze düzenleme ihtiyacıyla Resmi Gazete üzerinden hesaplama yaptım.
Son OHAL KHK’sinde ihraç edilen kamu personelinin ekli olduğu sayfa sayısı 192. Yazıyla yüz doksan iki.
İhraç edilen kamu personeli sayısı ise: Farklı bakanlık ve kuruluşlardan olmak üzere toplam 7395.
Yazıyla yedi bin üç yüz doksan beş.

Maaş gününden bir gün önce
692 sayılı KHK, 15 Temmuz’un birinci yıldönümünden bir yıl sonra ve maaş ödeme gününden bir gün önce çıkarıldı.
Maaş gününden bir gün önce... (insan tabii, bu durumda zamanlamanın Maliye açısından bir bütçe denge aracı olarak da görüldüğünü düşünmeden edemiyor. Düşünün 7395 kişinin maaşı, kadrolar yeniden dolduruluncaya dek Hazine kasasında kalacak.)
7395 kişi aileleriyle 30 bin kişiye yakın bir nüfusa etki eder.
Hafta başı mutfak alışverişi yapamayacak, çocuklarına belki yemek çıkarmakta zorlanacak, kamuyla bütün bağları kesildiği için hastalık halinde doktora gidemeyecek on binlerden söz ediyoruz.
Öncesiyle birlikte düşündüğünüzde 110 bine yakın ihraç, yarım milyon nüfus demek.
Önceki ihraçları yaşayan on binlerce kişinin aylardır iş bulamadığını unutmayalım.

Hükümet mahkeme gibi davranıyor
OHAL KHK’leriyle yapılan ihraçlarda Bakanlar Kurulu kendisini mahkeme yerine koyuyor.
İdari/cezai soruşturma yok. Somut delil hak getire.
Tek ölçü: “Terör örgütlerine veya MGK’ce devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara mensubiyet, iltisak ve irtibatı olmak.”
Buna sınır koymadan karar veren de Bakanlar Kurulu.
Yani TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın dünkü özel oturumda söz ettiği demokrasinin unsurlarından biri. Demokrasinin Bakanlar Kurulu, demokrasi olduğu için soruşturma yapmadan, delil göstermeden on binlerce hayatla oynama hakkını kendisinde görüyor.
Eğer Türkiye, Kahraman’ın yine dün ifade ettiği gibi bir hukuk devleti olsaydı, somut delil olmaksızın ihraç edilen Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın işlerine geri dönmesi için sağlıklarını yitirmesine seyirci kalınmazdı.

Emniyet , adalet , Diyanet
Lütfen “şaşırdık mı” sorusunun yaygınlaşmasına aldırmayın.
Şaşırın. Bol bol şaşırmaya devam edin lütfen. Şaşırma duygusunu kaybetmek; artık sorgulamamak, kabullenmek anlamına gelir ki, güç sahiplerinin istediği de bundan başkası değil.
Onun için mesela ben Resmi Gazete’deki listelere bakınca bayağı şaşırdım.
- “Terör örgütleriyle” bağlantılı binlerce kamu çalışanının darbeden bir yıl sonra dahi hâlâ bu kadar çok olmasına mı,
- Kudretli yönetenlerin bu durumu yeni fark etmesine mi,
- Yoksa, “iltisaklı” kamu personelinin yoğunlaştığı kurumlara mı?
“Terör örgütleri”yle bağlantılı olduğuna “karar verilen” kamu personelinin en çok yoğunlaştığı kurumlar mı?
Emniyet, adalet, Diyanet, sağlık.

Ve sayılar
Kamu görevlileri arasında en yüksek ihracın gerçekleştiği kurum, 2303 kişiyle (çoğu polis memuru) Emniyet Genel Müdürlüğü’nde.
Onu 1486 ile Mahalli İdareler (yani belediyeler), 789 ile Sağlık Bakanlığı, 551 ile Diyanet İşleri Başkanlığı, 418 kişiyle de Adalet Bakanlığı izliyor.
Adalet Bakanlığı’ndan sonra ihraç rekoru sıralaması askeri komutanlıklarda. Jandarma Genel Komutanlığı 235, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 185, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 181, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 180 kişi ihraç edildi. YÖK’ün biri 302, diğeri 54 olmak üzere iki ayrı liste halinde kararnamesi var.
Sadece bakanlıklar olarak baktığınızda ise son kararnameyle kamu personeli ihraç edilen bakanlıklar şunlar: Başbakanlık (2), Sağlık (bağlı kurumlarla) (789), Adalet (bağlı kurumlarla) (418), İçişleri (42), Maliye (47), Dışişleri (45), Gençlik ve Spor (25), Gümrük ve Ticaret (21), Aile ve Sosyal Politikalar (19), Çevre ve Şehircilik (9), Kültür ve Turizm (5), Enerji ve Tabii Kaynaklar (4), Bilim Sanayi ve Teknoloji (2), Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme (1), Çalışma ve Sosyal Güvenlik (1).  

Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın

Hoşça kalın

Devamını Oku
09.09.2018
O fayansın talimatı kimden?

O fayansın talimatı kimden?

Devamını Oku
07.09.2018
Ulaşıma ulaşım ihalesi

Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?

Devamını Oku
05.09.2018
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

Devamını Oku
04.09.2018
Bankalara ne oluyor?

Bankalara ne oluyor?

Devamını Oku
02.09.2018
Tek hane hedefi

Tek hane hedefi

Devamını Oku
31.08.2018
Boykot ve adanmışlık

Boykot ve adanmışlık

Devamını Oku
29.08.2018
Otağ Merkezi ve bütçe

Otağ Merkezi ve bütçe

Devamını Oku
28.08.2018
Cevapsızlığın şiddeti

Cevapsızlığın şiddeti

Devamını Oku
26.08.2018
CHP'li vekilden Saray'a: Kimleri korumaya alıyorsunuz?

Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.

Devamını Oku
24.08.2018
2019 bütçesinde KÖİ garantileri

2019 bütçesinde KÖİ garantileri

Devamını Oku
22.08.2018
Devletin dövizli sözleşmeleri

Devletin dövizli sözleşmeleri

Devamını Oku
20.08.2018
Türkiye kara para cenneti midir?

Türkiye kara para cenneti midir?

Devamını Oku
19.08.2018
İstanbul metrolarının geleceği

İstanbul metrolarının geleceği

Devamını Oku
17.08.2018
Müteahhit kriterleri

Müteahhit kriterleri

Devamını Oku
15.08.2018
3. Havalimanı’na nasıl gidilir

3. Havalimanı’na nasıl gidilir

Devamını Oku
14.08.2018
Matrah artırın, yoksa…

Matrah artırın, yoksa…

Devamını Oku
12.08.2018
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Devamını Oku
03.08.2018
Tarım alanına santral yaparsanız

Tarım alanına santral yaparsanız

Devamını Oku
01.08.2018
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Devamını Oku
31.07.2018
Kanal İstanbul göz göre göre...

Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”

Devamını Oku
29.07.2018
Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Devamını Oku
27.07.2018
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devamını Oku
26.07.2018
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Devamını Oku
25.07.2018
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Devamını Oku
24.07.2018
TCDD’nin mali yüküymüş!

TCDD’nin mali yüküymüş!

Devamını Oku
22.07.2018
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

Devamını Oku
20.07.2018
Torba teklif dönemi

Torba teklif dönemi

Devamını Oku
18.07.2018
‘Ses ve öfke’

‘Ses ve öfke’

Devamını Oku
17.07.2018
Perhizler ve turşular

Perhizler ve turşular

Devamını Oku
15.07.2018
Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Devamını Oku
13.07.2018
1 numaralı kararname

1 numaralı kararname

Devamını Oku
11.07.2018
Ucuz hayatlar

Ucuz hayatlar

Devamını Oku
10.07.2018
Kişiye özel elbise

Kişiye özel elbise

Devamını Oku
10.07.2018
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

Devamını Oku
08.07.2018
‘Helalinden yüzde 31’

‘Helalinden yüzde 31’

Devamını Oku
06.07.2018
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Devamını Oku
04.07.2018
Sahip çıkma becerisi

Sahip çıkma becerisi

Devamını Oku
03.07.2018
Sonuna dek beklense ne olurdu?

Sonuna dek beklense ne olurdu?

Devamını Oku
01.07.2018
Asıl sorudan kaçmak

Asıl sorudan kaçmak

Devamını Oku
29.06.2018