Erdal Sağlam

Nurettin Canikli ‘reel faiz’ istiyormuş

25 Kasım 2021 Perşembe

Faiz kararları konusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine gelen Merkez Bankası başkanlarından, belirlediği iki isme gidip anlatmalarını istediği, onların görüşlerine göre karar verdiğini yazmıştım. Salı günkü kulis bilgilerine dayalı köşe yazım için, bu isimlerden biri olarak söz ettiğim Nurettin Canikli’den bir açıklama geldi.

Baştan söyleyeyim: Bu açıklamadan çıkan sonuç aslında kendisinin reel faiz verilmesi gerektiğini savunduğu, kur artınca cari açığın azalmayacağı görüşünde olduğu yönünde.

Canikli, açıklamasının girişinde yazıda şahsıyla ilgili olarak bahsettiğim “dedikodular”ın hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını ve “yalan” olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Bugüne kadar Merkez Bankası başkanları ile alacakları ve aldıkları kararlar veya uygulayacakları ve uyguladıkları politikalarla ilgili olarak bir görüşmemiz, doğrudan veya dolaylı bir yönlendirmemiz olmamıştır. Ekonomi uygulamalarıyla ilgili görüş ve kanaatlerimizi, devlet yönetimi ilkeleri çerçevesinde oluşturulan kurul ve komisyonlarda ifade etmişimdir.”

Ardından bana gazetecilik dersi veren sözler eden Canikli, konuyla ilgili görüşleri için 22 Mart 2021 Twitter mesajını ve 19 Kasım 2021 tarihli yazılı açıklamasını adres gösteriyor. (Detaylı bilgi almak isteyen okuyucuların Canikli’nin bu tarihlerdeki mesajlarına bakmalarını rica edip özet olarak bu tweet’lerde ne olduğunu anlatayım.)

Mart ayındaki mesajında “TL cinsi varlıklara sağlanan reel getirinin pozitif bir değerde dengelenmesi, TL cinsi varlıklara olan talebin canlı tutulması için gereklidir. Negatif reel faizin TL cinsi varlıklardan, altın ve dövize doğru yöneliş ve dolarizasyonu hızlandırdığı bilinmektedir ve görülmüştür” diyor. Ardından neden reel faiz vermek gerektiğini anlatıyor. “Optimal reel faiz seviyesi için yol gösterici faktörlerden bir tanesi beklentilerdir, piyasa beklentisidir. Piyasa beklentisi, pozitif reel faizin üst sınırını belirler” diyerek bitiriyor.

19 Kasım’da yaptığını söylediği yazılı açıklamasında ise döviz kuru ile yatırım ve istihdam arasında pozitif yönlü regresif bir ilişkinin bilimsel olarak ortaya konulmadığını belirtip “Kur artışı yoluyla ithalatın, cari açığı ortadan kaldıracak şekilde azaltılması mümkün değildir” diyor ve gerisinde bunu açıklıyor.

PARTİDEKİ SUNUMLAR NE OLACAK?

Nurettin Canikli’nin bu iki mesajını okumamıştım, okuyunca da çok şaşırdım. Çünkü Canikli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediklerinin neredeyse tam tersini savunuyor gibi bir izlenim edindim.

Canikli, Merkez Bankası başkanlarıyla, alınacak kararlarla ilgili görüşme ve yönlendirme yaptığını, kesin bir dille yalanlıyor. O zaman Merkez Bankası başkanları özel sohbetlerinde neden “Cumhurbaşkanı’na çıkıp anlattıktan sonra Cumhurbaşkanı’nın isteği üzerine Nurettin Canikli ve Servet Bayındır’a da gidip konuştuklarını” neden söylüyor olabilirler? Kurullarda konuştuğunu ama özel olarak konuşmadığını söylüyor. Bize gelen bilgi ise özel olarak Merkez Bankası başkanlarıyla konuştuğunu gösteriyor. Hangisi doğru, yorumu sizlere bırakıyorum.

Ayrıca Ankara’daki konuyla ilgili çoğu gazetecinin de bildiği gibi, partisinin geçen haftaki MKYK toplantısında faiz indirimlerinin neden gerektiği, yararları konusunda yaptığı sunumu da hatırlatmak isterim.

Bu toplantıya katılan AKP’liler, Canikli’nin “neden faiz indirimlerinin gerekli olduğunu, nasıl başarılı olacaklarını” anlattığını söylüyorlar. 

Bu toplantının ardından ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, meşhur faiz indirerek nasıl ekonomik kurtuluş savaşı verdiklerini anlattığını, “Faiz belasından kurtulacağız” diyerek hamaset yaptığını biliyoruz. Buradaki argümanların bir kısmını Canikli’den dinlediklerini söyleyen AKP’lilere ne diyeceğiz peki?

Belki de onlar da benim gibi, şimdi örnek gösterilen mesajlarla parti toplantılarında ve bürokratlarla konuşmalarında söylenenlerin, nasıl olup da birbiriyle bu kadar çeliştiğini merak edeceklerdir.

Anlamadığım bir şey de Canikli’nin o mesajlarının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşleriyle nasıl bu kadar çelişebildiği. Partinin ekonomik işler başkanı ve genel başkan yardımcısının, genel başkanın görüşleriyle bu kadar ters düşmesi mümkün mü? Belki de bu yıl mart ayında Naci Ağbal’ın istifasıyla kaosa giren piyasaları yatıştırmak için Canikli, faiz konusundaki o mesajları attı, sonradan da görüşünü değiştirdi, olabilir mi?

Belki de içeride başka dışarıda başka konuşma söz konusu, kim bilir? Birçok AKP’li ve bürokrat, Canikli’nin içerideki görüşleri konusunda o kadar netler ki...

Çok uzun zamandır Ankara’da gazetecilik yapıyorum, Canikli’yi ve AKP’li birçok eski bürokratı iyi tanırım, kimin ne kadar doğru olduğunu bilirim. Canikli ve onun gibi AKP’li eski bürokratlar da beni iyi tanırlar ve çoğu, kızsalar bile, yazdığım haber ve kulislerde sağlam ve dikkatli olduğumu bilirler. Ne diyeyim?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları