‘Büyük yalan’, mağduriyet ve faşizm

04 Mart 2021 Perşembe

Faşist entelijansiyanın kitle duyarlılıklarını şekillendirme hareketi, partiyi inşa etme sürecinde bir “büyük yalan” ve “mağduriyet” iddiası belirleyici rol oynar. 

Almanya’da faşist hareket, “Aslında savaşı kaybetmedik, Yahudiler sırtımızdan bıçakladı” yalanıyla hem yaralanan ulusal onura “milliyetçilik merhemi” sürüyor hem de Yahudi düşmanlığını bir düzenleyici “ana gösterge” olarak “dünya görüşünün” merkezine yerleştiriyordu. Daha yakın bir dönemde, Türkiye’de siyasal İslamın rejimi “Katı laikçi askeri vesayet demokratikleşmeyi engelledi, Müslümanları ezdi, dinlerini yaşatmadı” iddiasıyla bir hegemonya söylemi inşa etti; ederken de liberal entelijansiyanın orduyu ülke siyasetinde bir “bağımsız aktör” olarak gören, geçmişteki darbelerin ekonomi politiğini ve jeopolitik bileşenini gizleyen sakat yaklaşımına dayandı.  

ABD’de geçen hafta sonunda toplanan yıllık Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı (CPAC), “süreç olarak faşizmin” bu özelliğini korkutucu biçimde sergiliyordu.

GOP (CUMHURİYETÇİ PARTİ) YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Trump, “büyük yalanın” zeminini başkanlık seçimlerine giderken hazırladı: “Ben ancak, seçimler çalınırsa kaybederim” diyordu. ABD başkanlık seçimlerini 7 milyon oy farkıyla kaybedince “Ben büyük farkla kazandım ama çaldılar... Büyük yolsuzluklar yapıldı” iddialarını hiçbir kanıt olmadan, iddiaları kendi atadığı muhafazakâr hâkimlerin mahkemelerinde ve Yüksek Mahkeme’de reddedilmesine karşın ısrarla tekrarlamaya devam etti. Bu “büyük yalan”, faşist hareketin 6 Ocak’ta kongre binasını işgal ederek, seçim sonuçlarının ve Biden’ın başkanlığının onaylanmasını engellemeyi amaçlayan silahlı kalkışmasının sloganıydı. 

Trump bu kalkışmayı kışkırttı, destekledi sonra da eleştirmeyi reddetti. Çevresindeki propaganda makinesi, “aslında olaylar antifa (anti-faşist hareket) militanlarının provokasyonuydu” yalanını yaymaya başladı.

CPAC’de oluşan hava, bu “büyük yalanın” yalnızca “hareketi” değil, artık partiyi de şekillendirmeye başladığını gösteriyordu. 

Trump konuşurken salon “sen kazandın, sen kazandın” sloganlarıyla inliyordu. Trump bu yalanı kabul etmeyen, hâkimleri suçladı, GOP’nin bu yalanı kabullenmeyen senatörlerinin isimlerini tek tek sayarak, bunların siyasi yaşamlarını bitirmek için çabalayacağını açıkça ifade etti. 

Trump’ın hedef aldığı politikacıların hepsinin, geleneksel GOP (Grand Old Party-Cumhuriyetçi Parti) liderleri olması, partinin artık salondaki kimi pankartlarda da ifade edildiği gibi “Trump’ın partisine” dönüştüğünü gösteriyor, hedef alınanların sessizce kenara çekilmeleri, Pence’in CPAC toplantısına katılmaması da beklenen “parti içi savaşın” gerçekleşmeyeceğini, sürecin tamamlandığını düşündürüyordu.

YENİDEN TRUMP MI?

Trump’ın konuşmasında ne Covid-19 krizine ne ekonomik krize ne de uluslararası ilişkilere değindi. Konuşmanın tamamı tabanı kışkırtmaya, “büyük yalanı” tekrarlamaya dayanıyordu. “İki kez kazandım, belki bir kez daha kazanırım” sözleri, “Gelecek başkan GOP’den olacak. Kim olacak dersiniz” sorusu, yeniden partinin başkan adayı olmayı düşündüğünü ima ediyordu.

GOP, Trump’ın “dünya görüşü” ve taraftarlarının enerjisiyle, yeniden ve geleneksel çizgisinin çok daha sağında bir “yeni faşizmin partisi” olmaya doğru şekillenmeye başladı ama partinin Trump’ı taşımaya devam edip etmeyeceği henüz belli değil. 

CPAC toplantısına katılanlar arasında yapılan oylamalar ilginç sonuçlar sergiledi. Trump’ın başarılı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 98 dolayındaydı. Başkan olmasını isteyenlere gelince bu oran yüzde 69’a geriliyordu. “Bugün seçim olsa Trump’a oy veririz” diyenlerin oranıysa yüzde 55’te kalıyordu. Bu oran 2019’da yüzde 82 düzeyindeydi. Trump’ı katmayan bir oylamada yüzde 43 oy alan Florida Valisi Ron DeSantis, salon konuşmasında “Solcular gelince kabullenecek misiniz yoksa mücadele edecek misiniz” diye soruyor, “Eski GOP düzenine asla geri dönmeyeceğiz” diyordu. 

Bu sırada medyada, GOP’nin yönetimde olduğu eyaletlerde seçim yasalarının, siyahların ve azınlıkların katılımını caydıracak yönde değiştirilmeye başladığı aktarılıyordu. Belli ki “büyük yalana” GOP’nin kendisi de inanmıyor, böyle giderse bir daha hiç seçimleri kazanamayacaklarını düşünüyor, süreç olarak faşizmi ilerletecek önlemleri almaya çalışıyor.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları