İlhan Usmanbaş ve eşi Atıfet Usmanbaş 68 yıldır birbirlerinin gözlerinin içine bakarak, adeta birbirlerinin soluğunu dinleyerek, örnek bir evlilik yaşamışlar. Şimdi her ikisi de doksan yaşın ortalarında. Bilge, filozof ve görgülü kimlikleriyle hepimizin örnek alması gereken saygın kişiler. Kendilerine daha nice sağlıklı yıllar diliyoruz.
Şu sıralarda yaşamlarında köklü bir değişiklik geçirmekteler: Selamiçeşme’deki evleri sosyal dönüşüme giriyor. Daha birkaç yıl önce yaşamlarının çoğunu geçirdikleri ve her yaz gidip geldikleri Ayvalık’taki evlerini satmak, zaten onların yaşamında bir dönüm noktası olmuştu. 
Şimdi dönüşüme giren bu evin kapısına da, oradaki gibi bir tabela asılır mı acaba? Türk besteciliğinin tarihini değiştiren İlhan Bey’in, Türk operasına onca emek veren Atıfet Hanım’ın o binada 40 yıla yakın yaşadıkları belgelenir mi?
İlhan Bey her yapıtıyla yeni bir soluk getirmiş, dünyanın her köşesinde sanattaki yeni söylemleri izlemiş bir bilge. Yıllar önce bu görüşünü şöyle anlatmıştı: “Geçmişe bakmaktan çok, hemen bugün yapılan ve sizinle aynı saatlerde aynı şeyleri düşünen insanların neler yaptığını görmek, bana hep daha ilginç görünmüştür.”
Şimdiki kentsel dönüşüm olayını da eskiye bağlanıp hayıflanmaktan ziyade şöyle yansıtıyor: “Dönüşüm-değişim, güzel şeyler,” diyor.
Atıfet hoca ise biraz daha tedirgin. Alıştığı ortamı terk etmek hiç de kolay değil. Oysa Darüşşafaka rezidansında yerleri hazır. İlhan Bey, ilkokuldan itibaren Galatasaray Lisesi’nde okumuş, Ankara Konservatuvarı’nı bitirmiş. Türk Beşleri’nin her birisiyle (Cemal Reşit Rey, Ahmed Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferid Alnar ve Necil Kazım Akses) çalışmış ve çağdaş Türk müziğine 1940’lı yıllardan beri 100’ü aşan yapıt armağan etmiş. Kendinden önceki kuşağı yakından tanımış, onların yeniliklerini çok daha ileriye taşımış ve pek çok öğrenci yetiştirmiş bir müzik bilginimiz.
Atıfet Hanım, daha konservatuvarda öğrenciyken Ankara Devlet Operası’nın ilk temsillerinde rol almış; Karl Ebert ve Frida Böhm’ün öğrencileri olmuş. Leyla Gencer, Belkıs Aran, Semiha Berksoy, Suna Korat, Ayhan Baran gibi isimlerle sahneyi paylaşmış; opera tarihimizin canlı tanığı.
İlhan Bey, çağımız müziğine yön veren nice dünya bestecisini yakından tanımış, onlarla irtibatını sürdürmüş, böylece dünyada yaratılan yeni müziği yakından izlemiş. Yapıtları uluslararası müzik merkezlerinde birincilikler almış ve dünyanın sayılı toplulukları tarafından seslendirilip kaydedilmiş.
Selamiçeşme’deki evlerinde: Viva la Musica, Perpetium immobile/mobile, Morton Feldman’a Göndermeler, Uğur Mumcu Anısına Müzik, İşte Sevgili Viyolonsellerimiz, Bach’tan Sonra 250 ve Konçerto- Orkestra İçin, gibi orkestra çalışmalarıyla, eser listesinin yarısını bestelemiş.
Evler, insanların sessiz tanıklarıdır. İlhan Bey ve Atıfet hanım, 68 yıllık evliliklerinde öğrencilerine bilgilerini aktardıkları kadar evlerini ve düzenlerini de açmışlar. Bugün kaç ülkenin 95 yaşına gelmiş, 70 yıldır eser üreten ve hâlâ gençleri aydınlatabilen bestecisi var!
Usmanbaşlar kentsel dönüşümde
Yazarın Son Yazıları
Eskiden bayramlarda evden kaçılmaz, tam tersine ailece evlerde toplanılırdı.
Bugüne kadar kaç kitap yazmışım, her birisi kaç baskı yapmış hesap etmeye çalıştım.
Tam da Ali Darmar’ın kitabını yeni tamamlamışken ve kitapta onun adını çok anmışken, soprano Alis Manukyan’ın ölüm haberi geldi.
Vefat eden yakın dostların adını telefon defterimden silmek zor gelir.
Geçen hafta “İstanbul Filarmoni Derneği”nin düzenlediği konser, değerli müzisyen Orçun Orçunsel yönetiminde, sadece karanlığın içinden süzülen mum ışıklarının oluşturduğu bir aydınlatmanın altında yapıldı.
Geçen haftaki BORUSAN konserinde değerli şefimiz Gürer Aykal artık kendini aşmıştı!