Fehmi Köfteoğlu

Seyahat endüstrisi, pandemi ve tatil kültürü

11 Şubat 2022 Cuma

Covid-19 virüsünün ilk çıktığı yer olarak söylenen Çin’in Vuhan bölgesinde alınan sıkı önlemlere rağmen yayıldı. Başka ülkelere de sıçradı. 11 Mart 2020’de Birleşmiş Milletler’in Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) virüsü “pandemi” küresel salgın olarak ilan etti.

Yüzyılın belası iki yıldır din, dil, ırk, ulus, coğrafya demeden bütün dünyada yaşanıyor.

DSÖ’nün Covid-19’un endemik bir hastalık haline geldiğine ilişkin değerlendirmeleri umut veriyor, dileriz öyle olur.

İki yıldır yaşanan bu sürecin her alanda olduğu gibi turizm sektörü ve tatil kültürüne de çok yönlü yansımaları oldu.

Turizm günümüzde artık “Seyahat endüstrisi” olarak tanımlanıyor. Doğrusu da budur.

Seyahat endüstrisinin temeli tatildir.

Seyahat endüstrisi, turizm, tatil her dönem olumlu ve olumsuz her gelişmeden en çok etkilenen ve etkileyen bir alan, konu ve sektördür.

Gezme görme, eğlenme, dinlenme, amaçlı seyahatin temeli tatildir.

1800’lü yıllarda ancak aristokratların yapabildiği gezme görme eylemi olarak gezi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızla büyüdü, toplumun her kesimine yayılarak kitleselleşti.

Tatil, günümüzde her sınıftaki insanların katılabildiği bir etkinlik haline geldi.

Hitler nazizminin yıktığı Avrupa’da ekonominin toparlanması, toplumdaki moral çöküşünün giderilip yaşama yeniden dönüşümünde turizm, harekete geçirici manivela işlevi gördü.

Tatil, ulaşımdan başlayıp konaklama ve diğer alanlarına kadar, ekonominin ölçütü arttıkça maliyet dolayısıyla fiyatların düşmesi kuralına uygun her şey ucuzladı. 

Hane halkının harcanabilir geliri içinde tatil gideri karşılanabilir duruma geldi.

Hatta nazizmden en büyük zararı gören ülke olarak Almanya başta olmak üzere tatil, hanehalkı harcama kalemleri arasında öncelikli bir konu oldu. 

Turizmde ekonomi alanındaki bu gelişmeler doğal olarak tatil kültürünü de geliştirip değiştirdi.

Tatil kültüründeki gelişme ve değişim bundan önceki dönemlerde olduğu gibi pandemi döneminde de önemli değişikliklere uğradı. 

Bir bölümü pandemiden önce içine girilen yeni dünya düzeni süreci ile başlamıştı. Pandemi bu süreci daha da hızlandırıp daha önce bilinmeyen, yaşanmamış yeni gelişme ve değişimlere neden oldu, olmaya da devam edecek.

Bu, “Değişmeyen tek şey değişimdir” kuralının gereğine ek olarak turizmin diğer sektörlerden farklı olarak insan unsuruna dayalı olmasının kaçınılmaz sonucudur.

Peki, neler değişti neler değişecek?

Bu konuda çeşitli tezler ortaya atılıyor.

Bunlardan en çok tartışılan biri, belki de en önemlisi 70 yıldır bu alanda yaşanan kitleselleşmenin tersine döneceği olasılığıdır.

Bu tezin dayanağı ise tatillin kitleselleşmesinde lokomotif rol oynayan fiyat düşüşünün tersine döneceğidir.

Buna destek olarak pandeminin işletmelere getirdiği ek maliyetler ve tatil maliyetinin üçte birini oluşturan havayolu ulaştırmasını çok etkileyecek petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle uçuşların pahalılaşması gösteriliyor.

Olan ve olacaklar bununla sınırlı değil. Ekonomik alandaki gelişmeler yanında bir de tatil kültürünün kendisinde önemli değişiklikler oluyor, olmaya devam edecek.

Bunu da haftaya konuşalım.

Not: Bu haftadan itibaren her hafta turizm alanındaki gelişmeleri kurum olarak yayımlamayı sürdüreceğiz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kamuculuk yükseliyor 27 Nisan 2022
Oligarklar gelir mi? 6 Nisan 2022
Dengeler değişir mi? 30 Mart 2022