Kürtçe anadilde öğretim mi?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Kürtçe anadilde öğretim mi?

26.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz. Sizden ricam bu yazıyı kesip saklayın ve zaman zaman tekrar okuyun ki aklınızda kalsın! Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları, dünyanın bütün devletlerinde olduğu gibi değişik kökenli insanlardan oluşur ve bu insanların hepsinin kimlik ve pasaportlarında bu kişilerin “Türk” oldukları yazar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin köken itibarıyla vatandaşları: Türkler, Kürtler, Araplar, Zazalar, Çerkesler, Romanlar, Çingeneler, Lazlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Gürcüler, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler vb... Lozan Antlaşması’na göre bunlar arasında sadece (Müslüman olmayan) Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler azınlık statüsüne sahiptir. Azınlık sayılmayanlar arasından da ötekileri düşünmeden sadece Kürtler anadilde öğrenim istemektedirler. Bu hak Kürtlere verilirse ötekiler de istemez mi? Neden istemesinler? Kürtlerden neleri eksik? Fazlaları var, eksikleri yok! Aslında “anadilde öğretim”, “Kürtçe okul” diye tutturanlar Kürtler değil Kürtçüler. Ancak bu Kürtçülerin ülkelerin yasalarla, anayasalarla, uluslararası yasalarla yönetildiğinden haberleri yok. Uluslararası yasalara göre sadece “sömürge halkları”nın “anavatan”dan ayrılma talep edebileceklerinden de haberleri yoktur. Yani kafalarına soksunlar ki Türkiye’yi bölemezler, “özerk bölge” yaratamazlar, federe devlet kuramazlar. Neden mi? Çünkü böyle bir densizliğe ne Avrupa Birliği ne de Birleşmiş Milletler izin verir. Anasayamızın 1. maddesi zaten izin vermez: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.”

Kürtçülerin kafasında gerçekler ne zaman “DANK!” eder bilemediğimden ben sizlere 3 Şubat 2003 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan ve “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” (Tekin Yayınevi, 2025. s.25- 26) adlı kitabımda yer alan bir yazıyı okumanıza sunuyorum:

KÜRTÇE EĞİTİM

Tarihten ve geleneksel yönetim tarzından kaynaklanan nedenlerden dolayı birden fazla resmi dili olan ülkeler (Belçika, İsviçre gibi) de vardır. Ama birkaçı dışında, dünyanın her ülkesinde eğitim (anaokuldan üniversitenin sonuna kadar) o ülkenin resmi dilinde (dili ile) yapılır. Ancak Belçika tek resmi dilin kaynaştırıcı erdeminden yoksun olduğu için, iki halkı özgür bıraksanız Vallonlar Fransa ile Flamanlar da Hollanda ile birleşmek isterler. Belçika yok olur.

Şuraya varmak istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulmaz” diyen 42. maddesine göre Türkiye’de Türkçeden başka bir dilde (bir dil ile) eğitim yapmak olanaksızdır. Çünkü ardından resmi yazışmaların, yargının dili gelir. Durup dururken Belçikalaşırsınız. Sakın İspanya’yı örnek göstermeyin, ta Roma İmparatorluğu zamanında da parçalı idi.

Köşe sahibi olmuş, birtakım fetvacı gazete yazarının “anadilde eğitim” deyişini elleri titremeden kullanmalarını, Türkçe bilincinden yoksun olmalarına bağlamamız gerekiyor. Belki kabalaştım ama ülkenin huzuru söz konusu olunca “kibarlık”ı bir yana bırakmak da kaçınılmaz oluyor.

Bu konuda onlarca sayfa yazı yazmama karşın derdimi anlatmak konusunda yeteneksiz olduğuma inanmak üzereydim ki Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu imdadıma yetişti. Talim ve Terbiye Kurulu’nda Anadolu liselerinde yapılacak reformla ilgili çalışmaların sürdürüldüğüne dikkat çeken bakan yapılan çalışmaları şöyle özetliyor: “Yabancı dille eğitim yerine, daha yoğun bir şekilde yabancı dil eğitimi yapılacak.” İşte sonunda Türkçeyi doğru konuşan bir insanoğlu! Bakan şunu demek istiyor: Artık Anadolu liselerinde dersler yabancı dille (dilde) değil, Türkçe okutulacak ama yabancı dil öğretimine de ciddi ağırlık verilecek.

Avrupa Birliği’nin “Türkiye İçin Katılım Ortaklığı” metnini devlet de hükümet de vatandaş hazretleri de çok iyi anlamak zorundadır. Ne diyor söz konusu belge?

“Kültürel çeşitliliğin sağlanması ve kökenlerine bakılmaksızın bütün vatandaşların kültürel haklarının güvence altına alınması. Bu hakların kullanılmasını engelleyen her türlü yasal hüküm -eğitim alanındakiler de dahil olmak üzere- kaldırılmalıdır.” (“Ensure cultural diversity and guarantee cultural rights for all citizens irrespective of their origin. Any legal provisions preventing the enjoyment of these rights should be abolished, including in field of education.”)

Görüldüğü gibi Avrupa Birliği, anayasanın 42. maddesinin kaldırılarak Kürtçenin eğitim öğretim dili olmasını istemiyor. Böyle olsaydı kısa vadeli hedefler arasında yer alan “Türk vatandaşlarının kendi anadillerinde televizyon ve radyo yayını yapmalarını yasaklayan her türlü yasal hükmün kaldırılması” maddesinde olduğu gibi bunu açıkça yazardı. Yazmadığına göre, ne istiyor Avrupa Birliği?

Avrupa Birliği, vatandaşların kültürel haklarının devlet tarafından güvence altına alınmasını istiyor. Vatandaşların, devletin resmi dili olmayan anadillerini öğrenme talepleri bu güvencenin kapsamına girmez mi? Galiba giriyor. Ama Kürtçenin Türkiye Cumhuriyeti okullarında eğitim ve öğretim dili olması bu güvencenin kapsamı dışında. Zaten hükümet de “Kürtçenin eğitim ve öğretim dili olması şöyle dursun seçmeli ders bile olamaz!” diyorlar. Buna karşılık, kışkırtılmış öğrenciler de Kürtçenin eğitim öğretim dili ya da seçmeli ders olması için dilekçe veriyorlar.

Bu son derece tehlikeli kör döğüşte, Avrupa Birliği (bu konuda) ne istediğini kesin bir dille açıklamalıdır. Devlet, anadillerini öğrenmek isteyenlere ne yapmaları gerektiğini açıklamalı ve bununla ilgili yasa çıkarmalıdır. Anadillerini öğrenmek isteyenler de Avrupa Birliği-Türkiye görüşmeleri başlayana kadar bekleyemezler mi? Bu sabırsızlık neden?

Gazete yazarlarına gelince: “Anadilde eğitim” ile “anadilin öğrenilmesi” aynı şey değildir. Bu ayrım konusunda son derece bilinçli ve dikkatli olmaları gerekiyor. Yoksa çıkacak kargaşanın baş sorumlusu olurlar!

***

Birey Kürtçüler zırvalayabilirler ama DEM bir siyasal parti. Anayasaya göre “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” “Türkçe”nin yanına “Kürtçe”nin gelmesi için bu devletin yıkılması gerekir! Buyurun.

İlgili Konular: #Dem Parti

Yazarın Son Yazıları

Anarşi

Vikipedi’den aynen aktarıyorum...

Devamını Oku
11.10.2026
Bir ulus bölünebilir mi?

Vikipedi’ye Türkçe, “Ulus bölünebilir mi?” diye sordum.

Devamını Oku
09.10.2026
Kız kardeşim İoanna

1 Ekim 2026 Perşembe günü telefonla bir mesaj göndermişim İoanna’ya, yani İoanna Kuçuradi’ye: “Ey Efemi Hanım teyzemin, Yorgo amcamın kızı ve benim öz bacım İoanna Hanım!

Devamını Oku
06.10.2026
Bir ‘lingua franca’ olarak Türkçe

Türk dilinin Osmanlı’ya karşın halkın dili olarak Anadolu coğrafyasında bir “lingua franca” olması tarih ve Türkiye Cumhuriyeti bağlamında son derece önemlidir.

Devamını Oku
04.10.2026
Lingua franca

Lingua Franca ya da geçer dil, ortak bir dili ya da lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

Devamını Oku
02.10.2026
Türkiye ve Türkler (1)

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”in (2) 79. sayfasında “XXI-Burada Türkiye Bölgesi Anlatılmaktadır” bölümü var.

Devamını Oku
29.09.2026
‘Kemalizm öldü, cenazesi kaldırılmalı’

Bugün okumanıza sunduğum bu yazı, daha önce 23 Mayıs 2021 günü bu sütunda yayımlandı.

Devamını Oku
27.09.2026
Üniter devlet

Bu yazı benim gibi savgüden (angaje) birinin ürünü değildir.

Devamını Oku
25.09.2026
Serra Bucak diyor ki...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak Küçük, “Kürtçe tabelalar” yani Kürtçe işyeri (dükkân) tabelaları konusunda açıklama yapmış ve “Türkçe resmi dil ama başka diller de var” (1) demiş.

Devamını Oku
22.09.2026
İdrisi Bitlisi ve aşiretler

İdrisi Bitlisi ve aşiretler

Devamını Oku
20.09.2026
Demsiz densizlik

Demsiz densizlik

Devamını Oku
18.09.2026
İki kurucu halk mavalı

Prof. Dr. Oktay Uygun’un FEDERAL DEVLET (1) adlı kitabının 327. sayfasında yer alan “İki Kurucu Halk” bölümünü çok önemli bulduğum için okumanıza sunuyorum...

Devamını Oku
15.09.2026
‘Ortak vatan’mış

Sözcükler “tekin” değildir, yanlış kullanıldıklarında öylesine tepki gösterip öç alırlar ki adamı eşek tepmesinden beter ederler!...

Devamını Oku
13.09.2026
Ortak vatan

“Ortak vatan” deyişini kullananlar suç işlediklerini nedense bilmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesini okuyalım.

Devamını Oku
11.09.2026
Fransızca dersi ve...

4 Eylül 2026 günü benim sütunumda iki tekzip (düzeltme) metni okudunuz.

Devamını Oku
08.09.2026
Tekzip itiraftır

Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!

Devamını Oku
06.09.2026
Cevap ve düzeltme

Cumhuriyet Gazetesi’nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https://www.cumhuriyet.com.tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.

Devamını Oku
04.09.2026
Başka emriniz efendim?!

[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu...

Devamını Oku
01.09.2026
Türkiye bir etnik mozaik değildir

4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum...

Devamını Oku
30.08.2026
R.T. Erdoğan ve Osmanlı

Vikipedi’de rastladığım “R.T. Erdoğan ve Osmanlı” başlıklı yazıyı birlikte okuyalım.

Devamını Oku
28.08.2026
YENİ Parti ve siyasetin dili

“Siyaset”in toptancı yani “tek” bir dili yoktur.

Devamını Oku
23.08.2026
YENİ Parti ve üniter devlet

YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde kurulması ile ilgili olarak “O güne denk gelmiş olmasının Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlığı ben doğru bulmuyorum” demiş.

Devamını Oku
21.08.2026
Osmanlı benim atam değildir

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
18.08.2026
AKP sözcüsü Ömer Çelik

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek “Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle işbaşına gelmiştir” demiş.

Devamını Oku
16.08.2026
AKP 25 yaşında

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık 25 yaşına girdi.

Devamını Oku
14.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı

Kurtuluş Savaşı’nı Türk-Kürt ortaklığı kazanmıştır.

Devamını Oku
11.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı (1)

PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.

Devamını Oku
09.08.2026
Hayatımın en önemli günü

7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.

Devamını Oku
07.08.2026
İlk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
04.08.2026
Türkiye bölgesi

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.

Devamını Oku
02.08.2026
Osmanlı yönetiminde Türkler var mıydı?

Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:

Devamını Oku
31.07.2026
Cumhurbaşkanının Osmanlı sevdası

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
28.07.2026
Milli eğitim bakanıyla hesaplaşma

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan.

Devamını Oku
26.07.2026
Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum.

Devamını Oku
24.07.2026
Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026