Cemal SüreyaKimleri Yazardı?
Haydar Ergülen
Son Köşe Yazıları

Cemal SüreyaKimleri Yazardı?

09.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Cemal Süreyanın 99 Yüz adlı portreler kitabı, şiirin, ironinin, portre yazımında bir şair gibi davranmanın ve denemenin el ele verdiği bir başyapıt. Elbette muzipliği, zekâyı, gülümseyen düşünceyi de unutmadan. Cemal Süreya, kitabı için başyapıt denmesine kızmasa bile, dalgasını da bigüzel geçerdi herhalde. Öyleyse bir portre kitabı olduğunu da göz önüne alarak, 99 Yüz için üstbaşyapıtı’, ‘tümyapıt’, ‘içdışyapıt gibi övgüler de uydurabiliriz sanırım.

\n

Kitabın ilk baskısında (Kaynak, Ocak 1881) Doğu Perinçekin bir Sunuşu var. O sunuştan öğrendiğimize göre Cemal Süreya Aslında ben Türkiyenin en iyi portre yazarıyımdır demiş. Eh, bu sefer şaka yapmamış ve doğru söylemiş. Bu konuda kendisine katılıyorum.

\n

Portresini yazdıkları arasında, günümüzde esamisi okunmayan ya da Cemal Süreyanın dünyasıyla ve görüşüyle hiç ilgisi olmayan pek çok ad var: Turgut Özal, Demirel, İhsan Doğramacı, Burhan Özfatura, Turgut Sunalp, Mehmet Keçeciler, Kamran İnan, Hasan Eren, Kurtcebe Alptemoçin, Faruk Sükan, Mehmet Yazar, Semra Özal, İmren Aykut, Ziya ül-Hak, Hasan Celal Güzel bunlardan bazıları. Çoğu, portrelerin yazılmasından 20 yıl sonraya bile kalamamışlar ama Cemal Süreyanın derdi de bu değil zaten: Portre ama tam da öyle değil: Toplumda o sıra öne çıkan insanların izdüşümleri olacak. Portrelerin, daha doğrusu izdüşümlerin yayımlandığı yer, haftalık siyasi 2000e Doğru dergisi, günceli izleme kaygısı biraz da bu yüzden olsa gerek. Yoksa insan bazı isimleri görünce, Cemal Süreya bunlar için niye zaman harcamış, yazısına niye konuk etmiş ki diye üzülüyor. Yazılar Ocak 1987- Ocak 1990 arası yayımlanmış.

\n

Cemal Süreyayı yitireli 22 yıl oldu. Türkçenin büyük şairlerindendi ama kitapları da sağlığında görmediği bir ilgiyle karşılanır oldu. Düzyazıları ve şiir yazıları birer kılavuz niteliğinde. Kişiliğine ve iyiliğine duyulan gereksinimse gün günden artıyor. Bir kez daha Yalnızız Cemal abi”, “Senden sonra diyorum Cemal abi/Karsa şiir gitmiyor/Kars kısa, rakı tatsız/senden sonra şiirde/her şey dibe çöküyor/ anla öyle yalnızız.

\n

Cemal Süreya portre-izdüşümlerini günümüzde yazsaydı, acaba kimleri sevindirirdi diye düşününce, gözlerimin önünde pek çok yüz belirdi. Başbakanı kesinlikle yazardı, Bülent Arınçı kaçırmazdı, hemşerisi olan Kemal Kılıçdaroğlunu da yazardı sanırım. Numan Kurtulmuşu da. Kenan Evren, sondan bir önceki portre olacakmış ama yazmamış. Belki yargılandığını duysa şimdi yazardı. Mehmet Ağarı da yazabilirdi, Mülkiyeli olduğu için yazdığı pek çok kişi var, o da Mülkiyeli ya.

\n

Gazetecilerden kimleri yazardı acaba? Doğrusu bilemedim. Çetin Altanı yazdığı için, şimdi oğlu Ahmet Altanı yazabilirdi. Murat Belgeyi yeniden yazacağını düşünüyorum. Bülent Ersoyu da mutlaka bir kez daha yazardı. “Sanatçı olmayarak Bülent Ersoy yazısında onun yürekliliğini övmüştü. Cemal Süreyadan çok, Ece Ayhanı andıran bir cümlesi de vardır o yazıda: Yeri geliyor, eşcinsel de eşcinsele insan gibi bakmayabiliyor. Tıpkı Bülent Ersoya da bazıdevrimcilerimizin lanet okuduğu gibi!

\n

İbrahim Tatlısesi yazmıştı, belki Ahmet Kayayı da yazardı, onun kaleminden bir Erkan Oğur yazısı okumayı ne kadar isterdim. Barış Mançoyu yazdı ama Cem Karacayı yazmadı. ‘Taçsız KralMetin Oktayı yazdı ama Hakan Şükürü yazar mıydı, hiç sanmıyorum. İmparatorFatih Terimi, belki. Dört KralOkan Bayülgen için emin değilim. İkinci Yeniden yalnızca İlhan Berkle Sezai Karakoçu yazmıştı. Şimdi olsa Enis Baturu, küçük İskenderi yazardı belki. Orhan Pamuku da herhalde yazardı, Cemal Süreyanın kaleminden bir Latife Tekin portresi okumak da güzel olurdu. Füruzan, Leylâ Erbil, Sevim Burak, Sevgi Soysalı da yazsaydı. Tomris Uyar: Yazar mıydı?

\n

Ne yazık ki yazabileceği bir işçi sınıfı önderi yok şimdi. Mehmet Ali Aybarı yazmış, şimdi Aybarın karşılığı da yok ki yazılabilecek!

\n

Ara Güler kimseyi yüzsüz bırakmadı! Cemal Süreyanın toplu şiirleri Sevda Sözlerinin kapağındaki sigaralı fotoğraf da Ara Gülerindir. Ama o Ara Güleri sözsüz bıraktı! Tabii Hatay Restoranın sahibi Mehmet Alinin bir portresi de kitabı bir anason kokusuyla donatırdı.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in ‘İçeridekiler’ine...

Cumhuriyet’in ‘İçeridekiler’ine...

Devamını Oku
21.03.2017
Üvey Sayfa

Devamını Oku
14.01.2013
Cemali Mektup

Devamını Oku
07.01.2013
ODTÜ 'Üniversite'dir!

Devamını Oku
31.12.2012
Mevlana'dan Yunus'tan...

Devamını Oku
24.12.2012
Dünya Cemevi

Devamını Oku
17.12.2012
Tarzan Zor Durumda

Devamını Oku
10.12.2012
Kibir Korosu

Devamını Oku
03.12.2012
Sami Baydar'ın 'Dünya'sı

Devamını Oku
26.11.2012
Cumartesi Annem

Devamını Oku
19.11.2012
Zorunsuz Âşıklama (Ya da Eskişehir)

Zorunsuz Âşıklama (Ya da Eskişehir)

Devamını Oku
12.11.2012
Eskişehir'e Gidecek Olanlara Bazı Uyarılar

Devamını Oku
05.11.2012
Kırık Kalpler Müzesi

Devamını Oku
29.10.2012
Düşyazdım...

Devamını Oku
22.10.2012
Köşeden Köşeye...

Devamını Oku
15.10.2012
Split Işığı

Devamını Oku
08.10.2012
Yürürden Abdal, Gönülden Dağ,

Devamını Oku
01.10.2012
'Zamanın Farkında'

Devamını Oku
24.09.2012
Latife'nin Zeytin Ağacı

Devamını Oku
10.09.2012
Yeni Eylül

Devamını Oku
03.09.2012
Çocukluğun Ölümü

Devamını Oku
27.08.2012
Emirgân - Teşvikiye

Devamını Oku
20.08.2012
Yol Durumu

Devamını Oku
06.08.2012
Yazla Nişanlı

Devamını Oku
30.07.2012
Yaprak

Devamını Oku
23.07.2012
İki

Devamını Oku
16.07.2012
Yaz Diye...

Devamını Oku
09.07.2012
'Merdivende Üç Şair'

Devamını Oku
02.07.2012
Alican Geldi!

Devamını Oku
25.06.2012
Dün Hazirandı

Devamını Oku
18.06.2012
'Ama...'

Devamını Oku
11.06.2012
Anıların Uğurladığı

Devamını Oku
04.06.2012
Haftaya Haziran...

Devamını Oku
28.05.2012
Yaz Bir Şiir!

Devamını Oku
21.05.2012
Enis Batur'u Sevmek

Devamını Oku
14.05.2012
Eskişiir Eskişehir

Devamını Oku
07.05.2012
1'i Kırmızı...

Devamını Oku
30.04.2012
Salak

Devamını Oku
23.04.2012
Bir İstanbul Klasiği

Devamını Oku
16.04.2012
Köşeboşu

Devamını Oku
09.04.2012