Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye. Döndüm 30- 35 yaşlarında iki genç, küçük sırt çantaları omuzlarında. Taksim’deyiz. Van’dan geliyorlarmış. Bir işyerinin hadi kursiyerleri diyelim. Kısa bir eğitimle geri dönecekler. Tokalaşıp sohbete daldık.
Seni izliyoruz dediler. Yazılardan ve sosyal medyadan.
Tabii, Kürt siyaseti gündemde.
Onlar sormadan ben sordum, nasıl buluyorsunuz açılım sürecini...
Bir beklentimiz yok dediler.
- DEM dağılacak Öcalan yeni parti kuracak diyorlar dedim.
- Öcalan başarılı olamaz, zaten DEM içinde farklı görüşler var. Mesela biz arkasından gitmeyiz, pek çok Kürt de aynı konumda.
Partili değiller, siyaseti izliyorlar, Y kuşağının Kürt gençleri diye düşündüm. Kendilerini farklı konumlandırıyorlar: Siyasetin kenarında ama iyi izleyiciler. İki Türkiyeli...
Çözüm sürecinde Kürt milliyetçiliğinin isteklerini gündeme getiriyor ve bu süreç olumlu sonuçlansa bile, şimdiki veya sonra krulacak PKK/Öcalan güdümlü partilerinin ana gündem meselelerinin yine Kürt milliyetçi talepleri olacağını söyledim. Biz de öyle görüyoruz dediler. Bu ülke etnik ayrımcılığa izin vermez, boşa enerji harcanıp duruyor karşılıklı olarak, dedim.
Ayakta sohbet sona ererken Kürtler tüm Türkiye’yi yönetsinler. Ülkenin bütününe sahip çıksınlar, Türk kökenli partiler bunu başaramadı, ülkeyi bir kez de Kürtler yönetsin, politikalarını buna göre yapılandırsınlar dedim.
***
İktidar, seçimlerde Kürtlerden oy alamaz dediler. İster Öcalan çağrı yapsın ister DEM.
Gülüştük, el sıkıştık ayrıldık.
***
AKP iktidarı, cumhurbaşkanı da sanırım benzer düşünceye geldi, AKP-MHP-DEM ittifakını dama kaldırdı.
Bunun yerine, Özgür Özel’in de son Uşak ve Bursa operasyonlarından sonra geldiği nokta, iktidarın seçim sandığını bile erteleyebileceği görüşüdür.
Koşullar bunu gerektiriyorsa yaparlar.
İktidar dışı kalmak asla kabul edebilecekleri şey değil. Etleriyle kemikleriyle adeta iktidar olmakla kaynaşmış durumdalar.
***
Dün bir soru soruldu bana: Orhan belediyelere karşı bu operasyonların, halkta karşılığının az olduğunu ve yüzde 60’ının bunların siyasi amaçla yapıldığını söylüyor. Peki AKP oy keybedeceği bu süreci neden sürdürüyor?
Yanıt veremedim. Yanıtlar var da muhtelif.
***
Belki de en iyi yanıt, iktidarı kimseye vermeyeceklerine göre, yerel yönetimleri de türlü çeşitli katakullilerle alınlar, zaman geçen millet unutur...
Yani Özgür Özel’in dünkü açıklamalarına gelip dayandı yanıt.
Her zaman iktidarın hesap etmediği bir şey vardır. Milletin direnci.
***
Rusya’nın iki haftada Ukrayna’yı alırız hesapları vardı. 4 yılı geçti.
Trump İran’a kara operasyonlarını göze alamayacak gibi.
***
Eğer Özgür Bey’in son kanaati gerçekleşirse, bu ülkeyi büyük bir kaos bekliyor demektir.
***
AKP’nin baş düşmanı CHP’dir. Tasfiye etmesi gereken partidir. Ekrem İmamoğlu CHP’nin ve anketlerin gösterdiği gibi milletin cumhurbaşkanı adayı olarak tasfiye edilmelidir. Bu süreci İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik sonu gelmez operasyonlarla başlattılar. Haksız ve hukuksuz. CHP’yi, iki kongrede de seçilmemiş eski yönetime teslim etme ve bugünkü yönetimi partisiz bırakma sürecini başlattılar. (5 Ağustos 2025, tarihli yazımdan)
Mansur Bey’i de nasıl devre dışı bırakırız hesaplarını da yazdık.
Daha Özgür Bey’i de...