Bu coğrafyada yüzyıllardır ramazan yaşanıyor. Uzun zamandır sürekli iktidar olan muhafazakârların en dindarları sahurla iftar arasını, sokağa çıkma yasağıymış gibi algılayıp kendisi gibi yaşamayanı kınar, suçlar olunca... Tatsız olaylar oluşumlar yaşanıyor.
2026 Şubatında MEB, sanki ramazanı ilk ve son kez yaşayacakmışız gibi 81 ilde süslenen okullarda, abartılı tanıtımlarla “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Maarifin Kalbinde Ramazan temalı okulöncesi/ilkokul/ ortaokul ramazan etkinliklerini” başlattı. İlginçtir; tasarlayanlarla alkışlayanlar kendi çocuklarının gittiği özel okullarda değil... Devlet okullarında yüzyıllar öncesinin kılığıyla şerbet dağıttırılan, ilahi söyletilen çocuklarla görüntü verdiler. Gönlünce sahur iftar yaşayamayan, bayramlık düşü kuramayan çocuklarla bayramı karşıladık.
“Maarifin Kalbinde” öğrencilerin paylaşma, dayanışma duygularını... “Birlik ruhunu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi milli ve manevi değerlerini” pekiştirecek ramazan etkinlikleri sürerken... 12 Mart 2026’da Karaman’daki bir imam hatip ortaokulunda, il milli eğitim müdürlüğünün onayı ile düzenlenen... Bu ilde devleti temsil edenlerin izlediği törende çocuklara İstiklal Marşımız Arapça okutuldu.
Bir yanda toplumun bir kesimini inançsızlıkla suçlayan nutuklar... Devlet okullarında, “birlik ruhunu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi milli ve manevi değerleri” pekiştireceği savlanan ramazan etkinlikleri... Aynı günlerde bağımsızlığın simgesi İstiklal Marşımıza bağışlanamayacak saygısızlık...
Bu saygısızlığa toplumsal tepki büyürken 16 Mart 2026’da Karaman Valiliği bir açıklama yaptı:
“İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü kapsamında gerçekleştirilen programda, açılışta iki kıtası marş olarak Türkçe okunan ancak sonrasında program içeriğinde yer alan İstiklal Marşı’nın ilk iki kıtasının Arapça, sonraki sekiz kıtasının Türkçe olarak okunmasına ilişkin görüntüler kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu programla ilgili olarak, kamuoyunda tepki alan hususların tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla, programı hazırlayan okul yöneticileri ve sorumlular hakkında Valiliğimizce gerekli soruşturma başlatılmıştır.”
Vali, başsavcı, Emniyet ve il milli eğitim müdürleri... Çocukları kullanarak bayrağımıza, İstiklal Marşına, Mehmet Akif Ersoy’a saygısızlığa çanak tutan öğretmenler... Bir okul etkinliğinin siyasallaştırılmasına, bu aymazlığa anında tepki verebilecek herkes oradaydı.
Mehmet Akif, “Bu şiiri Arap alfabesiyle yazmadı mı? Madem Müslümanız, Arapça bizim de dilimiz sayılır... Milli manevi değerlere, Arapçaya saygısız Kemalistlerin dil provokasyonu...” diyen dinci, yandaş gazeteciler, çakma tarihçiler, troller “cehalet”te yarışı kısa kestiler. Çünkü Atatürk’e, cumhuriyete, devrimcilere, laik eğitime yaylım ateş serbest!
Benzetmek gibi olmasın...
Osmanlı İmparatorluğunun “yükselişi” yalnızca iki yüzyıldır. Eğitimle ekonominin ipi emperyaliste kaptırılınca dört yüzyılı aşan duraklama döneminde... Eğitimle ekonomi denetlenemez... Emperyalist, yurdu işgal eder... Kurtuluş Savaşı başlar.
Ekranlarda günlerce, “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerini eğitimde yeni bir buluşmuş gibi tanıtan eğitim bakanından bayrağa, İstiklal Marşına, Mehmet Akif Ersoy’a saygısızlığa güçlü bir tepki... Açılan başka soruşturma var mı, olacak mı duyamadık.
Ulusal direniş sürerken 106 yıl önce kurulan MEB ile... Mehmet Akif’in 105 yıl önce “Türkçe” yazdığı İstiklal Marşımız laik cumhuriyetin can damarlarıdır!
“Korkma!”
Kimse can damarlarımıza basamaz!