Cemali Mektup

07 Ocak 2013 Pazartesi

\n

\n

Sevginin öyle düzeltici, öyle yerine getirici olduğunu söylediğinde bu şiir sanıldıydı. Şiir, yani şairin dediği, bazen içinden gelir söyler, bazen elinden gelir yazar. Senin hem içinden hem elinden gelirdi de kanmazdın, bir de ona kalpten ve gülüşten gelme bir şey eklerdin. Bir şey işte Ev Türkçesi mi desem, uykusuz, 8.10 vapurunun uykulu sesi mi, Afyon garındaki küçük kız mı, “beyaz, uykusuz, uzaktaki Kars mı, 24 Mayıs Cumartesi mi? Sen ki bunlarla bir şiir belleği oluşturmadın yalnızca. Bir yurt belleğine de işledin ve yeryüzü belleğine, o eskimez ve sonsuz belleğe, şiire yazdın hepsini. Böylece seninle adlı adınca ve adsız adınca şiire geçtik hepimiz. \n

\n

Şiir sanıldıydı dediğim, zaten şiirdi demek içindi. Şiirin de öyleydi, adın Cemal olmasaydı da şiir senin gül cemaline yansırdı zaten. En eski ve en yeniydi şiirin. O yüzden en eski şeyleri, kadim olanı söylerdi, sevginin düzeltici ve yerine getirici olduğunu söylediğin gibi. Bunu söyleyip senin de içinden geçerek geldiğin geleceğe bırakırdın. Tıpkı pek çok genç şairden geleceğe dizeler, şiirler, kitaplar bıraktığın gibi. Onların elinden tutup yüreklendirdiğin, şiirlerinden tutup sevdiğin, mavilendirdiğin gibi. Mavilenmiş şairler varsa hâlâ, mavilenmek bir Cemal Süreya geleneği ve geleceği olarak sürüyorsa, senin sevgi sözlerindendir bu çoğunca. Senin mavi ve sahi olan sözlerinden.\n

\n

Organikdedikleri şiir de senin şiirin gibidir, her mevsim yeni filizlerle süren, yeni yapraklarla artan, yeni çiçeklerle açan bir şiir. Günden güne daha genç bir şiir. Şiirin de öyle yerine getirici bir şey olduğunu, tıpkı sevgi gibi, senden sonra da gençlerle gösteriyor. Gençlerin en çok seni okuduğunu hem Sevda Sözlerinin yaygınlığından, sanırım 50. baskıya ulaştı, hem de üniversitede şiir konuştuğumuz, tabii en çok da senden ve arkadaşın olan İkinci Yenilerden konuştuğumuz öğrencilerden biliyorum. Sevdiğiniz, okuduğunuz şairler kimler diye sorduğumda, senin adını söylemeyen yok neredeyse. \n

\n

Şimdi o gençlerle 82 yaşındasın, daha yüzlerce yaşayacaksın. Yunus Emre, Karacoğlan, Pir Sultan nasıl yaşıyorsa, onların her zaman en genci, en mavisi olarak yaşayacaksın bir de. Öyle bir soydan, öyle bir gelenekten yürüdün geldin çünkü, oradan da süreceksin. Turgut Uyarın Büyük Gurbetçimiz Nâzım Hikmet için yazdığıSenin adın bir deftere yazıldı/eskimez mavi bir deftere/adın/yazıldı dizelerini senin için de tekrarlıyorum. Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği Gençlik Yönetimi 9 Ocak akşamı Caddebostan Kültür Merkezinde seni anacak, Üvercinkayı sevdiğin ve yazdığın Eskişehir, 12 Ocakta adına bir hafta düzenledi, Ankara seni unutur mu, orada da sana seslenecekler. Ben de 2 hafta önce Gençlik Yönetiminin Şiir İşliğinde seninle göz göze, gençlere hepsinin de içinde adının, dizelerinin, aşklarının, acılarının ve gülüşlerinin geçtiği cümleler kurdum. Bostancıda seni hiç unutmayan Mehmet Alinin Hatay Meyhanesinde. Şimdi meyhanelerde sigara içilmiyor ama sen o şiirin gibi düzeltici ve yerine getirici olan gözlerin ve elindeki sigaranla galiba mutluydun...

\n

Yazarın Son Yazıları

Üvey Sayfa 14 Ocak 2013
Cemali Mektup 7 Ocak 2013
ODTÜ ‘Üniversite’dir! 31 Aralık 2012
Dünya Cemevi 17 Aralık 2012
Tarzan Zor Durumda 10 Aralık 2012
Kibir Korosu 3 Aralık 2012
Cumartesi Annem 19 Kasım 2012
Düşyazdım... 22 Ekim 2012
Köşeden Köşeye... 15 Ekim 2012