Hikmet Çetinkaya

Acılar İçinde Yaşamamak İçin...

21 Ağustos 2011 Pazar
\n

\n

\n\n\n

Bir kumrunun gececil ötüşünde nice yaralarımız vardı, geride kalan aşklarımızda...\n

\n

Tutkularımız vardı, acılarımız, ölüm haberlerimiz, bir ırmak gibi akan yaşamımızın içinden.\n

\n

Bazen bir deniz kıyısında, bazen dağların eteklerinde kurardık düşlerimizi...\n

\n

Hüzünlerimizi ve acılarımızı...\n

\n

Nasıl paylaşırdık birlikte.\n

\n

Çöllerin çiçeklemesini bekler gibiydi umutlarımız... Yaşamın upuzun sayrık saatlerinde... Yüreğin her şeye bedel olduğu günlerde.\n

\n

Marina Tsvetaeva’nın o bildiğimiz dizelerinde... Bir kahroluş ve yok oluştu... Anlayıp anlatamadığımız:\n

\n

Arduvaz tahtalara yazıyorum adını\n

\n

Solgun yelpaze kanatlarına\n

\n

Nehirlerin denizlerin kumuna\n

\n

Buzlara ve yüzüğümle camlara \n

\n

çiziyorum adını\n

\n

Ve asırlık ağaçların kalın \n

\n

gövdelerine...\n

\n

***\n

\n

Karakaşlı, kara saçlı bir yıldızla konuştuk dün gece... Yine poyraz esiyordu denizden.\n

\n

Cunda’da kıyıda balıkçı tekneleri arasında...\n

\n

Şehit haberleriyle sarsılmıştık...\n

\n

Acıyı, ölümü, hüznü, öfkeyi iç içe yaşıyorduk.\n

\n

Ve o dizelerin, bitmeyen aşkların ve tutkuların:\n

\n

Işığında konuşuyor, okuyor baş.\n

\n

yeniden bilge oluyor, gökyüzüyle,\n

\n

buluşmak istercesine...\n

\n

........\n

\n

Cılız sesleri dinleyip en paslı tellerin,\n

\n

Kıpkızıl kokularını süzüyor\n

\n

Kütüklerinden yazın.\n

\n

Kutsal bir türkü duyuluyor tutuşan\n

\n

kanatlarından.\n

\n

Yaşının koca boşluğunun türküsü\n

\n

Yırtıyor körpe geceyi.\n

\n

***\n

\n

Beyaz ve kar kokulu dünyayı arıyor insanlık...\n

\n

Savaşı değil barışı istiyor.\n

\n

Demokrasiyi ve özgürlüğü...\n

\n

Halkların kardeşliğini.\n

\n

Rüzgârın çaldığı o melodi... Kayıp giden bir yıldız... Yok olan umutlarımız.\n

\n

Evet karşılık \n

\n

verebilirdim senin\n

\n

Akıl olmaz diyordu, olur diyordu gönlüm.\n

\n

Senin ateşine yanmam\n

\n

için sanıyorum ki\n

\n

Fırtınalarla sürüklenip\n

\n

gideceğim ben.\n

\n

***\n

\n

Aydınlık bir su dünyasında, kenarları parlayan bir sevgi... Dostluk, arkadaşlık... Acılardan birini soydu, gizledi... İnsan gene de çoğunu, daha çoğunu isterdi.\n

\n

Çiçeklenmiş bir evrende.\n

\n

Beyaz ve pembe karafiller...\n

\n

Seni...Yalnız ikimiz alıp verebiliriz\n

\n

Verecek neyimiz varsa birbirimize,\n

\n

Yalnız ikimiz biriz, ne seninle gece\n

\n

Ne geceyle ben; seninle ben, yalnız\n

\n

Yapayalnız, o denli birbirimizle,\n

\n

Delice ötesinde bilinen yalnız \n

\n

kalmaların.\n

\n

***\n

\n

Bugünlerde daha bir gösterişli doruklarda saçılan güzel kokular var... Yaşam var yeryüzü atlasında...\n

\n

Ağaçların üzerinde kat kat yükselen mavilik.\n

\n

Yaşam var, dopdolu aşk var.\n

\n

Çocuklar var gülümseyen!\n

\n

Öte yanda yağma var, talan var!\n

\n

Unutulmuş bir gökyüzü...\n

\n

O tiril tiril mavi tan çiçekleri...\n

\n

Hüzün var, acı var, ölüm var...\n

\n

Dost oluyor kimi zaman gökyüzünün sağanağı... umut oluyor yarınlar için... sevda oluyor soluyun usul usul.\n

\n

Soğuk ve kötünün olduğu yerde...\n

\n

Korkulu gözler görüyorum...\n

\n

Bu dağların sırtları\n

\n

uykuya daldı\n

\n

koyakların karanlığında\n

\n

........\n

\n

Artık bir şey yok\n

\n

hiçbir şey kalmadı\n

\n

cırcırböceklerinin gürültüsünden \n

\n

başka\n

\n

tedirginliğime yoldaşlık eden...\n

\n

***\n

\n

Şehit cenazelere kalkıyor yine...\n

\n

Yine ağlıyor analar, babalar, eşler, çocuklar.\n

\n

Yürekler kanıyor...\n

\n

Aşklarımız ve tutkularımız yok oluyor birer birer...\n

\n

Ölmek tarla kuşları gibi, ılgımda...Ya da konduğu ilk dalda Cunda Adası’nda deniz kıyısında... Denizleri aşan bıldırcın sürüsü gibi...\n

\n

Artık uçmayı özlemediğinden.\n

\n

Belki sevmediğinden, küsüp gittiğinden...\n

\n

Kör bir ispinoz gibi acılar içinde yaşamamak için...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018