Orta vadeli program
İrfan Hüseyin Yıldız
Son Köşe Yazıları

Orta vadeli program

17.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye ekonomisinin üç yıllık (2024-2026) yol haritasını gösteren orta vadeli program (OVP) açıklandı. OVP’nin, özellikle büyüme, kur ve enflasyon hedeflerinin bir arada gerçekleşebileceği konusunda fazla iyimser olduğu göze çarpıyor. Yine de en kötü plan, plansızlıktan iyidir. Bu cümleden hareketle, OVP’nin açıklanmış olmasını ve özellikle de son iki OVP’ye göre daha tutarlı bir program olmasını önemsiyorum. Daha fazla ve somut hedeflerin olması, bir takviminin bulunması onu diğerlerinden farklı kılıyor. Ekonomik verileri kullanan herkes için bazı belirsizlikler ortadan kalkmış gibi gözüküyor.

Mehmet Şimşek ve ekibine verilen kredi çerçevesinde ekonomideki aktörler, kendi plan ve programlarını yapabileceklerini düşünmeye başladılar. Ancak enflasyon hedeflerinin tutturulmaması, bütçe gelirlerinin önemli oranda dolaylı vergiler yoluyla geniş halk kesimlerinin üzerine yıkılması, var olan yoksulluğu büyüteceği ve gelir dağılımı dengesini iyice bozacağı anlaşılıyor. Dolayısıyla, önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle siyasi irade OVP’nin arkasında ne kadar kararlı durur, orada ciddi bir belirsizlik görünüyor. Ayrıca piyasa aktörlerine ve özellikle yabancı yatırımcıya yeterli güven verilebildi mi sorusu halen olumlu cevaplanabilmiş değil çünkü güven konusu tamamen yapısal reformlarla ve hukuk düzeninin tesisiyle ilgili bulunuyor.

HEDEFLERDE TUTARSIZLIK

OVP, açıklandıktan sonra olumlu eleştiriler almakla birlikte, en fazla eleştiriyi enflasyon, kur ve büyüme hedefleri arasındaki tutarsızlık üzerinden aldı. Ben de hedeflenen enflasyon rakamına, hedeflenen büyüme rakamı ile ulaşılamayacağını değerlendiriyorum. Makro istikrarı ve enflasyonu düşürmeyi hedefleyen OVP, bu hedeflerine sıkı para politikası, mali disiplin ve yapısal reformlar yoluyla ulaşmayı amaçlıyor. Programın en önemli hedefleri arasında büyüme var. Büyüme hedefi düşürülmüş olmasına rağmen (ilk yıl için yüzde 5.5’ten yüzde 4.4’e ve sonraki yıllarda yüzde 4 ve üzeri), enflasyon hedefi ile kıyaslandığında halen yüksek kalıyor. 

Bu OVP de daha öncekiler gibi büyüme konusunda ihracatı öne çıkarıyor. Yurtiçi talep ile (tüketime dayalı) sağlanan büyümeden az da olsa vazgeçildiği anlaşılıyor. Yurtiçi talebi kısacak önlemler, özellikle sıkı kredi politikaları kullanılarak alınmaya çalışılıyor. Faizler yükselirken, bireysel kredi kullanımları azaltılarak talep kaynaklı enflasyonun önlenmesi amaçlanıyor. Bu politika setinde, yurtiçi talep yerine yurtdışı talebin büyümeyi desteklemesi hedefleniyor. Ancak Türkiye’nin dış ticaret yapısı ve OVP ile hedeflenen kur politikası bu amacın gerçekleşmesine yardım edebilecek midir? Bu soruyu, Türkiye’de enflasyonun kaynağının sadece talep olmadığını, maliyet enflasyonunun da belirgin olduğunu ve bunun temel kaynağının da artan döviz maliyetlerinin olduğunu hatırlatmak için soruyorum.

BÜYÜMENİN NİTELİĞİ

Üzerinde durmak istediğim diğer bir konu da “büyümenin niteliği” ile ilgili. Türkiye, enflasyonu önlemeden kalıcı büyümeyi sağlamakta zorlanıyor. Sürdürülebilir büyümenin yatırımlar üzerinden gelmesi gerektiği konusunda bir fikri mutabakat var. Mevcut hükümet de bütün OVP’lerde, ihracata dayalı büyüme vurgusu yapıyor ancak gereğini yapmıyor. Bu defa da büyüme hedefimizi ihracat üzerinden sağlamayı düşünüyorsak eğer, katma değerli üretim ve bunun ihracatını gerçekleştirmemiz gerekmiyor mu? Ancak “dış ticaretimizdeki teknolojik yoğunluğa” baktığımızda bu pek mümkün görünmüyor.

Türkiye, mevcut üretim yapısı çerçevesinde olabildiği kadarıyla katma değerli ürünler üretip, ihraç etmeye çalışıyor. Ancak ihracata dayalı ve sürdürülebilir bir büyüme için bu yeterli değildir. Buradaki katma değerin, yeni teknolojiler ile üretilmiş ürünlerin sağladığı yüksek katma değer olmalıdır. Türkiye bunu henüz başarabilmiş değil. Temmuz ayı dış ticaret verilerine göre, katma değerli ürünler olduğunu varsaydığımız “yüksek teknolojili ürünler”in on iki aylık imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3.6 civarındadır. Bu oran, geçen yıl yüzde 2.8’di, bu oranın bu yıl yükselmiş olması olumlu olmakla birlikte çok yetersizdir. Temmuz ayı itibarıyla on iki aylık ithalatın içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payı ise yüzde 10.3’tür ve cari açığı artıracak biçimde çok yüksektir.

Kalıcı ve ihracata dayalı büyüme, yüksek teknoloji içeren ürünlerin üretiminin ve toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payının artırılması ile mümkün olacaktır. Bu tespitten hareketle şunu söyleyebiliriz ki mevcut ihracat yapısını destekleyecek politikalar bir kez daha sürdürülebilir büyüme sağlama konusunda yetersiz kalacaktır. 

Yazarın Son Yazıları

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840).

Devamını Oku
17.08.2025
Ekonomik belirsizlikler

Ülke olarak neden sürekli makroekonomik belirsizlikler ve dengesizliklerle uğraşıyoruz?

Devamını Oku
03.08.2025
Bıçak kemiğe dayandı

İktidarın iki yıldır yürüttüğü enflasyonla mücadele programında yolun sonuna gelindi diyebiliriz.

Devamını Oku
20.07.2025
İçimiz yanıyor!

Her yaz meydana gelen orman yangınları, yaşadığımız bir trajediye dönüştü...

Devamını Oku
06.07.2025
Ekonomi politik girdap

Trump’ın, gümrük tarifelerinde ve uluslararası ticarette yarattığı belirsizliklere, 13 Haziran’da İsrail’in, İran’a saldırmasıyla artan jeopolitik riskler de eklenince...

Devamını Oku
22.06.2025
Bayramlaşamıyoruz bile!

Düşünce üreten, yazan ve çizen insanların erdemi, elbette yaşadığı dönemin sorunlarını dile getirmekten geçiyor.

Devamını Oku
08.06.2025
İstikrarsızlığın maliyeti büyüyor

Geçtiğimiz cuma günü, 19 Mart’ta başlayan İBB operasyonlarının dördüncüsü yapıldı. Merkez Bankası da perşembe günü, 19 Mart’tan sonra ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi.

Devamını Oku
25.05.2025
Ekonomi sert daralıyor

Ekonomi sert daralıyor

Devamını Oku
11.05.2025
Depremi beklerken

Depremi beklerken

Devamını Oku
27.04.2025
Dünya’da Trump belirsizliği

Dünya’da Trump belirsizliği

Devamını Oku
13.04.2025
Ekonomide büyük tahribat

Ekonomide büyük tahribat

Devamını Oku
30.03.2025
Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Devamını Oku
16.03.2025
Ekonomide güven sorunu

Ekonomide güven sorunu

Devamını Oku
02.03.2025
TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

Devamını Oku
16.02.2025
Sosyal adaletin küresel krizi

Sosyal adaletin küresel krizi

Devamını Oku
02.02.2025
Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Devamını Oku
19.01.2025
Ekonomide öngörüler

Ekonomide öngörüler

Devamını Oku
05.01.2025
Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Devamını Oku
22.12.2024
Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Devamını Oku
08.12.2024
Aralıkta faiz indirimi sinyali

Aralıkta faiz indirimi sinyali

Devamını Oku
24.11.2024
Vergide adalet kalmadı

Vergide adalet kalmadı

Devamını Oku
10.11.2024
Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Devamını Oku
13.10.2024
Faiz sarmalına girdik

Faiz sarmalına girdik

Devamını Oku
29.09.2024
Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Devamını Oku
15.09.2024
Tarımını kaybeden ülke

Tarımını kaybeden ülke

Devamını Oku
01.09.2024
Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Devamını Oku
18.08.2024
Servet transferi ve iktidar

Servet transferi ve iktidar

Devamını Oku
04.08.2024
Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Devamını Oku
21.07.2024
Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Devamını Oku
07.07.2024
Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Devamını Oku
23.06.2024
Enflasyon zirve yaptı

Enflasyon zirve yaptı

Devamını Oku
09.06.2024
Ahbap çavuş kapitalizmi

Ahbap çavuş kapitalizmi

Devamını Oku
26.05.2024
Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Devamını Oku
12.05.2024
Mali müşavirler ayakta

Mali müşavirler ayakta

Devamını Oku
28.04.2024
Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Devamını Oku
14.04.2024
Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Devamını Oku
31.03.2024
Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Devamını Oku
17.03.2024
İrfan Hüseyin Yıldız yazdı...

Hayat pahalılığı kimleri eziyor?

Devamını Oku
03.03.2024
Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Devamını Oku
18.02.2024
Kapitalizm krizleri üretiyor

Kapitalizm krizleri üretiyor

Devamını Oku
04.02.2024