HDP Çantada Keklik Değil

02 Ekim 2021 Cumartesi

Millet İttifakı’nın ortaklarının kendilerine önem yükleyen çıkışlarından aldığı gücün de etkisiyle HDP, önümüzdeki seçimlerde anahtar parti olduğunu vurguluyor.

Geçen hafta başında açıkladığı bildirgeye bakılacak olursa HDP, Millet İttifakı’nın baktığı gözlükle pek çantada keklik gözükmüyor. Tam tersine, HDP’nin ittifaklardan uzak durarak pazarlık alanını genişletmekten yana olduğu anlaşılıyor. 

Bu teze kanıt olarak HDP bildirgesindeki yeni anayasa istemli bölüm gösterilebilir. HDP’ye göre, sivil, özgürlükçü, yeni bir anayasa, gerçek anlamda bir toplumsal sözleşme, Türkiye’de yeni bir başlangıcın ve demokratikleşmenin tacı olacak. HDP’nin arzuladığı anayasanın içeriği şöyle tanımlanmış:

“Bu anayasa; farklı kültürlere, kimliklere, inançlara, anadillerine ve yaşam tarzlarına saygıya dayalı eşit yurttaşlığı esas almalıdır.”

Kimlikçi, ümmetçi yapıya dayalı bir devlet yapısı istemidir bu. Yani, CHP sözcülerinin dile getirdiği “sorunların üniter yapı içinde çözülmesi”ni öngörmez.

Sol görünümlü temsiliyetin yanında etnikçi ve muhafazakâr bir kitleye dayanan HDP, seçim sürecinde oynak bir zeminde siyaset yapacaktır.

İktidarı kaptırmak istemeyen Saray’daki AKP’li de mutlaka bu zemini kendi yararına çevirmek isteyecektir. Hem de Cumhuriyetin kuruluş felsefesine son verecek bir anayasa değişikliği peşindeyken.

LAİKLİĞE BİR KEZ DAHA ÇAĞRI

Laikliğe Çağrı Birlikteliği Ankara Heyeti’nin son yaptığı açıklamadan: 

“İktidar, yönetenler, özellikle son yıllarda laik kazanımlarımızın yerine, Talibanvari dini yorumları ikame etmek adına seferber olmuştur. İnce FETÖ’yle ortaklaşmış, FETÖ, kamu yönetiminin tamamını isteyip darbeye kalkışınca ortaklık bozulmuş, ders almayan AKP, kamu alanında diğer İslamcı-İhvancı cemaat işgaline seyirci olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, pozitif eğitime, Cumhuriyetin kazanımlarına, felsefeye kapanmış, laik okul müfredatı, imam hatip okulu müfredatıyla neredeyse aynileştirilmiştir. 

Yargıdan eğitime, kültürden spora, sosyal medyadan ekonomiye değin her alanda görmeye başladığımız Diyanet, gericiliğin, bölücülüğün, köleciliğin finansörü ve koruyucusu olmuştur! 

Diyanet İşleri Başkanlığı, kuruluş amacından savrulup Osmanlı Şeriye ve Evkaf Vekâleti haline gelmiştir. Bu nedenle daha gür ve kitlesel ses vererek, Taliban-IŞİD benzeri bir işgal yaşamadan önce, kazanımlarımıza sahip çıkmamız gerekmektedir. ‘Anayasal görevinin dışına çıkan, şeriat düzeni isteyen kesimleri destekleyen Diyanet hakkında yasal ve kısıtlayıcı önlem alınmalı’ derken, bu talep mahcubiyetle değil, cesaretle haykırılmalıdır.”

OLUMLU ÜYE

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ’ın sürülmesini ve savunma haklarını budayan kararnameyi eleştiren Trabzon yargıcı Murat Aydın’a Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) geçen yıllarda kınama cezası vermişti.

Kınama kararına itiraz edildi, bu yıl yeni seçilen HSK Genel Kurulu bu itirazı reddetti.

Ret kararına İYİ Parti kontenjanından seçilen HSK üyesi Cumhur Şahin muhalefet oyu kullandı. 

CHP kontenjanından seçilen üye Ömür Topaç’a gelince... İtirazı reddetti. Yani, kınamayı olumladı. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hasan Fehmi Güneş 4 Aralık 2021
Hoş Memo ve Ailesi 13 Kasım 2021