Gazetecilik suç değildir!
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Gazetecilik suç değildir!

30.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında Kadıköy’de Mehmet Ayvalıtaş Parkı’ndayız. Gezi olaylarının ilk kurbanı olan, 20 yaşında hayatını kaybeden bir gencin adını taşıyan bu parkta.

“Gazetecilere Özgürlük” yürüyüşü için şiddetli yağmura rağmen parkı dolduranlar sadece gazeteciler değildi; doğru ve gerçek haber alma hakkını savunmak isteyen onlarca genç ve yaşlı da vardı.

Parktan yükselen ses, aslında uzun süredir biriken bir gerçeğin dışavurumu: “Gazetecilik suç değildir!”

Son yıllarda sık sık söylemek zorunda kaldığımız bu cümle bir slogan değil, bir ülkenin demokrasiyle kurduğu ilişkinin turnusol kâğıdı artık.

Türkiye’de gazeteciler haberleri nedeniyle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Fatih Altaylı, Merdan Yanardağ, Şeker Bayramı’nda ailesini ziyarete gittiği Tokat’ta gece operasyonuyla gözaltına alınan İsmail Arı ve evine onlarca polisle gidilen Alican Uludağ bu tablonun sadece son örnekleri. Ortak özellikleri ise açık:

Gerçeğin peşinde koşmaları. Dün yüzlerce polisin ablukası altında, tutuklu tüm gazetecilerin serbest bırakılması istendi. Basının üstündeki baskıların kaldırılması talep edildi ama sesimizin duyulmadığı, barikatı kaldırıp kısa bir yürüyüş yapılmasına izin bile verilmemesinden anlaşılıyordu.

Tabii ki Türkiye’de basın özgürlüğü son 20 yılda bir anda ortadan kalkmadı. Adım adım, yasa yasa daraltıldı. 2005’te yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’yla başladı. 2018’de RTÜK’ün yetkilerinin genişletilmesiyle internet yayıncılığı denetime alındı. 2020’de sosyal medya düzenlemeleriyle içerik kaldırma süreçleri hızlandırıldı.

DEZENFORMASYON KILICI

2022’de çıkarılan “Dezenformasyon Yasası” ise en kritik eşiklerden biri oldu; “halkı yanıltıcı bilgi” gibi muğlak bir suç tanımıyla, gazetecilik faaliyetinin kendisi riskli hale getirildi.

Bu tablo uluslararası raporlarda da açık biçimde yer alıyor. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu, Türkiye’de baskının temel aracının yargı haline geldiğini vurguluyor. Committee to Protect Journalists ise gazeteciliğin “kriminalize edildiğini” açıkça ifade ediyor.

KIRILGANLIK ARTARKEN

Türkiye bugün ağır bir ekonomik ve jeopolitik baskı altında. ABD-İran savaşı tüm dünyayı tehdit ediyor. Uluslararası kuruluşlar birbiri ardına raporlar açıklıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) küresel ekonomide savaşlar, enerji krizi ve tedarik zinciri kırılmaları nedeniyle büyümenin yavaşladığını, enflasyonist baskıların arttığını ortaya koyuyor.

Gıda ve Tarım Örgütü ise gıda sisteminde “yapısal şoklar” yaşandığını, özellikle enerji ve gübre fiyatlarındaki artışın tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini vurguluyor.

Bu küresel tablo içinde Türkiye’nin kırılganlığı daha da belirgin. On yıllardır ithalata dayalı büyüme modeli, enerji ve tarımda dışa bağımlılığı derinleştirdi. Bu da küresel krizlerin doğrudan iç piyasaya yansıması anlamına geliyor: Daha yüksek enflasyon, daha düşük büyüme, daha fazla işsizlik.

Tam da böyle bir dönemde, yani sorunların açıkça konuşulması gereken bir eşikte, gazetecilerin susturulması yalnızca bir hak ihlali değil; aynı zamanda ekonomik ve toplumsal krizi derinleştiren bir tercih.

Çünkü serbest bilgi akışı olmadan sağlıklı ekonomi yönetimi de mümkün değildir. Şeffaflık olmadan güven oluşmaz. Güven olmadan yatırım gelmez.

Bugün gazetecilik faaliyeti giderek daha da riskli hale geliyor. Oysa gazetecilik bir suç değil. Aksine, kamu adına yapılan bir denetim faaliyeti.

Medya susturulduğunda, kaybeden yalnızca gazeteciler olmaz, toplumun tamamı karanlıkta kalır. Demokrasi de öyle...

Yazarın Son Yazıları

Gazetecilik suç değildir!

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında Kadıköy’de Mehmet Ayvalıtaş Parkı’ndayız.

Devamını Oku
30.03.2026
Vatandaşlık temel geliri mi, sadaka mı?

Finlandiya 2017-2018 yıllarında iki bin işsize aylık 560 Avro verdi. İş bulsalar bile kesilmeyen bir ödeme. Sonuç şaşırtıcı oldu. İnsanlar çalışmayı bırakmadı ama daha az stresli, daha güvenceli yaşadılar.

Devamını Oku
16.03.2026
Afette kadın olmak

Bu 8 Martta kadınların mesleki sorunları, camdan tavanları tabii ki tartışıldı tartışılıyor. Ama deprem bölgesinin gündemi daha farklı. Kadınların önemli bir bölümü zaten kayıt dışı çalışıyordu. Küçük işletmelerini, tezgâhlarını, atölyelerini kaybeden kadın girişimcilerin büyük kısmı üretimden koptu.

Devamını Oku
09.03.2026
Trakya’nın ciğerine nükleer hançer

Hükümetin gerekçesi enerji arz güvenliği. Akkuyu’da ilk santral Rusya’ya verildi. Üçüncü santral için Çin’le müzakereler yapıldığı biliniyor. Yeni iddialar Kanadalı bir şirketi işaret ediyor.

Devamını Oku
23.02.2026
Belirsizlik günlerinde genç girişimci olmak

Bugünün genç iş insanları yalnızca teknik bilgiyle değil; adaptasyon, analiz, empati ve stratejik düşünme becerileriyle ayakta kalmak zorunda. Belirsizlikle başa çıkabilme, kriz yönetimi ve sürdürülebilirlik perspektifi artık temel yetkinlikler.

Devamını Oku
16.02.2026
Türkiye sarsılarak üretimden kopuyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e göre milyonlarca kişiye istihdam sağlayan tekstil ve hazırgiyim “çaput” üretiyor.

Devamını Oku
09.02.2026