Münafık dinamiği

01 Haziran 2018 Cuma

24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili seçimleri arasında oy farkı olabileceğine ilişkin görüşleri en çok Erdoğan dile getiriyor. Hatta Erdoğan tartışmayı iyice tırmandırarak, kendisine oy verip AKP’ye oy vermeyecek olanları, bu sonuç için çalışanları münafıklıkla suçladı. Meydanlarda da, güçlü ülke, güçlü Meclis vurgusu yaparak, iki seçim arasındaki paralellik konusunda hassasiyetini gösteriyor. Getirilen yeni sistemin otomatik olarak bir denklik yaratmayacağının itirafı pahasına bu meseleyi gündemde tutmaya devam ediyor.
Çeşitli araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlar, bu rahatsızlığın ne kadar sahici olduğunu, Erdoğan’ın endişelerinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Son olarak Metropoll’ün açıkladığı ankette çok dikkat çekici rakamlar var. Erdoğan’ın seçmen nezdindeki kabul seviyesini gösteren “görev onayında” son üç ayda ciddi bir erime görülüyor. Ama asıl önemli olan şubat ve mayıs ayları arasında MHP seçmeninde yüzde 10’un üzerinde, AKP seçmeninde ise yüzde üç civarında gerileme olması, seçim yaklaştıkça ibrenin bir türlü yukarıya dönmüyor olması.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şubat ayındaki görev onayına evet cevabı veren, yani onu görevinde başarılı bulan MHP’liler yüzde 11.5 puan gerileyerek mayıs ayında 41.7’den 30’a inmiş. Başarısız bulanlar da yüzde 12 civarında artarak yüzde 44’ten 66’ya çıkmış. Yani son üç ayda Erdoğan’a oy vermesi muhtemel her dört MHP’liden en az biri vazgeçmiş. Bu sonuçlardan bakılınca, mayıs verileri itibarıyla MHP seçmeninde Erdoğan’a oy vereceklerin oranı üçte bire bile ulaşamıyor. Bu tablo, referandum sonuçlarına benzer bir eğilimi işaret ediyor.

Araştırmadaki MHP’li seçmenlerin 1 Kasım’da verdikleri oya göre belirlenmiş olması, İyi Parti etkisinin tam görünmesini engelliyor. Ancak, İyi Parti’nin kuruluşuyla yaşanan kopmadan epey sonra, şubat ayından itibaren erimenin devam ediyor olması, oy hareketinin İyi Parti’den bağımsız olarak da devam ettiğini gösteriyor. Üstelik, AKP seçmeni dahil diğer parti taraftarında da Erdoğan’ın görev onayının artmıyor olması, kararlı bir trendi işaret ediyor. AKP içerisinde, iki seçimden birinde oy vermemek şeklinde pasif bir muhalefet olasılığından bahsediliyor.
Bu veriler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin daha fazla, Cumhur İttifakı’nın daha az oy alabileceği iddiasıyla meydanlarda yaptığı uyarıların gerçeği tam yansıtmadığının kanıtı. Erdoğan’ın, iddialarının tersine Cumhur İttifakı’nın topladığı oyu yakalayamaması hiç de küçük bir olasılık değil. Elbette, Erdoğan’ın iki seçim arasında kendisi aleyhine bir dengesizlik ihtimalini seslendirerek konuşması, “bana oy vermeyecek münafıklar” demesi beklenemez. Ancak endişe kalkmadığı için, tersinden de olsa bu mesele gündemde kalacak.
24 Haziran’da yapılacak seçimler, sadece muhalefet ile iktidar oy oranları, Cumhurbaşkanı’nın hangi turda seçileceği gibi başlıklarla tartışılmayacak. İttifakların içindeki oy dağılımları, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento sonuçlarındaki farklar ve liderlerin performanslarıyla da çok tartışılacak. Hatta bu ikincil sonuçlar, 24 Haziran sonrasında oluşacak siyasi zeminde, birincil sayısal verilerden çok daha etkili olacak. Sürprizlere açık seçimin kalıcı sonuçlarını “münafıklar” belirleyecek.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Eyvallah 10 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları