Eşkıya dünyaya nasıl hükümdar oldu?

03 Haziran 2020 Çarşamba

Tehlikeli olan tek ötekileştirme ırkçılık değildir.

Sadece Kürtleri, Çingeneleri, Yahudileri, Kızılderilileri, Afrikalıları, göçmenleri, mültecileri vs. değil nefretinizin odağına yoksulları koyduğunuzda da tehlikeli hale gelirsiniz.

Kadınlara olumsuz anlamda farklı davranıyorsanız tehlikelisinizdir.

Hayvanların sizin iştahınıza hizmet için yaratıldığını sanıyorsanız tehlikelisinizdir.

İnandığınız dinin dünyaya hâkimiyetini hayal ediyorsanız tehlikelisinizdir.

Atalarınızın fetih hikâyeleriyle, tarihinizdeki çeşitli askeri zaferlerle gurur duyuyorsanız tehlikelisinizdir.

Başka ülkelerdeki savaşları yemek sofrasının başında ekrandan izleyebiliyorsanız tehlikelisinizdir.

Ayaklarınızın altında dolanan dilenci bir çocuğun yanından geçerken, durumu meşrulaştıran bahaneler bulabiliyorsanız tehlikelisinizdir.

Farklı cinsel yönelimlere dair tartışmaları “ama”larla yapıyorsanız tehlikelisinizdir.

Özgürlüklerin bir sınırı olacağını savunuyorsanız tehlikelisinizdir.

Ailenizi, halkınızı ve ülkenizi dışarıdan gelecek saldırılara karşı korumak için her şeyi yapabileceğinizi düşünüyorsanız tehlikelisinizdir.

Öteki” diye bir şey bildiğiniz sürece bir ırkçı kadar tehlikelisinizdir. 

Kutsallaştırdığınız kitaplardaki “ötekileştirme”yi önemsemediğiniz için...

İnsanın cennetten kadın yüzünden kovulduğuna inandığınız için...

Yeryüzündeki ilk cinayeti kardeşini öldüren birinin işlediğini anlatan mitolojik hikâyelerden işkillenmediğiniz için...

Adaleti aslen var olmayan tanrılara atfettiğiniz...

Ve kurduğunuz sistemde adalet peşine hiç düşmediğiniz için tehlikelisinizdir. 

İnsanın dünyanın hâkimi ve birbirinin celladı olmasını kabul ettiğiniz her noktada tehlikelisinizdir.

İnsan ırkının zaaflarını ve kötülüklerini kamufle etmekte ustalaşan bir sisteme boyun eğdiğiniz sürece tehlikelisinizdir.

Kendinizi bir yere ait ve bir yeri de size ait hissettiğiniz için tehlikelisinizdir. 

Ülkeleri birbirinden ayıran sınırları olağan bulduğunuz için tehlikelisinizdir.

Yaşadığınız coğrafyanın size ve atalarınıza ait olduğuna kandığınız için tehlikelisinizdir.

Bayrağa yapıcı değil yıkıcı bir değer yüklediğiniz için tehlikelisinizdir.

Kimlik politikalarına güvendiğiniz için tehlikelisinizdir.

Hiç kimse olmayı göze alamadığınız için tehlikelisinizdir.

Tarihinizi utanarak okumadığınız için tehlikelisinizdir.

Haklı savaş vardır sandığınız için tehlikelisinizdir.

Mülkiyeti ve mahremiyeti değerli kıldığınız için tehlikelisinizdir.

***

Hadi dünyanın şu haline bakın ve tüm bunlara itiraz edin. 

Kendi iyi niyetinizden ve başkalarının kötü niyetinden bahsederek sahip çıktığınız değerler üzerindeki haklılığınızı ispat edin.

Vatandan bahsedin. Aileden. Devletten. Bayraktan. Kutsal kitaplardan.

Geleneklerden, göreneklerden, alışkanlıklardan. 

O ailenin yaraladığı çocuklukları, o devletin ezdiği mağdurları, o bayrağın yüklendiği saldırganlığı, o kutsal kitapların ayrıştırdığı, o geleneklerin sakat bıraktığı insanlığı, bunlardan beslenen korkunç politikaları ve o politikalara başkaldıranların da aynı zehirden beslendiklerini görmezden gelin.

Irkçılığa karşı büyük laflar söyleyin. Kapitalizme verip veriştirin. Diktatörlere küfürler edin. Her seferinde. 

Ve yeryüzünün bütün isyan süreçlerinin ve isyan sonralarının birbirine benzediğini yine es geçin.

Bir avuç barışçıl eylemcinin haklı itirazının, şiddete bulanan yağmaların ateşinde hızla eritilişini görmezden gelin.

Olay nihayetinde isyan bastırma bahanesiyle iyice güçlenen acımasız otoritelerin lehine gelişsin.

Devlet başkanları ellerinde kutsal kitaplarla terbiyesizce ekranlarda belirsin.

Ve bir büyük isyan ateşi daha, gözünüzün içine baka baka şanlı isyan tarihinde yerini almak üzere sönsün gitsin.

İsyan kıymetlidir. Ama neye nasıl isyan edildiği daha kıymetlidir.

Vahşi devletleri yıkmak için önce gelenekleri, görenekleri ve inançları yıkmak gerekir.

Değerleri altüst etmek gerekir. Beklenen değil beklenmeyen, umulmadık, hazırlıksız yakalanılan, faka basılan, öngörülemez eylemleri içselleştirmek gerekir.

Anca öyle bir isyan önce insanı sonra da dünyayı kökünden değiştirir.

***

Ya da şöyle diyelim.

Kimse çağrıldığı cepheye gitmez...

Üstüne bir de kimse Coca Cola içmezse...

Böyle bir isyanın altından benim diyen hiçbir devlet kalkamaz. 

Ve ondan sonra hiçbir eşkıya dünyaya sittin sene hükümdar olamaz.


Yazarın Son Yazıları

Tek adam, çok baro! 1 Temmuz 2020
Sevdiğim kadın adları 26 Haziran 2020
İştah ve kötülük 10 Haziran 2020
Gezi darbesi? 29 Mayıs 2020
Geçmiş olsun 22 Mayıs 2020
Fotoğraflardaki kızlar 15 Mayıs 2020