Deprem bölgesinde 651 bin kişi halen evsiz
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Deprem bölgesinde 651 bin kişi halen evsiz

08.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

6 Şubat depremlerinin üzerinden iki sene geçti. Ne acımız dindi ne öfkemiz ne de çaresizliğimiz. En kötüsü de bu çaresizlik hissi. Depremin olduğu gün Kahramanmaraş ve Antakya’da gördüğüm, hissettiğim tek şey çaresizlikti. Bu duygu, öfkemin geçmesine izin vermiyor.

Bütün depremzedeler sıcak ve sağlam evlerde oturmaya başlasa, mutlu bir hayata geri dönse de 6 Şubat sabahını her hatırladığımda hissettiğim duygular silinmeyecek.

Bu sene anma ve Halk TV’de programımızı Antakya’da yapmak için deprem bölgesine yeninden gittim. İki senedir hükümet ne yapmış diye baktım. Bölgedeki vatandaşlarımızı gördüğümde iki senenin sonunda çok da bir yol gidilmemiş gibi görünüyor.

Kentler koca bir şantiye olmuş durumda. Toz duman ortalık, ne nefes almak mümkün ne de sağlıklı yaşamak.

Kabul, bu kadar bina nasıl yapılacak elbette şantiyeler kurulacak ama gidince anlıyorsunuz işte bir plansızlık bir düzensizlik var.

Yine koca binalar dikiliyor yine barınma sorununu çözmek yerine “rantabl” alanlar yaratılmak hedefleniyor. En azından süren inşaatlardan görülen durum bu... Amerikan tarzı veyahut lojman tarzı iki bilemedin üç katlı evler yapmak varken neden çok katlı evlere gidiliyor anlamış değilim.

Deprem oldu diye Antakya deprem bölgesi olmaktan mı çıktı?

Bilmediğim konuda ahkâm kesmeyeyim. Anma programları bittikten sonra Adana’ya baba ocağına döndüm. Babamın rahatsızlığı ve tedavisini takip etmek için buraya geldim.

Ancak bir yandan da deprem bölgesinde yapılan inşaatları düşündüm. Bunlar aklımı kurcalarken bir anda İletişim Başkanlığı’nın faaliyet raporuna ulaştım.

Öyle gizli bir şey değil. Adı: Asrın Felaketinin 2. Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları...

Raporu okudukça şok oldum. İletişim Başkanlığı neyi itiraf ettiğinin farkında mı bilemedim.

Felaketin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen resmi rapora göre deprem felaketini yaşayan tüm illerde halen konteynerlerde toplamda 651 bin 958 vatandaşımız yaşıyor. Yani bugün halihazırda deprem bölgesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 650 bin kişi evsiz.

Raporda vurgulanan ilginç bir faaliyet var: Kurulan konteynerlere 105 bin vantilatör ve 149 bin 305 klima takılmış. Ne desem bilemedim.

Bitmedi... Sadece Hatay’da 218 bin kişi konteyner yaşamı sürüyor. Kahramanmaraş’ta 107 bin kişi, Adıyaman’da 118 bin kişi, Malatya’da 112 bin kişi konteynerde yaşıyor. Diğer illerde nispeten daha makul sayılar var.

Üstelik 75 milyar dolarlık bir kaynak deprem bölgesine aktarılmasına rağmen yüz binlerce insan halen evsiz. Bu parayla yeni ülke kurarsınız, neden bu insanlar hâlâ tavanı akan, her yağmur yağdığında su içinde kalan konteynerlerde yaşıyor?

Yapılan çalışmalar da var, raporda yazanı kısaca aktarayım:

“18 il, 179 ilçe, 8 bin 474 mahalle 2 bin 472 köy için 30 Mayıs 2023 tarihinde başlayan hak sahipliği süreci 25 Aralık 2023 tarihinde, sadece 211 günde tamamlanmıştır. Hak sahipliği sürecinde, 845 bin 371 talep değerlendirilmiştir. Taleplerin tümü (85 milyon evrak) ilgili komisyonlar tarafından incelenmiştir. 15 milyon sayfalık 70 bin komisyon kararı alınmıştır. Başvuruların yüzde 65’i e-Devlet, yüzde 35’i AYDES üzerinden alınmıştır. Bu taleplerin itiraz sonrası muhtemel dahil; 18 ilde toplam hak sahibi sayısı 451 bin 10’dur.”

Bakın ben de farkındayım bu işin zor bir iş olduğunu. Fakat en başa dönelim. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın içerisinde bulunduğu çaresizliği hissedince “yapabileceğimiz bu kadar mı yani” demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Bizim gibi bir ülkenin iki senede çoktan insanları 2-3 katlı binalara yerleştirmiş olması gerekirdi. 650 kişinin halen evsiz olması insanın onuruna dokunuyor.

Sonuç olarak gördüğüm şeyler, konuştuklarım, bölgedeki çalışmalar, yaratılan üretim kapasitesi ile birlikte en az 5 sene daha bu tablonun devam edeceğini öngörüyorum.

Kaybettiklerimize mi üzülelim, kalanların çaresizliğine mi artık karar veremiyorum. Bildiğim tek şey var mücadeleyi bırakmamak. Oradaki çocukları iyi bir eğitim ve güzel bir gelecekle buluşturmak boynumuzun borcu.

Herkes kendi çapında bunun için çabalamalı, bunun için yaşamalı. Bu ülkenin çocukları çok değerli. Ben de gazetecilik yaptığım sürece oradaki durumun, en ufak sorunun takipçisi olacağım.

İnanıyorum 20 sene sonra konteyner kentlerden çıkmış çocukların başarı hikâyelerini okuyup gururlu gözyaşları dökeceğiz.

Kim bilir belki de konteynerde büyümüş, okuma yazmayı konteyner kentteki konteyner okulda öğrenmiş bir Nobel ödüllü bilim insanımız bile olur ilerde...

İşte o zaman hep beraber güneş yüreğimizi ısıtır, kaybettiklerimize olan borcumuzu bir nebze de olsa ödemiş oluruz.

Yazarın Son Yazıları

Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025