Yazık bu ülkenin emekçilerine
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Yazık bu ülkenin emekçilerine

17.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Bunu yaşayarak, okuyarak, dinleyerek, görerek her gün yeniden ve yeniden anlıyorum. 

Sadece hukuki zorluktan bahsetmiyorum. Türk halkı büyük bir ekonomik sınav veriyor. Zengin olmak için değil, adeta hayatta kalmak için savaşıyor. 

Gelin anlatayım...

Geçen sabah Maltepe’deki akaryakıt istasyonundan motosikletime benzin aldım. Aynı gün akşam, başka bir araca benzin almak için yine aynı akaryakıt istasyonuna gittik. 

Sabah benzin alırken pompa başında çalışan genç arkadaş hâlâ aynı pompada görev başındaydı.

Adını sordum. İsrafil olduğunu söyledi. Ayaküstü sohbet ettik.

“Kaç saattir çalışıyorsun?” dedim.

“Bugün 16 saat oldu abi” dedi.

“Çalışma saati böyle mi? Bu kanunsuz” dedim.

“Hayır abi, kendi isteğimle mesaiye kaldım. Düğünüm var, para biriktirmem lazım” yanıtını verdi.

“Ne kadar kazanacaksın mesaiye kalarak?” diye sordum.

“Mesailer dahil gece gündüz çalışsam 40 bin TL kazanıyorum abi” açıklamasını yaptı.

40 bin TL para için, 30 gün boyunca gece gündüz, durmadan ayakta çalışıyor. Akıl alır gibi değil. Afrika’ya döndük. 

Eskiden Afrika’nın yoksulluğunu anlatmak için “İnsanlar günlüğü 10 dolara çalışıyor” diye konuşuyorduk. Bugün Türkiye’de bir benzincide çalışan genç adam günde 16 saat mesaiyle günlüğü 33 dolara çalışıyor. 

Aklımdaki sorular, dilimde istemsizce dökülen isyan cümleleri sesli sesli yankılanırken, değerli dostum Ozan Bingöl’ün sosyal medyada yaptığı paylaşıma denk geldim.

Bakın 2025 yılının ilk yarısında;

- Saniyede: 307 bin

- Dakikada: 18.4 milyon

- Saatte: 1.1 milyar

- Günde: 26.5 milyar

- Ayda: 801.3 milyar lira

Yani ilk beş ayda 4 trilyon 6 milyar 528 milyon lira vergi ödemişiz.

Peh peh...

O vergileri devlet adına bir nevi ayaklı vergi dairesi gibi toplayan, benzin istasyonu çalışanı genç kardeşim İsrafil, bir ay boyunca gece gündüz 16 saat çalışarak 40 bin TL kazanıyor. 16 saatlik mesainin sonunda devlete kazandırdığı vergiyi, patronuna kazandırdığı parayı oturup hesaplasak dudağımız uçuklar.

Tam bu yaman çelişkiyi düşünürken karşıma Polatgillerin sülale boyu çıktıkları tatil videoları geldi.

Bunlar daha düne kadar “Öldük, bittik, paramız yok, her şeyimizi aldılar” demiyorlar mıydı?

Ha, gerçi en iyi yaptıkları şeyi yapıyorlar. Ben demiyorum...

MASAK raporundaki tespite göre, kaynağı belirsiz para varmış ama karapara değilmiş!

Bakın, İstanbul Anadolu Adliyesi 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/976 dosya numaralı yargılamasında Engin Polat, Sezgin Polat ve Ahmet Gün ayrı ayrı ceza aldılar.

Ne cezası aldılar? 

Sahte fatura cezası! Engin Polat, 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası aldı. Bu, sadece bir şirket için yargılandıkları davada çıkan karar.

Peki, ne kadar sahte fatura kullanmışlar?

- Kullanılan: 63 milyon TL

- Düzenlenen: 4.8 milyon TL

Bakın, bu sadece tek bir firma.

Kamunun uğradığı zarara rağmen, hâlâ  “Paramız yok” diyorlar. Bunun gibi daha çok para ve hapis cezası alacaklar.

Şimdi ise ceza almamak için tefecilerin avukatlığını da yapan kişi, profesörleri, vergi uzmanlarını, avukatları kapı kapı dolaşıp parayla rapor ve görüş almaya çalışıyorlarmış.

Ama gelin görün ki bu ülkede...

Namusuyla, güneşin alnında, ayakta saatlerce çalışıp helal para kazanarak evini kurmaya çalışan İsrafil bir yanda; Alavere dalavere yapıp vergi ödememek için kırk takla atan ve böyle 

para kazananlar bir yanda. Emekçi İsrafil, devleti adına adeta vergi tahsilatı yaparken...

Devlete gitmesi gereken parayı sahtecilikle çalıp bu yüzden mahkemeden ceza alanlar, yatlarda, lüks otellerde tatil yapıyor. Sahtecilikle kaçırılan paralarla alınan villalarda hayatlarına devam ediyorlar. İsrafil’in 1 ay boyunca yaptığı ek mesaiyle kazandığı 40 bin TL’yi, onlar bir gecede bahşiş olarak dağıtıyorlar. Ama sorsan, yine de paraları yok! Ancak bu hikâyede asıl mesele sadece İsrafil’in emeği ya da Polatgillerin lüksü, görgüsüzlüğü, cahillikleri ve utanmazlıkları değil.

Mesele bu ülkede gelirin adil paylaşılmaması, verginin doğru toplanmaması ve en önemlisi de kanunlara aykırı davrananların cezasız kalması.

Yani haksız, hukuksuz, insanları ezen bir düzenin olması... İsrafil gibi milyonlarca emekçi, kazandığı her kuruşta vergi öderken; milyonlarca liralık gelir elde edenlerin, paralarını yurtdışına kaçıranların, sahte fatura düzenleyenlerin, kayıtsız kazanç sağlayanların çoğu hâlâ ellerini kollarını sallayarak geziyor.

Büyük büyük şirketler her yılı matrahsız geçiyor. Vergi adaleti, bir devletin vatandaşına karşı namusudur.

Eğer bu ülkede küçük esnaf, işçi, memur, pompacı vergisini kuruşu kuruşuna öderken; büyük şirketler, şöhret sahipleri ve arkasında birilerini bulanlar vergiden muaf kalıyorsa...

Bu, sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküşün de işaretidir. Ve bu çöküşün en ağır yükünü yine İsrafil gibi dürüst emekçiler sırtlanıyor. Bugün devletten kaçırılan vergi 

sadece bir muhasebe hilesi değil, bir çocuğun okul kıyafeti, bir annenin doğum izni, bir işçinin sigortası, bir yaşlının ilacı demek.

Vergi kaçıranları koruyan sistem, aslında kendi vatandaşının sırtına daha ağır bir yük bindiriyor.

Bu böyle gitmez. Ülkenin gittiği yer uçurum. Vergiyi kaçıranı değil, vergisini ödeyeni ödüllendiren bir sistem kurulmadıkça İsrafil’in alnındaki ter kurumadan, birileri gölgede servet yapmaya devam edecek.

Yazık bu devlete...

Yazık bu millete...

Yazık alın teriyle çalışan, dürüstçe vergisini veren emekçilere. 


İlgili Konular: #Dilan Polat

Yazarın Son Yazıları

POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025