Rasputin’in yeni dünya düzeni

12 Şubat 2017 Pazar

Geçen hafta İtalyan başkentinin duvarlarında birdenbire “Papa karşıtı” posterler belirdi... Seçim propagandası afişleri gibi üzerlerinde dev Papa fotoğrafları bulunan posterler, Katolikliğin ruhani liderini yerden yere vuruyordu.
Bu “Papa posteri”yle ilk karşılaştığımda yanımda bulunan bir İtalyan arkadaşım “Aman tanrım!” dedi: “İlk kez kutsal pedere karşı böyle bir başkaldırıyla karşılaşıyorum. Eleştirilerini kilise kapısına asarak Vatikan’a bayrak açan Martin Luther’den beri böyle bir saldırı bombardımanı görülmedi. Ne oluyor? Bir yeni devrim mi yaşanıyor?”
İsa’nın yeryüzündeki temsilcisi olduğundan “yanılmaz” sayılan ve “eleştiriden azade” tutulan Papa’ya yönelik bu saldırı dozu karşısında arkadaşımın yaşadığı “şok”u, 9 Şubat sayılı “International New York Times”ın başsayfasını gördüğümde daha iyi anladım.
NYT, Roma sokaklarındaki Papa karşıtı posterlerin bir resmini, sayfanın yarısını kaplayacak şekilde manşete çekmişti. Manşetin yanına da “muamma posterlerin” arka planını anlatan bir makale yerleştirmişti.
 
Vatikan’ı da karıştırdılar
Trump’ın danışmanı Vatikan muhaliflerince kahraman görülüyor” başlığını taşıyan yazı, “Beyaz Saray’ın Rasputin’i” Steve Bannon hakkındaydı.
Trump’ın başdanışmanı olan ve aşırı sağ, köktenci Katolik görüşleriyle tanınan Bannon, meğerse Beyaz Saray’a taşınmadan önce, Vatikan’ı ziyaret etmiş. “Göçmenlere kucak açan” ve “ırkçılığa tavır alan” sol görüşleriyle tanınan cizvit kökenli Papa Francis’e karşı cephe kuran muhalif kardinallerle toplantı yapmış.
Mevcut Papa’yı “Marksist”, “sosyalist/komünist” gibi sıfatlarla damgalayan Bannon, “kutsal pederin” altını oymak için lobi başlatmış.
Katolikliğin kalbi Roma’da Papa’yı hedef alan o ilanlar, kısaca Bannon lobisinin ürünüymüş. Bu lobi ile sürekli temasta olan Bannon, Washington’un Vatikan’a yollayacağı yeni (Papa karşıtı!) büyükelçi için sürekli akıl alıyormuş...
Bu Vatikan hikâyesini niye uzun uzun yazdım?
Steve Bannon damgasını taşıyan “Trump Beyaz Saray’ı”, 2 bin yıllık Vatikan dahil.. yerleşik düzenin tüm yapılarına savaş açıyor.
Brüksel’le “AB karşıtı büyükelçi” üzerinden başlatılan bilek güreşi de Papa Francis’le tetiklenen bilek güreşinden farklı değil. Washington, AB’ye açıkça söven Ted Malloch isimli bir işadamını Brüksel’e büyükelçi tayin etmek istiyor.
Sovyetler Birliği’nin çöküşü için geçmişte büyük emek verdiğini söyleyen “Trump’ın büyükelçi adayı”, bugün benzer bir mesaiyi AB’nin çöküşü için harcayacağını söylüyor.
Brexit’i öven, Yunanistan’ın “Avro”dan çıkması için alkış tutan Malloch’un tahrik edici demeçleri Brüksel’i kızdırıyor. “Persona non grata” ilan edilen Malloch’u, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu Brüksel’de görmek istemiyor. Ama Meksika Duvarı ve “Müslüman yasağı” ısrarında olduğu gibi Trump-Bannon ikilisi, Avrupa’ya da böyle açıkça rest çeken bir büyükelçiyi Eski Kıta’ya göndermeye kararlı görünüyor.
Trump üzerinde çok etkili olduğu söylenen Bannon, bu süreçte bizzat ağzıyla “yeni bir siyaset düzeninin doğmakta olduğunu” ilan ediyor.

Fukuyama: Yanıldım 
Beyaz Saray’ın şekillendirmeye çalıştığı bu yeni düzende Vatikan’dan, AB ve BM’ye kadar uluslar üstü tüm kurumlar ve topluluklar hedef tahtasında.
Yanı sıra gelişmiş tüm büyük demokrasiler de Beyaz Saray’dan alkış alan demagojik popülarizmlerin taarruzu altında.
25 yıl önce “tarihin bittiğini”, küreselleşmenin ve demokrasilerin tarih önünde kesin zafer kazandığını ilan eden ve ABD’li “neocon”larca “Ortadoğu’ya demokrasi ihraç etmek” için sözü edilen düşünceleri yapı taşı olarak kullanılan Amerikalı düşünür Fukuyama bile artık çok endişeli.
Çeyrek asır önceki saptamalarını bugün “geri almak zorunda kalan” Fukuyama, Washington Post’a verdiği bir demeçte öngöremediği “göç” ve “mültikültüralizm” sorunları yüzünden dünyanın altüst olduğunu, ABD demokrasisi dahil tüm demokrasilerin bu nedenle içinin boşaldığını söylüyor.
Sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyen ve ilerisi için artık bir yorum yapmayan “neocon”ların favori siyaset bilimcisi Fukuyama bile bunca endişeliyse.. gerisini siz hesap edin.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020