Sevgili Turhan Günay
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Sevgili Turhan Günay

23.04.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu sabah Elif Günay’ın mektubuyla uyandım. “Onlar gittiği yere aydınlık götürür” diye başlıyordu mektup...
Biricik kızın, Silivri’de koğuşlara yalnız “birer kitap” tahsis eden kütüphanenin sayende hızlı bir gelişme içinde olduğunu aktarıyordu. Yayıncılar, kitap yetersizliğinden duyduğunuz sıkıntıya kulak vererek, Silivri’ye koliyle kitap yollamaya başlamış. Yazarlar da imzalı kitaplarını gene Silivri’ye yollamayı âdet edinmişler.
Elif, “Böylesine büyük bir cezaevi için gönderilen kitap sayısı hâlâ yetersiz, kitap okumak gibi masum bir eylemin kısıtlanması hâlâ anlamsız ama Silivri’de hızla büyüyen bir kütüphane var” diyordu.
Aklıma Hindistan’ın İngiliz sömürgesi olduğu devirlerde, sömürgecilere başkaldırdığı için dehşet verici Lucknow zindanlarına atılan Hindistan’ın bağımsızlık kahramanı Nehru’nun, hapiste yazdığı 1155 sayfalık dev “Dünya Tarihi” kitabı geldi.
Bir sömürge hapishanesi olan Lucknow’a o yıllarda sözüm ona kitap sokmak yasakmış. Ama sömürgeci güç İngilizler bile, bu yasağı uygulamamışlar. Başlı başına bizim Kurtuluş Savaşı’na üç bölümün ayrıldığı bir devasa tarih kitabı, hapiste hiç başka kaynak kitaplara başvurmadan yazılabilir mi?
Demek en acımasız sömürge hapishanelerinde, yaklaşık bir asır önceki koşullar bile, Silivri’nin bugünkü koşullarından daha liberalmiş. Bugün size kâğıt kalem verilmiyor. Başka bir örnek vermek gerekirse, faşist Mussolini rejiminin hapishanelerinde de kitap sıkıntısının yaşanmadığını anlıyoruz.
Gramsci “Hapishane Mektupları”ında, hapishane kütüphanesinden haftada “8 roman” aldığını, çeşitli gazeteleri izlediğini ve Rus yazarlarından -misal- Puşkin’i okuduğunu yazıyor.
Bugün Silivri’de Tolstoy okumak isteyen Ahmet Şık’tan “Savaş ve Barış” esirgeniyor...

Faşizmin kütüphanesi
Yalnız Gramsci değil, Mussolini rejiminin diğer mahkûmları da dilediklerince okuyup yazmışlar. Geçen yaz, bizzat gidip görüp yazmıştım. İtalya’da faşizm tutsaklarının kaldığı bir sürgün ve hapishane yeri olan “Ventotene Adası”nda ilginç bir kütüphane var.
’80’li yıllarda ülkenin en popüler cumhurbaşkanlarından olan Sandro Pertini ve faşizm sonrası ilk kurucu meclisin başkanı olan Umberto Terracini ile AB kurucularından Altierro Spinelli hep bu adada faşizm döneminde sürgün yaşamışlar. Kimileri bir mil ötede ayrı bir adacığın üzerinde bulunan “San Stefano Hapishanesi”nde ayrıca hapis yatmış.
Ama hepsi tutsaklık dönemlerinden geriye bugün olağanüstü tarihi değer taşıyan bir kütüphane bırakmış.
Ventotene kütüphanesini yöneten Paolo Cutulo’dan bizzat bu kütüphanenin öyküsünü dinlemiştim. Kütüphaneci Cutulo bana burada, bu tutsaklar hakkında faşizm yıllarında tutulan polis tutanaklarını göstermişti. Spinelli için gördüğüm bir rapor örneğin; “O çok tehlikeli. Çok zeki ve kültürlü. Hitabeti güçlü. Aktif, yıkıcı propaganda yapacak yetenekte” diyordu.
“Gördünüz mü” diye soran Cutulo, arkadan hemen eklemişti: “Onu aşikâr biçimde buraya fazla zeki ve kültürlü olduğu için tıkmışlar. Zekâ ve kültürü ayan beyan ‘tehlikeli’ bulmuşlar.”
Gramsci’nin hapse yollanmasının nedeni de bu: Gramsci’yi mahkûm eden savcı, bu büyük aydın hakkındaki mahkûmiyet kararını; “Bu beynin işleyişini durdurmalıyız!” diyerek veriyor.
Bizden Nâzım keza yıllarca hapiste tutulmasının nedenini, Piraye’ye yazdığı mektuplarda “Mesele herhangi bir mahkûmiyet değil, Nâzım Hikmet’in imhasıdır” diyerek açıklıyor.

İtalya’da gazeteciler seferber
Ama hiçbir hapis, zindan rejimi -ki RTE’nin rejimi de artık dünyada böyle anılıyor- aydınlığı boğamıyor ve karanlığa gömemiyor.
Aydınlar, hapiste bile hep bir “think tank” gibi çalışıyor; en karanlık zindanları bile saçtıkları ışıkla aydınlatıyorlar.
Sevgili Turhan, bunları sana anlatmama gerek yok. Zaten sen biliyorsun. Bu satırları yazarken o aydınlık çehren, gülüşün gözlerimin önüne geliyor. Odanda kitap yığınları arasında yaptığımız tatlı sohbetleri hatırlıyorum. Şimdi bir an önce odana, o kitap yığınlarının arasına dönmeni diliyorum. Senin için en büyük doğum günü dileğim bu.
Seni çok özlüyoruz. Yalnız bizim değil, dünyanın gözlerinin üzerinizde olduğunu lütfen bilin. 2 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde İtalya’da örneğin sizin için özel bir anma yapılacak. İtalyan Gazeteciler Sendikası Başkanı Giuseppe Giullietti, Türkiye’de hapiste bulunan 153 gazetecinin adını birer birer okuyarak serbest bırakılmalarını isteyecek...
Kitaplarımızın büyük efendisine en yakın tarihte kavuşmak dileğiyle...  

Yazarın Son Yazıları

FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025
Trump Vatikan’a da göz dikti

Trump Vatikan’a da göz dikti

Devamını Oku
11.05.2025
Psikolojik harekât

Psikolojik harekât

Devamını Oku
04.05.2025
Vatikan’da dönüm noktası

Vatikan’da dönüm noktası

Devamını Oku
27.04.2025
Romancının ölümü

Romancının ölümü

Devamını Oku
20.04.2025
Starmer’ın sessizliği

Starmer’ın sessizliği

Devamını Oku
13.04.2025
İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

Devamını Oku
06.04.2025