Aynı yanlış kaç kez yapılır?
Hiç ders almak yok mu?
Yok!..
***
CHP, DSP, SHP, her seçimde ayrı ayrı adaylar gösterip yenilgiden yenilgiye düşmekten bir türlü kurtulamayacaklar mı? Tam dört kez Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı Melih Gökçek’e kaptırdılar; bir daha, bir daha mı?
AKP’nin hiç değilse Ankara’da bozguna uğratılması muhalefetin tek adayla seçime katılmasına bağlı... CHP lideri Baykal bu gerçeği anlamış görünüyor, ama DSP lideri Sezer, “ben her yerde girerim” diye direnmekte!.. İç sarsıntılar içindeki Ecevit partisi, yine yüzde 2’lerde kalacak, AKP’ye bir seçim zaferi daha kazandıracak bu inadıyla!..
***
İstenen, 29 Mart’taki AKP’nin yenilgisini sağlamak... Bu amaçla solda yer alan, daha doğrusu almış görünen, üç partinin CHP, DSP ve SHP’nin tek bir listede buluşması gerekliliğine inanmak...
DSP Ecevit’le Rahşan’ın kurduğu, yaşattığı iktidara bile getirdiği bir partidir... Türk toplumu için yararlı bir partidir. Yaşaması yaşatılması gereklidir. Hele CHP liderinin AKP ile yarışmak amacıyla sağa, daha sağa giderek din sömürücülüğüne doğru kaydığı şu günlerde...
Ama nerde o anlayış, ben ille de seçime adaylarımla gireceğim, sonunda da yenilgiye uğrayacağım! AKP’nin ekmeğine yağ sürmüş olacağım diye direnmek!..
***
29 Mart bir dönüm yeridir. Yurt ölçüsünde bir sınavdır. Fethullah Efendi güdümüne uyan AKP, adım adım amacına doğru yürüyor, bir bir engelleri aşıyor. Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, bakanlıklar...
Üniversiteler, türlü güvenilir örgütler bir bir ele geçirilmiş, geriye ne kalmışsa onlar da yitip gidecek. Anayasa Mahkemesi, Atatürk devrimlerinin tek koruyucu gücü... Öteki güç, CHP ise bambaşka bir yol tutmuş, gericiliğe ödün vere vere nereye kadar gidebilecekse!..
DSP’ye, CHP’ye son fırsat, yerel seçimde tek adayla katılmak... Kişisel hesaplardan arınarak, halkımıza gerçek bir demokrasi örneği göstererek...