Bu bir tertiptir

Bu bir tertiptir

11.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Nüfusu 85 milyonu bulan Türk ulusunun çok büyük çoğunluğunun sönmez minnetle andığı büyük Atatürk hayatta olsa ve bizlere bıraktığı laik ve bağımsız hukuk devleti Cumhuriyetin ne hallere düştüğünü görse kaçımız başımızı kaldırıp yüzüne bakabilirdik?

Son olarak hiçbir ulusun hayatında başına gelmeyecek bir olayla karşılaştık:

Bir yüksek mahkemenin bir dairesi, öteki yüksek mahkemenin verdiği kararda imzası olan üyeler hakkında -sadece görevlerini yasalara uygun şekilde yaptıkları için- suç duyurusunda bulundu.

Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk ve üyeleri Hakan Yüksel, Mustafa Doğru, Şerafettin Saka, Mustafa Karayıldız’ın imzalarıyla aldığı karardan söz ediyorum.

Bu üyeler, TİP milletvekili Can Atalay’ın “milletvekili seçilmiş” olması nedeniyle serbest bırakılmasına karar veren Anayasa Mahkemesi hakkında akıl almaz bir karar vererek “Suçludurlar, cezalandırılmalıdırlar” dediler.

Üçüncü Ceza Dairesi diyor ki “Atalay serbest bırakılamaz çünkü hakkında verilen 18 yıl hapis cezası anayasanın 14’üncü maddesi kapsamına giriyor”. Yani dokunulmazlıktan yararlanamaz.

Hukukçuların yüzde doksanı diyor ki “Karar doğrudur”. Ama sayalım ki Anayasa Mahkemesi’nin kararı yanlıştır. Peki ama bu mahkeme kararlarının bu ülkedeki her kişi ve kurumu bağladığına ve onlara uyulması zorunlu olduğuna ilişkin anayasa hükmünü yok saymaya Yargıtay’ın yetkisi var mı?

Yok!

O halde bu “maraza” nereden çıkıyor?

Ben söyleyeyim:

Önce anımsarsanız MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır” diyerek çağrılar yaptı veya yapması kendisinden rica edildi. Böylece kamuoyu konuya alıştırılmış oldu.

Anımsayacaksınız Tayyip Erdoğan da 2015’te “Dershanelerin kapatılması” için çıkardığı yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilince “Anayasa Mahkemesi’nin kararına saygı duymuyorum ve uymuyorum” demiş ve sonra yeni bir yasa çıkarmıştı. Ayrıca bir süredir de “Anayasayı baştan değiştireceğiz” diyor ancak hazırladıkları metni bir türlü ortaya çıkaramıyordu. Belli ki kamuoyunu alıştırmak için başka olaylara ihtiyacı vardı.

Bir şey daha:

Yargıtay, verdiği kararlardan Anayasa Mahkemesi’ne getirilenlerin denetlenmesinden şikâyetçiydi. Üyeler her vesileyle, “Bizden yüksek mahkeme olmaz” diyordu. Ayrıca adli yıl açılış törenlerinde Yargıtay başkanları “Yüce Divan” -yani bakanları ve yüksek yargı üyelerini yargılama yetkisi- Anayasa Mahkemesi’nin değil, Yargıtay’ın olmalıdır görüşünü dile getiriyordu. İşte Yargıtay’ın “ego” kavgasının kökünde bir de bu vardı.

Bitmedi. Son zamanlarda Anayasa Mahkemesi bir de Yargıtay üyelerine 10-15 bin TL gibi bir zam yapılmasını öngören yeni yasa maddesini iptal etmişti.

Belli ki Yargıtay buna da çok içerlemişti.

Nitekim Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi hem o sebeplerle hem de siyasi ortamı kullanarak Anayasa Mahkemesi’ne bu darbeyi vurdu. Böylece yeni anayasayla ilgili planın birinci safhası uygulanmış oldu.

O arada devletin organları, yüz yıllık Cumhuriyetimiz boyunca hiç görülmemiş, hiç yaşanmamış şekilde birbirine girmiş, tam bir “devlet krizi” doğmuş, o hiç önemli değil!

Tüm o krizleri Erdoğan bir yumrukla çözer!

Yazarın Son Yazıları

Gün ola harman ola!

Sanıyorum dört veya beş hafta önceydi.

Devamını Oku
10.01.2026
Andımız’a ne oldu?

Hadi iktidardan beklemiyorduk ama son “açılım süreci” başlayalı beri bir buçuk sene geçti, muhalefet partileri dahil tek bir kişiden 2013 yılından bu yana “And”la başı hoş olmayanları memnun etmek adına ilkokullarda her sabah okunan “Andımız”ın kaldırılmasına itiraz duymadık.

Devamını Oku
03.01.2026
Bir kahramana...

Daha önceki yıllarda yapılan törenlere eğer Ankara’daysam ben de katılırdım.

Devamını Oku
27.12.2025
Muhasebe...

AKP dışındaki bütün partiler düne kadar “süreç komisyonu” bağlamında hazırladıkları raporları TBMM Başkanlığı’na sundu.

Devamını Oku
20.12.2025
Çorbaya düşen sinek

Adını ilk defa bir haberde okudum.

Devamını Oku
13.12.2025
Nereye?

Taraflara bakarsanız “terörsüz Türkiye” amacına ulaşmak konusunda herkes mutabık.

Devamını Oku
06.12.2025
Kadın cinayetleri...

Nedir bu kadınlarımızın 21’inci asırda değil de çağımızdan 21 bin yıl öncenin mağara adamları kafasıyla yaşayan erkeklerden çektiği?

Devamını Oku
29.11.2025
Eğitimdeki felaket...

Yusuf Tekin, biliyorsunuz Türkiye’yi çağdaş uygarlığın önüne geçirmeyi ta 3 Mart 1924’te...

Devamını Oku
22.11.2025
Bu gidişle...

İyimserlerimiz ne kadar olumlu değerlendirmeler yaparlarsa yapsınlar, gerçek artık görmek istemeyenlerin de gözüne batıyor:

Devamını Oku
15.11.2025
Yargımız...

Baştan söyleyeyim: Bugün yaşadıklarımız hiç kimseyi mazur göstermez.

Devamını Oku
08.11.2025
İkiyüzlü müyüz, yüzsüz mü?

Tamam, hepimiz biliyoruz ki bireyler daha tez canlıdır.

Devamını Oku
01.11.2025
Anlayana...

Çok değil, geride kalan pazartesi günü ülkemizde güvenilir bir adalet sistemine kavuşmayı isteyenlerin özlediği bir toplantı Diyarbakır’da yapıldı.

Devamını Oku
25.10.2025
Reformdan korkmak

Öteden beri bir adalet bakanı “yargıda reform” amaçlı bir çalışma başlattıklarını müjdelese (!) benim içimde birtakım endişeler kıpırdamaya başlar.

Devamını Oku
18.10.2025
CHP’nin siyasi adresi...

Henüz üzerinden çok vakit geçmedi. Ama bir açıklama da çıkmadı.

Devamını Oku
11.10.2025
Bir o kalmıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisi bu defa geçmişte yaptığı gezilere kıyasen çok daha büyük gürültüye yol açtı.

Devamını Oku
04.10.2025
Küstahlık...

Mesleki bir alışkanlık mıdır, yanlış bir göreneğin bir türlü terk edilememesi midir, bilmiyorum.

Devamını Oku
27.09.2025
Nihayet gitti...

O koltukta sekiz yıl oturdu ve gitti.

Devamını Oku
20.09.2025
Karışık kafalar

Çoğumuz gibi önceki gün benim de kafam karıştı.

Devamını Oku
13.09.2025
Bir CHP hikâyesi

Büyük Atatürk’e ve CHP’ye gönül vermiş hiç kimse önümüzdeki gibi bir karanlığı yaşayacağımızı düşünmemiştir.

Devamını Oku
06.09.2025
Cumhuriyetin iki düşmanı...

Bakanlığının yanılmıyorsam ilk ayı idi.

Devamını Oku
30.08.2025
Turp savaşı

Son mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan “turp savaşı”, en azından benim anımsayabildiğim 80 yıllık siyasi geçmişimiz boyunca hiç görmediğim boyutlara ulaştı.

Devamını Oku
16.08.2025
Yoğun bakımdayız...

Bir an, hafızanızdaki makarayı geri sarın.

Devamını Oku
09.08.2025
Diplomasi bu mu?

Kendisini güçlü hisseden devletlerin sesi hemen her zaman üst perdeden çıkar.

Devamını Oku
02.08.2025
Bir dosta vefa borcu...

Duygular bayatlamaz. Vefa duygusu da öyledir: Altan’ı kaybedeli bugün bir hafta doluyor.

Devamını Oku
26.07.2025
Neyimiz doğru ki!?

Adalet ve Kalkınma Partisi, kan kardeşinden daha yakın müttefiki olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteğiyle, uzun süredir TBMM’den geçirmek için verdiği öneriyi kabul edip yasalaştırdı.

Devamını Oku
19.07.2025
Ormanlar yanarken

Daha temmuzun ortasına bile ulaşamadık. Ama günlerdir kamuoyunu İzmir, Muğla, Antalya, Hatay, Aydın, Manisa, Sakarya’da çıkan orman yangınları işgal ediyor.

Devamını Oku
12.07.2025
Hem bağımlı hem taraflı...

Ebubekir Şahin Bey’in başında bulunduğu “RTÜK mezbahası” önceki gün yine giyotinini eline aldı ve kurbanlık koyun diye baktığı üç televizyon kanalına “Bu son! Bir kere daha canımızı sıkarsanız bu giyotin kellenize inecek” uyarısını yaptı.

Devamını Oku
28.06.2025
Biz kobay değiliz!

Gerçi hiçbir günün sabahı o günün akşamına uymayan bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
21.06.2025
Gözümüz aydın (!)

Artık sadece iç politikalarda değil, dış politikada da -biz değil, gelişmiş dünya- şeffaflık aşamasına gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
14.06.2025
Bunlar yalan mı?

Bir kısmını sevdiğim, takdir ettiğim, bazılarından hazzetmediğim 19 aydın birkaç gün önce ortak imzalarıyla kamuoyuna bir bildirge yayımladılar.

Devamını Oku
07.06.2025
Keşke sırf alay etseler...

Bağımsız bir anlayışla yayın yapan televizyon kanalları (onlar da üçü geçmiyor), akla mantığa yatmayan bir durumla karşılaşınca, siyasi iktidarı göstererek “Aklımızla alay ediyorlar” diyorlar ya..

Devamını Oku
31.05.2025
Anayasa demişken

Macaristan dönüşü Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere, müjde mi vermek istedi, yoksa onların hep birlikte ayağa kalkıp “Hayır sayın cumhurbaşkanım! Bizi bırakıp da gidemezsiniz!” diye feryat etmelerine mi tanık olmak istedi, bilemiyoruz.

Devamını Oku
23.05.2025
PKK’nin palavraları

Ne tuhaf günlerden geçiyoruz farkında mısınız?

Devamını Oku
17.05.2025
Özgürlük engellenemez

Özgürlük engellenemez

Devamını Oku
10.05.2025
Nereden nereye?

Nereden nereye?

Devamını Oku
03.05.2025
İdrak olmayınca...

İdrak olmayınca...

Devamını Oku
26.04.2025
Böyle başa böyle tıraş

Böyle başa böyle tıraş

Devamını Oku
19.04.2025
İyi ki yanılmışım

İyi ki yanılmışım

Devamını Oku
12.04.2025
RTÜK’ün mubassırlığı

RTÜK’ün mubassırlığı

Devamını Oku
05.04.2025
Nasıl biter?

Nasıl biter?

Devamını Oku
29.03.2025