Biten yılın, giden babanın ardından
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Biten yılın, giden babanın ardından

31.12.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bülent Kerimoğlu

Bakırköy Belediye Başkanı

Yeni bir yıla giriyoruz. Geride bıraktığımız yılda, insanlığı endişelendiren bölgesel savaşlar, ırkçı ve ayrımcı politikaların yükselişi, evsiz yurtsuz kalan mülteciler, artan sömürü, küresel ısınma, açlık, yoksulluk ve benzeri acı olaylar yaşadığımız gibi; dünyayı kökten değiştirecek, insan hayatını uzatacak, refahını arttıracak önemli teknolojik ve bilimsel gelişmelere tanıklık ettik. 

Bakırköyümüz açısından bizleri gururlandıran önemli başarılar elde ettik. BM İnsani Gelişmişlik İndexi’nde ilk 10 belediyeden biri olduk. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Parlamento’dan çocuklara yönelik yaptığımız çalışmalarla ödüllendirildik. Kültür, sanat, spor alanında önemli hedefleri gerçekleştirdik. Verdiğimiz kreş ve eğitim hizmetleri, dezavantajlı gruplara yönelik attığımız adımlar, Bakırköy halkı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz sosyal farkındalık etkinlikleri ile Türkiye’ye örnek hizmetlerde bulunduk. Hepsinden öte 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde millet ittifakı ile halkımızın umudunu yarınlara taşıyan zafer elde ettik.

Ateş yakarak uğurladık 

Bu mutlu ve gururlu günlerimizin yanında ne yazık ki büyük bir üzüntü yaşadık. Yeni yıla girerken babamızı, dedem gibi karlı bir kış gününde Türkçe dualarla, mezarı başında 3 gün ateş yakarak sonsuzluğa uğurladık. Geleneksel Alevi-Bektaşi ritüelleri olan ocağa su dökmemek, eşiğe basmamak, güneşe her sabah yeniden doğduğu, aya her akşam gecemizi aydınlattığı için şükretmek, yüksek dağ zirvelerini kutsal saymak, kapıya geleni Hızır bilmek gibi, babamızı; bize veren toprağa, güneşe ve suya emanet ederek Hakk’a uğurladık.

Bazıları için kar yağışı tatili, şömineyi, uzun akşamlarda mutlu aile sohbetlerini, kardan adam yapan çocukları hatırlatırken; benim içinse soğuk kış günlerini, kovalı sobayı, çaresizliği, yoksulluğu, hastalıklı geçen günleri ve hayatımı derinden etkileyen iki değerli yakınımı kaybetmenin üzüntüsünü Damal’ı hatırlatır. Artık Ardahan’dan geriye ne çiçeklerle bezenmiş çayırları, ne insanı iliklerine kadar donduran soğuğu, ne coşkun akan dereleri ne de Ulgar Dağı kaldı. Atatürk siluetinin dağlara doğduğu Damal’dan sadece soğuğa karşı korunmak için zayıf bedeninin üstüne ne bulduysa giymiş kadınlar, hayatın ağır yükünü çeken erkekler, üzüntüme ortak olan sevgi dolu gençler ve meraklı, güzel kara gözleri ile bana bakan çocuklar kaldı. Işıl ışıl umut dolu kara gözlü çocukların arasında ben de bütün üst kimliklerimden arındım. Ne doktor, ne belediye başkanı, ne baba, ne eş... sadece ülkemin uzak, soğuk, çorak coğrafyasında doğan, sade, sıradan bir memleket insanı olarak babamı Hakk’a uğurladım.

Bu içe dönük sohbet esnasında değerli gazeteci Doğan Tılıç’ın bir döneme tanıklık eden köşe yazısından haberdar oldum. Yazıda babam ve babam gibiler için bir hak teslimi, bir uğurlama, ahde vefa vardı. Acımızı hafifletti, onore olduk. 

Hiç geri adım atmadı

80 öncesi devrimci önder kadroların bildiği ve yazdığı biçimiyle babam her sosyalist gibi bedel ödemeyi, dostları için mahpus yatmayı, korumayı kollamayı, inandığı davayı ele vermemek için işkenceyi göze alandı. Şimdiye kadar hiç bahsetmediğimiz bu yönüyle babamı saygın bir gazetenin, saygın bir köşe yazarının konu etmesi bizleri fazlası ile gururlandırdı. Ayrıca, küçük bir mahalle esnafı olarak darbe faşizminin ağır koşullarında baskıya ve haksızlığa karşı mücadele eden, bu amaçta hiçbir zaman geri adım atmayan babamızın adını bir parka vereceğini bildiren Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Alper Taşdelen’e sadece babamız adına değil, devrimci mücadeleye emek verenler, bedel ödeyenler adına da teşekkürü borç biliriz. 

Bazıları için baba yakın arkadaştır, dosttur, sırdaştır. Benim babamla olan ilişkim bir arkadaşlık, dostluk, sırdaşlık ilişkisi gibi değildi. Top oynadığım, pikniğe gittiğim, tatil yaptığım bir yakınlığımız yoktu. Ama arkamı kolladığını bildiğim, düşünce kaldıracağından hiç şüphe etmediğim, darda kalınca sığınacağım liman duygusunu hep en yakınımda hissettim. Dili sert, yüreği yumuşak olmayı, diliyle aklı arasında, kalbi ile gözü arasındaki mesafeyi kısa tutmayı, söyledikleri kadar tavırları ile de yol gösterici olmayı ondan öğrendim.

Eksikliği doldurulamaz

Varlığını kanıksadığımız, yokluğunda büyük bir eksiklik hissettiğimiz her değerli parçamız gibi, şimdiden büyük bir boşluk yarattı. Zamanla acısının hafifleyeceği, ama eksikliğini dolduramayacağımız babamıza duyduğumuz özlem, yüreğimize oturan taş, boğazımızdaki düğüm, gözümüzdeki yaş, mezarına koyduğumuz son kürek toprak, bir avuç suyla biraz olsun hafifledi. Çocuklarımız, kardeşlerimiz ve sevdiklerimizin sağlığı için şükrettiğimiz anda ise derin bir huzura dönüştü. 

Yazarın Son Yazıları

Yargıya anayasal blokaj - Başar Yaltı

Ulusal egemenliğin bir parçası olan yargı, yasama ve yürütmenin denetimini sağlamak ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkları adaletli bir çözüme kavuşturmak için vardır.

Devamını Oku
22.05.2026
Bir Cumhuriyet kadınına veda... - Gönül Pultar

Bir Cumhuriyet kadınını, değerli bir öğretim üyesini yitirdik.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir memleket gençlerini kaç kez yitirir? - Cengiz Kuday

Türkiye’de 19 Mayıs dendiğinde çoğu insanın aklına doğal olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve Milli Mücadele gelir.

Devamını Oku
21.05.2026
Görünmezleri görünür kılmak - Utku Yapıcı

Brezilyalı ünlü şair ve yazar Thiago de Mello, ABD güdümlü 1964 Brezilya Darbesi’nin ardından kaleme aldığı İnsan Yasası’nın son maddesinde yeryüzünün temel sorununu ve bu soruna dair çözüm yolunu ne güzel dile getirir...

Devamını Oku
20.05.2026
Filizlenen Çin-Türkiye dostluk ağacı gençliğin gücüyle büyüsün

Ankara’dan İstanbul’a, sahil kasabalarından Anadolu’nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum.

Devamını Oku
19.05.2026
Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026