‘Doğu Sorunu’ ve Büyük Ortadoğu Projesi - Daver DARENDE
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Doğu Sorunu’ ve Büyük Ortadoğu Projesi - Daver DARENDE

25.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Küresel gücün mimarları, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Türkiye’yi denetim altında tutmak için yeni arayışlar içindeler. Karabasan üzerimize çöküyor. “Doğu Sorunu” gündemin başköşesinde yer almayı sürdürüyor. 

BOP GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR

Bölgemizde egemenlik alanını genişletmek isteyen emperyalizmin hazırladığı proje uygulama aşamasındadır. Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Anadolu İhtilali’ni yaptığı günlerden çok daha kötü durumdadır. Bölgemizde yeni haritalar çizilmektedir. Emperyalizmin geleceğimize yönelik hayalleri sona ermemiştir. Bugün Türkiye’nin de dahil edildiği Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP), Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransa, İngiltere ve Rusya arasında paylaşılmasını öngören ve 1916’da imzalanan Sykes-Picot Antlaşması’ndan hiç farkı yoktur.

BOP, bugün de güncelliğini korumaktadır. Projenin öncüsü ABD’nin Türkiye’ye karşı olan tarihsel emelleri değişmemiştir. ABD Kongresi’nin raporunda, Kurtuluş Savaşımızın “devlete karşı isyan” şeklinde tanımlandığını unutmamamız gerekir. İngiliz muhipleri de Kuvayı Milliyecilere “eşkıya” gözüyle bakmışlardır.

SIĞINMACI AKINI

Kimi yanlı medya organlarımız da bugünlerde boş durmuyorlar. Başta Suriye, Irak’ın kuzeyi ve İdlib olmak üzere, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Avrupa’da ve dünyada hızla gelişen ve tehlikeli boyutlara ulaşan olayları yansıtırken kamuoyunu yanıltmak için büyük çaba harcıyorlar. Sığınmacı akınıyla Türkiye’nin demografik yapısı planlı olarak değiştiriliyor. 

Türkiye; bölgemizde güven veren, ilkeli ve dengeli bir dış politika izlemek zorundadır. Bu politika ulusal çıkarlarımızı gözeten bir “devlet politikası” olmalıdır. Atlantik ötesindeki tapınaklardan esen olumsuz rüzgârlara karşı, Türkiye çok dikkatli hareket etmelidir.

DAVER DARENDE

EMEKLİ DİPLOMAT-YAZAR

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026