'Güvenli su' - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

'Güvenli su' - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

16.10.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Dünya Sağlık Örgütü, “güvenli su” kavramını içinde belirli enfektif mikroorganizmaların ve hastalık yapıcı toksik kimyasalların olmadığı su olarak tanımlamaktadır. Okul çağı çocuklarının günde 1.2 litre, erişkin (Ortalama vücut ağırlığı 70 kg) bir kişinin 2.4 litre “güvenli su” tüketmesi gerekmektedir.

İklim değişikliği, küresel ısınma ve kuraklıkla birlikte ülkemizin de içinde bulunduğu birçok ülke su stresi içindedir. Kıt ve giderek azalan su kaynaklarını insanların güvenli olarak kullanabilmeleri için Su ve Kanal İdareleri (SUKİ) milyonlarca dolar harcamaktadır. Ekonomik olarak maliyetli ve ham su şeklinden en az 6 ayrı işlemden geçirilerek içilebilir ve kullanılabilir şekilde musluktan akıtılan şebeke sularının güvenli su olup olmadıkları ülkemiz kamuoyunu meşgul eden önemli konular arasındadır.

İstanbul özelinde kullanımı artan damacana suları da giderek artan fiyatlarıyla yurttaşları maliyet yönünden etkilemektedir. Bir diğer önemli sorun da musluğa bağlanan muhtelif prensiplerle (reçine ve ozmoz yöntemleri) çalışan paket su arıtma cihazlarının gerekliliği, arıtma etkinlikleri ve özellikle insan sağlığı bakımından sonuçlarının neler olduğudur.

ŞEBEKE SULARININ DURUMU

Ülkemizde, şebeke sularının birçoğunda yüzeysel ham su kaynakları kullanılmakta adeta doldur-boşalt mantığıyla yağmur ve kar suları ile yüzeysel biriktirilen ham tatlı su barajları, gölleri veya regülatörler marifetiyle barajlara aktarılan su kaynakları tüketime sunulmaktadır.

Bir bilim insanı olarak ifade edebilirim ki musluktan akan İSKİ sularının fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik olarak üretimi standartlara uygun güvenli su kategorisindedir. Güvenli su özelliğini artıran diğer bir özellik, içinde insan sağlığı için çok temel mineralleri içermesi ve ayrıca ham su kaynaklarından musluğa kadar dinamik ve akışkan şekilde bekletilmeden güvenli suyun akıtılmasıdır.

İSKİ şebeke sularının güvenli su bakımından su arıtma cihazlarıyla elde edilen suyun özellikleriyle karşılaştırırsak;

Öncelikle arıtma cihazları farklı arıtma prensipli (sediment/karbon/membran filtre vb.) olup hepsinde arıtma işlemi sonunda insan sağlığı için gerekli olan inorganik mineraller ciddi oranlarda azalmaktadır. Bu durum bebekler ve okul çağı çocuklarında gelişme ve büyüme sorunları yaratabilir, zira kemik, diş, kas ve diğer dokularda bulunabilen bu minerallerden kalsiyum, potasyum, sodyum, fosfor gibi moleküllerin insanlardaki günlük gereksinimi 250 mg’nin üzerindedir. İSKİ tarafından yapılan iki ayrı pilot çalışmada şebeke suyu ve arıtma cihazlarıyla arıtılmış suyun iletkenlikve sertlik düzeyleri karşılaştırılmış ve İTAS (İnsani Tüketim Amaçlı Sular) yönetmeliğine göre şebeke suları yönetmelik standartlarına uygunken arıtma sularındaki minerallerin anlamlı bir şekilde azaldığı gözlenmiştir. Bilimsel literatür de bu verileri desteklemektedir. 

ARITMA SULARI

Bu sonuçlar arıtma sularının özellikle gelişme çağındaki çocuklarda ve osteoporotik kadınlarda ciddi akut veya kronik sağlık sorunlarına yol açabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca arıtma cihazlarındaki mikrobiyal filtreler zamanla bakteriyel olarak kirlenmekte ve bu süreçte serbest klor düzeyi de azaldığı için bakteriyel kirlenme artmakta ve bu suların tüketilmesi çeşitli ciddi bakteriyel enfeksiyonlara neden olabilmektedir. 

Diğer bir önemli husus ise şebeke sularının musluklara kadar basınçlı veya cazibeli bir şekilde dinamik ve yüksek bir akımla taşınmaları mikrobiyal kirlenme bakımından avantaj teşkil etmektedir. Zira şebeke hatlarında bekleyen suların kalitesi bozulur ve mikroorganizma üretimini arttırırlar. 

Bir başka önemli sorun ise artan damacana su tüketimiyle birlikte bu suların fiyatlarının da artmasıdır. Bu suların da üretimi, dağıtımı denetimleri ilgili yönetmeliklere göre yapılsa da en sık gözlenen ve eleştirilen husus plastik damacanaların günlük fazla sürede güneş ışığı veya yüksek ısıya maruz kalmaları halinde su kalitesinin bozulmasıdır. Ayrıca, damacananın hammadde yapısında bulunan plastik yapıda BPA (Bisfenol A) gibi bir molekülün yüksek ısıyla suya karışmasıyla kanser, erkeklerde kısırlık ve kalp hastalıklarının gelişme olasılığı artmaktadır. (Ayrıca orman yangınlarında plastik malzemelerin yanması halinde dioksin-furan gibi çok tehlikeli kanserojen moleküller de suya geçebilmektedir).

SONUÇ

Musluklardan akıtılan şebeke suları doğal taşıma ve akıtılma rotasında arıtılmış ve dezenfekte edilmiş ve içinde sağlık standartlarını sağlayacak uygun düzeydeki minerallerle bozulmadan insanlara ulaşabildiği sürece insan sağlığı da o kadar sağlam ve dirençli kalabilecektir. 

Bu doğal sürece dışarıdan farklı amaçlarla ek aparatlar ve yapay önlemler katılırsa insan yaşamı için o doğal ve kritik molekülün (su) içme ve kullanılabilme kalitesi bozulabilir ve tüketicilerde amaçlanan hedef yerine daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Yazarın Son Yazıları

Kütahya- Eskişehir muharebeleri: 105. yıl - Hüner Tuncer

Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu.

Devamını Oku
10.07.2026
Şeyh Sait isyanı ve Ümit Özdağ’a açılan dava - Hakkı Keskin

Geçen günlerde “Şeyh Sait’in hatırasına hakaret” iddiasıyla Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Dr. Ümit Özdağ’a, 87 gün hapis cezası karşılığı olarak 8 bin 700 TL para cezası verildi.

Devamını Oku
10.07.2026
Gülüşü kaybolmayan halk yenilmez - Cem Alptekin

Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde geçen “600’lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demek iddialı bir çıkış” şakası, tam da felsefi ve sosyolojik anlamda dinsel bir dogmanın insan zihni ve zaman algısı üzerindeki etkisiyle oynayan bir kara mizah örneğidir.

Devamını Oku
09.07.2026
1961 Anayasası 65 yaşında - Kemal Anadol

Belleğim 65 yıl öncesine gidiyor!

Devamını Oku
09.07.2026
Mutlak butlan ve Yargıtay - Mustafa Kıcalıoğlu

Ana muhalefet partisi CHP’nin seçilmiş yönetimini görevden alan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” olarak açıklanan kararı, kamuoyunda çok büyük tartışmalara yol açtı.

Devamını Oku
08.07.2026
NATO Zirvesi, ABD ve AB - Cihangir Dumanlı

Ankara’da dün başlayan ve bugün de süren NATO zirvesi, NATO’yu sorgulamamızı gerektirmektedir.

Devamını Oku
08.07.2026