Olaylar Ve Görüşler

Muasır medeniyet ülküsü! - Dr. Hande Orhon ÖZDAĞ

11 Mart 2023 Cumartesi

AKP’nin Türkiye’de iktidar olma süreci, iç politikada Cumhuriyet geleneğinin reddi ve dış politikada da liderlik söylemi üzerine inşa edildi. Dış politika, elitler arası bağlardan sermaye grupları inşasına, kültürel temalar üzerinden kitle konsolidasyonundan rıza üretim mekanizmalarına kadar AKP’nin Türkiye’de iktidarı ele geçirme ve konsolide etme hikâyesinin merkezinde yer aldı. Bu uğurda yeri geldi BOP eşbaşkanlığı koltuğuna oturuldu yeri geldi Davos’ta İsrail’e kafa tutuldu. Yeri geldi Adeviyye’nin Rabia’sı parti tüzüğüne girdi yeri geldi “Dünya beşten büyüktür” dendi. “Büyük” Türkiye, “lider” Türkiye söylemi her koşulda canlı tutuldu. İHA’lar-SİHA’lar dünyanın her yerinde boy gösteriyordu. Türkiye, dünyanın yapamadığını yapıp 4 milyon Suriyeliye kapılarını açabiliyordu. Büyük ülkeydi şu Türkiye, Somali’den Sudan’a, Yemen’den Afganistan’a, vatandaşın haritada yerini bilmediği ülkelerin mazlum halklarına kol kanat geriyordu. Eh haliyle, dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkesi olunmasıyla övünülüyordu.

ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİ

Şubat 2023 ülkeyi moloz yığınına gömerken bizler Cumhuriyet geleneğinin, devlet aklının ve asırlık deneyimlerin reddinin, karşıdevrimci anlatıların ve büyük rant ağlarının Türkiye’yi nasıl “devletsiz” bıraktığını çok acı biçimde deneyimledik. İhmaller zinciri, depremin yıkıcılığıyla boy ölçüşemeyecek denli büyüktü. Şubat 2023’te bir büyük dev aynası orta yerinden çatladı. Büyük Türkiye anlatısı bir gecede çöktü. 

Deprem gerçeğinin ortaya koyduğu ihmaller zinciri, Türkiye’nin nasıl da maskelenmiş bir üçüncü dünya ülkesi olduğunu gösterdi. Üçüncü dünyaya içkin kuralsızlığın, keyfiliğin, işlemeyen denge-denetlemenin, siyasallaşmış yargının Türkiye’de nasıl da insan yaşamını tehdit eden temel sorunlar olduğunu sadece biz değil, tüm dünya gördü.

Türkiye’de siyasal iktidarın, üçüncü dünya refleksleriyle, asker-sivil ilişkilerine güvenmediğini, kapasitenin nasıl etkisiz hale getirildiğini herkes gördü. Üçüncü dünyada olduğu gibi, doğal olayların afete dönüşme kapasitesinin önlenemediğini; neden ne olursa olsun ikincil afetleri engelleyecek bir öngörü olmadığını; muhalefetten korkunun, halkın haber alma, enkaz altından haber verme hakkının bile önüne geçebileceğini gördü dünya. 

Çocuk kaçırma, yağma ve hırsızlıkla mücadele edecek devlet kapasitesinin çökertildiği görüldü. İşleyen devlet mekanizmasının olmadığı üçüncü dünya ülkelerindeki gibi, bu olaylarla kim olduğu belli olmayan kişiler kendi şiddetli yöntemleriyle “baş edip” utanç görüntülerini sosyal medyaya yaydı. O zamanlar sosyal medya açıktı. 

BİR HAZİN HİKÂYE

Bize yardıma koşan arama kurtarma ekiplerinin can ve mal güvenliğinin bile korunamadığı görüldü. Deprem sonrası bu büyük ülkenin sokakları kanalizasyona döndü. Günler sonra sıcak çorba ulaşmayan ilçeler vardı. Tuvalet güvensizliği, su güvensizliği, gıda güvensizliği, barınma sorunu üçüncü dünyanın en temel özelliklerindendir zira. 

Velhasıl kelam, Şubat 2023 yalnızca bize değil tüm dünyaya gösterdi çeyrek asırda Türkiye’nin nasıl bir “üçüncü dünya” ülkesine dönüştüğünü. Muasır medeniyet ülküsünden üçüncü dünya ülkesine... Bir hazin hikâye.

DR. HANDE ORHON ÖZDAĞ

ÖĞRETİM GÖREVLİSİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları