Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? - Erol Türk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? - Erol Türk

10.10.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Devlet, faaliyetlerini yürütmek için birtakım araçlara muhtaçtır. Bu araçlardan birincisi devletin hukuki işlemleri ile hukuki sonuç doğuran maddi eylemleri, ikincisi devletin faaliyetlerini yürüttüğü organları, üçüncüsü ise devletin ayni ve mali mal varlığıdır.

Egemen bir devlet tüm faaliyetlerini anayasa ve yasalara uygun şekilde yürütmek zorundadır. Anayasamızın ikinci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olduğu düzenlenmiştir. Devletin iradesi ve egemenliği, kişiliği bölünmez bir bütün teşkil ederse de bu irade ve egemenlik çeşitli devlet organları arasında yapılan yasal işbölümüne göre yerine getirilir. Devlet faaliyetleri uygulamada çeşitli siyasi, ekonomik ve sosyal bakımdan değişiklik gösterse de hukuki alanda daima belirli ve değişmez hukuki işlemler hukuki sonuç doğuran maddi eylemler şeklinde görünmektedir.

AYRICALIKLILARA ÖZEL YASALAR 

Devletin hukuki faaliyetleri yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç türlüdür. Yasama işlemlerinin, yasama organı olan TBMM tarafından belirli usul ve şekil şartlarına uyularak yapması gerekirken mevcut siyasi iktidar tarafından bu usul ve şekil şartlarına uyulmadan Saray’dan gönderilen metinler Meclis çoğunluğu tarafından noktası virgülü değiştirilmeden kabul edilmekte ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe sokulmaktadır.

Üstelik yasama tekniğine uymayan ve dünyada örneği olmayan, “torba yasa” adı altında birbiri ile ilgisi olmayan yasalar aynı torbaya atılarak yasalaştırılmaktadır. Oysa yasama işlemleri hukukun meydana gelmesini sağlayan, yani yeni bir hukuki durum yaratan işlemlerdir. Bu işlemlerin herkesi kapsayıcı, nesnel, insan haklarına saygılı ve evrensel hukuk değerlerine uygun olması gerekir. Bir kişi, bir grup yararına yasa yapılmaz.

Yürütme organı, ilke olarak hukuk kuralları koyan, hukukun meydan gelmesini sağlayan bir organ olmayıp önceden yasalarla düzenlenmiş hukukun sağlanmasını yerine getiren bir organdır. Yürütme görevleri çeşitli organlar tarafından yerine getirilmekte ve çeşitli hukuki neticeler doğurmaktadır.

SİSTEM KRİZ DOĞURUYOR 

Yargı organı ise adliye ve idare mahkemeleri tarafından yapılan ve esas itibarıyla dava konusu olan uyuşmazlıkları çözümleyen, kısaca yasaları herkese eşit ve evrensel hukuk kurallarına uygun şekilde uygulayarak adaleti sağlamakla görevli olan bir organ olması gerekir.

16 Nisan 2017 halkoylaması sonucu -ki bu oylamada iki buçuk milyon mühürsüz oy geçerli kabul edilmiştirpartili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiş, Meclis’in iradesi yok sayılmış ve bütün erkler yani yasama yargı ve yürütme tek kişide toplanmıştır. Ancak yaşayarak öğreniyoruz ki ülke yönetilememekte, bu sistem kriz üstüne kriz doğurmaktadır. Ekonomik durumumuz hiç iç açıcı değildir. İşsizlik zirve yapmıştır. Eğitimin durumu içler acısıdır. Okullarda silahlı saldırılar yapılmakta, milli eğitim bakanı tarikatlarla protokoller imzalayarak eğitim sistemini ortaçağ karanlığına sürüklemektedir.

Bağımlı yargı ülkede ikili hukuk sistemi uygulamakta, seçilmiş muhalif belediye başkanlarını hiçbir somut delil olmadan tutuklamakta, İçişleri Bakanlığı’nca halkın oyu ile seçilen belediye başkanları görevden uzaklaştırılmaktadır.

Ceza yasalarında düzenlenen masumiyet karinesi uygulanmamakta ve suçsuz insanlar peşinen lekelenmekte ve cezalandırılmaktadır. Ancak hiçbir iktidar belediye başkanı soruşturulmamakta, tutuklanıp hapse atılmamaktadır.

Ülkemiz ekonomik sıkıntılarla boğuşurken bir anda milyarlarca dolarlık borsa soygunu patlak verdi. Bu soygunda en büyük vurgunu yapanlar hakkında soruşturma bile başlatılmadı. Her şey gariban halkın gözleri önünde oluyor ve iktidar sorumluluğu muhalefete atmaya bakıyor. Ciçero yıllar önce şöyle seslenmişti Roma’yı yönetenlere: “Adil olun. Adalet yoksa cumhuriyet de yoktur.” Ben de eski bir hukukçu olarak hâkim ve savcılara “Adil olun” diyorum. Adalet ve hukuk olmazsa demokrasi de olmaz.

AV. EROL TÜRK

Yazarın Son Yazıları

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? - Erol Türk

Devlet, faaliyetlerini yürütmek için birtakım araçlara muhtaçtır.

Devamını Oku
10.10.2026
Mücadeleyi büyütebilmek… - Hüseyin Özkahraman

İstemeye istemeye de olsa Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir siyasi ayrışma ve ayrılıklar yaşandı.

Devamını Oku
10.10.2026
Çürümeye alışmak - Mehmet Utku Şentürk

Şükrü Erbaş birkaç dizeyle bazen sayfalar dolusu sosyoloji metninin anlatamadığını anlatıyor.

Devamını Oku
09.10.2026
Nispi temsil ve geri çağırma hakkı - Yüksel Işık

İlk değildi Cemil Tugay, belki son da olmayacak.

Devamını Oku
09.10.2026
Türkiye, ABD ve ‘stratejik ortaklık’ - Doğu Silahçıoğlu

Türk-ABD ilişkilerinde politik altyapı oluşturmak ve kamuoyu desteği sağlamak amacıyla siyasi çevrelerce sıklıkla “stratejik ortak” tanımı kullanılmaktadır.

Devamını Oku
08.10.2026
Endüstriyel demokrasi - Engin Ünsal

Yurttaşların seçmen olarak ülkenin yönetimine katılmasına siyasal demokrasi, işçilerin sendikaları aracılığı ile işyerlerinde ve ülke çapında ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesine katılmalarına endüstriyel demokrasi diyoruz.

Devamını Oku
08.10.2026
Birlikte yaşamın hukukunu kurmak - Cem Alptekin

Toplumsal yaşamda düşünce, inanç ve dünya görüşü farklılıklarının bulunması yaşamın doğal bir sonucudur.

Devamını Oku
07.10.2026
Bir devrin inceliği: Göksel Arsoy - Aybars Kuday

Bazı sanatçılar, oynadıkları rollerin ötesinde bir dönemin belleğinde yer edinir.

Devamını Oku
07.10.2026
Türkiye’nin Ezopları - Ülkü Sarıtaş

“Türkiye’nin Ezopları”nın sonuncusu İoanna Kuçuradi’ydi.

Devamını Oku
07.10.2026
'İyi ana' İoanna Kuçuradi - Mucize Özünal

İoanna Kuçuradi’nin adını anarken insan olmanın onuru ve sorumluluğunun bilgisiyle insanı insan etmeye adanmış bir ömürden söz etmeliyiz.

Devamını Oku
06.10.2026
İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu - Atilla Can Akarcalı

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi sonrası yurdumuz işgal edilmiş, işgallere karşılık çok geçmeden bölgesel direniş örgütleri kurulmuştu.

Devamını Oku
06.10.2026
Planlı ekonomiden ‘nas ekonomisi’ne - Mehmet Tomanbay

Cumhuriyetle şekillenen ekonomi yönetimi anlayışı; bilimin ve aklın yol göstericiliğinde, kamunun rolünü ve planlamayı önemseyen, güçlü kurumlara ve hukuka dayanan, yaratılan refahın toplum kesimleri arasında adil paylaşılmasını amaçlayan kurumsal bir yapıya dayanıyordu

Devamını Oku
05.10.2026
Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu

İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu.

Devamını Oku
05.10.2026
Kimi koruyor, kimi yok ediyoruz? - Gülay Ertürk

Yarın 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.

Devamını Oku
03.10.2026
Bir zihniyetin iflası - Ayşe Atalay

Günlerdir tüm Türkiye’yi derinden sarsan fon krizi aslında bir zihniyetin, bir dünya görüşünün iflasıdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Mekke Anlaşması - Cihangir Dumanlı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta Riyad’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması basında ve kamuoyunda gereken ilgiyi görmemiş, yeteri kadar tartışılmamıştır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çocuklar iş cinayetlerinde neden ölüyor? - Özgür Hüseyin Akış

Aslında başlıktaki sorunun kendisi bile başlı başına bir toplumsal itirazdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çin’in silahı: Zaman - Nejat Eslen

Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir.

Devamını Oku
01.10.2026
İş kazasının görünmeyen ortakları - Mehmet Altınkaynak

Bir iş kazası olduğunda ilk yaptığımız şey genellikle bir neden aramak oluyor.

Devamını Oku
01.10.2026
Eriyen bütçenin faturası vatandaşa... - Mehmet Özdağ

Bütçe açığının asıl kaynağı halka verilen enerji desteği değil faiz ödemeleridir; çözüm faturaya yeni zam yapmakta değil, enerji verimliliğinde aranmalıdır.

Devamını Oku
30.09.2026
Siyasetin sonu mu? - Utku Yapıcı

Siyasetin sonunun geldiği iddiası, ilk duyduğunuzda kulağa gerçeklikle açıkça çelişen bir iddia olarak gelebilir.

Devamını Oku
30.09.2026
Bilgiyi koruyan kim? - Ömür Tanyel

2001’de ortaya çıkan Vikipedi’nin fikri cesurdu...

Devamını Oku
30.09.2026
Sosyal devlet olmayınca... - Şafak Yüca

Sabah 6’da çıkıyorlar yola.

Devamını Oku
29.09.2026
Dünya Kuduz Günü - Gülay Ertürk

Kuduzdan insan ölümü kader değildir.

Devamını Oku
28.09.2026
Kavganın da hukuku var - Abdullah Dörtlemez

İnsanların aynı şeyi düşünmesi, aynı şeyi istemesi, aynı yerden bakması beklenebilir mi?

Devamını Oku
28.09.2026
Yapay zekâ eylem planı ne söylüyor? - Tayfun İşbilen

18 Ağustos 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan bir genelgeyle Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026- 2030) yürürlüğe girdi

Devamını Oku
26.09.2026
Kapitalizmin sonsuz sonu- Kaan Eroğuz

İngiltere’de tarımsal üretim ilişkilerinin dönüşmesi ve kırsal alandaki nüfusun geçimini sağlamak için pazara bağımlı (market dependence) duruma gelmesiyle ortaya çıkan kapitalizm, genel itibarıyla 16. yüzyıldan bu yana ekonomik, siyasal ve sosyal yaşantımızı şekillendirmektedir.

Devamını Oku
25.09.2026
Siyaset sahnesi ve Özgür Özel - Gani Aşık

Özgür Özel’in parti genel başkanı olarak siyaset sahnesine çıktığı dönem, siyasal İslamcı iktidarın 24 yıldan bu yana Atatürk Cumhuriyeti’nin burçlarına ortaçağ topları ile saldırdığı, temellerini Vahdettin salvoları ile sarstığı bir devreye denk geldi.

Devamını Oku
25.09.2026
Okulda şiddet tırmanıyor - İsmail Doğan

Son yıllarda toplum olarak içimizi yakan olaylara tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
24.09.2026
Sanatın metalaşması - Hüseyin Yıldırım

İş dünyası veya yerel yönetimlerin “konaklama ve ağırlama” karşılığında eser toplama modeli giderek yaygınlaşıyor.

Devamını Oku
24.09.2026
Dil, tarih, eğitim ve ‘Kürtçe’ - Ahmet Küçükşahin

Kürtlerin dili “Kürtçe” midir?

Devamını Oku
23.09.2026
Türkiye’de sosyal politikaların aşınması - Halit Payza

Sosyal devlet kavramı, yurttaşlarına asgari bir yaşam standardı sağlamayı, gelir eşitsizliklerini azaltmayı ve eğitim, sağlık gibi temel hizmetlere herkesin ulaşabilmesini amaçlayan bir anlayışı ifade eder.

Devamını Oku
23.09.2026
Siyasal projeler ve Aleviler - Mahmut Aslan

Türkiye, 40 yıla yayılan Kürt meselesini çözme olanağını arıyor.

Devamını Oku
22.09.2026
İmamoğlu’na hapis ve siyasi yasak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 19 Mart 2025’ten bu yana kanıtlanmamış birtakım suçlamalarla tutuklu olan, o nedenle İçişleri Bakanlığı’nca anayasanın 127., Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca “geçici bir tedbir olarak” görevinden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu, 25 Ekim 2022 günü Tuzla İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi 3. Kademesi’nin açılışında Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın yaptığı konuşma üzerine kendi konuşmasında “kamu görevlisine hakaret” ettiği iddiasıyla yargılandığı İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde iki kez beraat ettikten sonra istinaf yoluyla başvurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, bozma kararıyla dosyayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderdi.

Devamını Oku
21.09.2026
‘Sanayinin musikisi’ susarken... - İbrahim Berksoy

Cumhuriyetin iktisadi kalkınmaya dayalı “atılım dönemi”nin ilk yıllarından beri ülkemizde dokuma sanayisi öncelikli sektörlerin başında gelmiştir.

Devamını Oku
19.09.2026
Birleşik Krallık’ta ayrılık sınavı - Göktürk Tüysüzoğlu

İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki bağımsızlık yanlısı siyasi liderlerin Cardiff’te imzaladığı mutabakat zaptı, Birleşik Krallık’ın anayasal mimarisini yeniden tartışmaya açtı.

Devamını Oku
19.09.2026
Kıbrıs’ta değişmeyen denklem - Ahmet Göksan

Kıbrıs adasının uluslararası gündemden hiç düşmemesinin temelinde, adanın iki halkı arasındaki siyasi anlaşmazlığın yanı sıra, 1960’ta kurulan ortaklık düzeninin kısa sürede bozulması ve bugün de devam eden statü tartışması bulunuyor.

Devamını Oku
18.09.2026
Emeklinin örgütlenme hakkı ve sendika - Musa Kocaman

Emekli olmak, toplumdan emekli olmak değildir.

Devamını Oku
18.09.2026
Yargı kurumlarının anayasayı ihlali - Doğan Soyaslan

Anayasaların temel amaçlarından bir kişinin hak ve özgürlüklerini devlet iktidarı karşısında korumaktır.

Devamını Oku
17.09.2026
Cam tavanları kırmak - Suna Türkoğlu

A Milli Kadın Voleybol Takımı bir kez daha başardı ve 2023’ten sonra 6 Eylül’de tarihinde üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olarak hepimize çok büyük bir gurur ve mutluluk yaşattı.

Devamını Oku
17.09.2026