Dindar ve kindar bir nesil yetiştirme hedefiyle yola çıkan AKP’nin bütün kuşakları saran bir “fondar nesil” projesini başarıyla hayata geçirdiğini görüyoruz.
Ne olursa olsun üzeri örtülemez boyuttaki fon vurgununun başlıca kahramanlarının AKP Gençlik Kolları’nda yetiştiği ya da AKP’de etkili olmuş kişilerin çocukları olduğu görülüyor.
Bunun en “masum” örneklerinden biri fon vurgunundan hemen önce, geçen ağustos ayı sonunda Denizli’de yaşanmıştı. Denizli AKP Gençlik Kolları Başkanı Mahmut Mert Çelik, kendisine bir işadamı tarafından hediye edilen, piyasa değeri 800 bin lirayı aşan lüks saati sosyal medyasından duyurmuş ve teşekkür etmişti.
Bunun hemen ertesinde eylül ayının ilk haftasında da AKP İstanbul Gençlik Kolları yöneticiliği yapmış 28 yaşındaki Muhammet Yarız gündeme geldi. Yurtdışına kaçamayıp yakalanan Yarız’ın bir yıl önce 92 milyar lira büyüklüğündeki şirketi 10 ayda 750 milyar lira büyüklüğüne ulaştı. Uluslararası kuruluşların uyarılarıyla üç haftadır yaşadığımız skandal patladı.
Bir yanda okul çağında olup ölümle burun buruna, çırak çalışan fakir aile çocuğu gençler...
Bir yanda 20’li yaşlarda dev holdingleri çırak çıkaran AKP’li gençler...
***
Yukarıdaki yaman çelişki bu dönemin fotoğraflarından biri.
Fon vurgununda gelinen nokta şu:
Deşildikçe karmaşık hale geliyor!
İktidar fonzedelerin paralarını ödemeye başlama noktasına gelip konuyu bu düzeyde tutma arayışında. Bir de vurguna ilişkin tüm bilgileri kamuoyundan sakladıkları için muhalefetin açıkladığı bilgilerden tartışmalı olanları öne çıkararak “Bakın bize iftira atıyorlar” çırpınışında. Bu anlamda muhalefetin çok dikkatli olması gerekiyor. Zira bir yanlışın tüm doğruları götürmesi için her şey yapılıyor!
Konunun başka bir boyutunda derinleşelim.
Belediye operasyonlarında bütün yolsuzluk iddialarını “örgütlü suç” kapsamında soruşturuyorlar. O nedenle şafak baskınından sülale boyu gözaltına kadar her şey “yasal”! Öyle ki hayatın olağan akışı içinde birlikte çalışmaya mecbur olan belediye başkanı ile bürokratlarını, şoförünü, özel kalemini sırf örgüt kurmak için bir araya gelmekle suçluyorlar.
O zaman soruyoruz:
Fon vurgunundaki olağanüstü haksız kazanç elde edenlerin yatırdıkları para da az değil. Bunu nereden buldular?
Bire bin kazandıktan sonra tam zamanında çıkıp tüm getirilerini kurtardılar. Bu bilgiyi nereden aldılar?
Bütün bunlar bir gecede olup bitmedi. Bilinen takvim kabaca iki yıllık. Bu zaman diliminde denetleme görevini yapanlar, yapması gerekenler neredeydi?
Böylesine devasa para toplamak için halka açılmayı yöntem olarak benimsemişler. Hormonsal büyüme bu kadar açıkken bu izni kim-kimler verdi?
Son soru:
Bir belediye içindeki faaliyetler örgütlü suç da yukarıdaki organizasyon borsa festivali mi? Organizasyonda adı geçenler festival komitesi mi?
***
Türkiye 2018’den beri sürekli ekonomik kriz içinde. Bir ülkede ekonomik olumsuzluk iki yılı geçerse bunun adı kriz değil, tercih olur! Biz de uzun süredir bu gerçeğe parmak basıp şunu vurguluyoruz:
İçinden geçtiğimiz süreç kriz değil, ekonominin bölüşümü!
Fon vurgunu ülkemizde servetin nasıl el değiştirdiğini de gösteriyor! Zira ortaya çıkan mali boyutu alın teriyle, ticaret zekâsıyla tarif etmek mümkün değil.
Pazartesi günü yeni bir milat olabilir.
Kimi AKP’liler de fon vurgunundaki “VIP listenin” açıklanmasını istediğine göre...
Ya kendileri açıklayacak ya da onlara bu iyiliği YENİ Parti yapacak!