Yunanistan krizinin yönetimi - Dr. Cihangir DUMANLI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yunanistan krizinin yönetimi - Dr. Cihangir DUMANLI

19.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Arkasına ABD ve AB’yi alan Yunanistan son zamanlarda aramızdaki sorunları krize döndürme gayretlerini planlı bir şekilde yoğunlaştırmaktadır.

Kriz yönetimi, krizi savaşa döndürmeden fakat ulusal çıkarlarımızdan da ödün vermeden kriz öncesi duruma dönmek ve krizi yaratan sorunları çözmektir. Hükümet bunu sağlarsa başarılı olacaktır.

HIZLI VE YANLIŞ KARARLAR

Türkiye’nin devlet geleneği, entelektüel birikimi, kurumsal belleği ve deneyimleri mevcut krizi başarı ile yönetmeye yeterlidir. Ancak bunların kullanılmadığı, akla ve bilime dayalı sistemli bir kriz yönetiminin yapılmadığı, daha çok içeriye yönelik günlük hamasi söylemlerle yetinildiği görülmektedir. Mevcut uygulama icracı cumhurbaşkanlığı (tek yönetici) hükümet sisteminin diğer alanlarda olduğu gibi kriz yönetiminde de yeterli olmadığını göstermektedir. Kriz, uzman görüşlerine dayalı, zamanında ve doğru kararlarla değil, tek adamın verdiği hızlı fakat yanlış kararlarla yönetilmekte, bu da ülkemize zarar vermektedir.

NE YAPMALI?

Krizin başarılı yönetilebilmesi için:

1. Devletin yerleşik kriz yönetim sistemi işletilmelidir.

2. Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal birikiminden, siyasi tercih ve parti bağlantılarına bakılmaksızın deneyimli diplomatlarımızdan, askerlerden, istihbaratçılardan ve bilim insanlarımızdan yararlanılmalıdır.

3. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Genelkurmay Başkanlığı aktif olarak kriz yönetimine dahil edilmelidir.

4. TSK’nin caydırıcı gücü karşı tarafa gösterilmelidir.

5. Konu TBMM gündemine getirilerek genel görüşme açılmalı, muhalefete bilgi verilmeli, gerekirse Meclis kararı alınmalıdır.

6. Güvenliği bozmayacak şekilde kamuoyuna bilgi verilmelidir. 

7. Kriz iç politika malzemesi yapılmamalıdır.

8. Haklılığımız ve Yunanis-tan’ın haksız tutumu ilgili devletlere ve uluslararası kuruluşlara etkili bir şekilde anlatılmalıdır.

9. Devlet aklının ürünü olan, kapsamlı ve proaktif bir strateji belirlenmelidir.

10. İçeriye yönelik, inandırıcı olmayan, fayda sağlamayan ve diplomatik dile yakışmayan günlük hamasi söylemlerden vazgeçilmelidir.

DR. CİHANGİR DUMANLI

EMEKLİ TUĞGENERAL

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026