Altılı masada post hesapları... nereye kadar
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Altılı masada post hesapları... nereye kadar

02.02.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

İYİ Parti ve diğer “küçük partiler” altılı masayı bir pazarlık masasına mı dönüştürdü?

Dışarıdan sanki öyle gözüküyor. İYİ Parti’nin aday belirleme sürecini öteleme eğiliminde gözükmesi, parti içinde etkin konumda olanlar arasında altılı masa eşitler masası değil görüşlerinin dile getirilmesi, İYİ Parti ve CHP dışındaki partilerin liderlerinin kendilerini daha şimdiden seçilebilecek başkanın yardımcıları ilan etmeleri... Dahası, altlarında da bakanlıklar olacağını açıklamaları... Tüm bunlar şüphesiz ki bir kargaşa yaratıyor.

13 Şubat’ta aday belirlenmesinin kararlaştırılan takvimde olmadığının açıklanması, iktidar ortaklarının sert ve alaycı, Millet İttifakı’nı tamamen gözden düşürme ve kararsız seçmeni olumsuz etkileme politikasına ortam hazırlıyor.

İYİ Parti de hem aday altılı masada belirlenecek diyeceksin hem de “Geliyor Kemal” hesap soracak şeklinde doğrudan adaylık ilanı anlamına gelecek açıklamalarda bulunacaksın, altılı masayı zor durumda bırakacaksın... Bu bize adaylık dayatması olmuyor mu, sözlerini İYİ Parti içinden duyuyoruz.

Bu da adaylık açıklamasını öteliyor ve partilerin pazarlıklarını azdırmasına yol açıyor mu? CHP’liler dahil, aslında tüm partilerden, altılı masa içinde olumsuzluklar yaratacak davranış ve sözler var.

Bir de acaba altılı masa kurulurken işlevlerinin yeterince açıklanmamış olması süreçleri olumsuz mu etkiliyor?

KOALİSYON MU KURULDU?

İYİ Parti içinde seslendirilen itirazlardan en önemlisi altılı masada neremiz eşit ki sözleridir. Altılı masa peşin bir koalisyon olarak mı kuruldu? Öyle bir amaç açıklanmamıştı.

Tüm partilerin seçimi kazandıkları takdirde tamamen eşit ağırlıkta yönetimde pay sahipleri olması gerektiği görüşü, şüphesiz itirazlara konu olmakta.

Kılıçdaroğlu’nun altılı masada herkes eşittir biçimindeki açıklamaları, iktidar kuruluşunda da bu eşitlik sürer anlamına mı geliyordu? CHP’den böyle bir seslendirme olmadı.

Şimdiden bir post paylaşımının peşinen yapılması ve “pazarlık masası”na sürülmesi ne kadar hakkaniyetli?

SEÇİM SONUCU MU BEKLENMELİ?

Yönetimde bir koalisyon şüphesiz ki olacak fakat bu koalisyon gücü üzerine görüşmelerin, seçimden sonra partilerin alacakları oya ve çıkartacakları milletvekilliklerine göre, dengeli bir şekilde ama yine de küçük partilere biraz pozitif ayrımcılık yapılarak kararlaştırılması, daha doğru bir politika olmaz mı?

Sanırım altılı masada sıkıntılar epeydir buralardan kaynaklanıyor. 13 Şubat masasında esas tartışma konusunun bu problemi çözmeye yönelik olacağını tahmin etmek zor değil. Seçilecek başkanın kimlerle nasıl yöneteceği konusunda bir yol haritasının belirlenmesi etrafında dönecek tartışmalar.

Fakat gelinen noktada İYİ Parti dahil kimsenin masayı dağıtacak bir rol oynayacağını beklemek hayaldir.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığına da masadan destek çıkma olasılığı çok yüksek. Biraz sakinlik! İYİ Parti içinde de resmi- gayri resmi isimlendirilmiş bir aday -veya bir başka aday- olduğunu düşünmek de bu aşamada doğru değil.

13 Şubat’a giderken zor bir dönemece girdiler. Zaman nakittir, kazançtır, karşı propagandaları boşa çıkarmaktır, açıklanacak aday etrafında bir an önce kenetlenmedir.

Akşener en deneyimli siyasetçi olarak bunu çok iyi bilir. Herkesin iyi ve doğru liderlik ve önderlik yapma zamanı. Yoksa hükümet programınız güme gidecek.

Yazarın Son Yazıları

‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026