Cumhuriyetin 70.2 milyar dolarlık malını sattılar, peki ekonomi niye çöktü?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyetin 70.2 milyar dolarlık malını sattılar, peki ekonomi niye çöktü?

12.07.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

TEİAŞ’ın, yani ülkemizin elektrik iletim otoyolunun, tıpkı TürkTelekom gibi özelleştirme kapsamına alınması, bu özelleştirmelerin Türk ekonomisine kaça patladığını, ekonomiye ne katkısı olduğunu da tartışma gündemine sokuyor.

Bu iktidar ne demişti, CHP tek parti iktidarı ve kendisinden önceki Cumhuriyet hükümetleri için: Dikili ağacınız yok!

Yanıtınızı biliyorum ama ben belirteyim: Sizler Cumhuriyetin dikili ağaçlarını bile söktürüyorsunuz; millet ağacına, ormanına, suyuna, toprağına sahip çıkmak için size karşı ülke çapında direnç içinde...

Neyse... Ama TEİAŞ, Cumhuriyetin en büyük dikili ağaçlarından biridir. Tıpkı TürkTelekom ve diğer sattıklarınız gibi.. Onlar olmasaydı, onları satmasaydınız, iktidarınız çoktan çöküp gitmişti. Hele 2013’ten sonra, seçim kazanamazdınız...

NEDEN 2013 DEDİM?

O yıl, özelleştirmelerin rekor yılıdır. 12 milyar 486 milyon dolar özelleştirmelerden sağladı AKP! İyi para! O yıl, ağırlıklı olarak enerji sektörünün özelleştirilmesinden büyük gelir elde ettiler..

Zaten iktidara gelir gelmez Cumhuriyetin dikili ağaçlarına göz diktiler, kendilerinin para/değer yaratamayacaklarını bildikleri için, harcama yapacakları paranın kaynağını biliyorlardı, Cumhuriyetin malı mülkü!

2005’te 8 milyar 222 milyon dolarlık (Tüpraş’ın da içinde olduğu);

2006’da 8 milyar 96 milyon dolarlık, (Türk Telekom’un da peşkeş çekildiği yıl) gelir.

Aradaki yıllarda 2-4 milyar dolarlık satışları dikkate almazsak, 2008’de 6 milyar 259 milyon dolarlık Cumhuriyetin “dikili ağaçlarını” satarak kendilerine harcama gelirleri yarattılar.

2013’ten sonraki yılda da 2014’te çok iyi bir Cumhuriyet mirası yediler: 6 milyar 266 milyon dolar..

Tabii sattıkları arasında Cumhuriyetin dikili ağacı Petkim de var: 2007’de 2 milyar dolar...  Sözlerini 17 yıldır yerine getirmeyen ve Türkiye’nin kendi alanında, ülkenin dışa bağımlılığını sona erdirecek üretim alanlarına geçmeyen, sözlerini yerine getirmeyen... 

DİKİLİ AĞAÇLAR

Tamamı 70.2 milyar dolar. Bunun 5-6 milyar dolarını, kendilerinden önceki iktidarlara paylaştırabiliriz.

Milletin karşısına çıkardıkları kendi “dikili ağaçları” nedir diye bakıyorsunuz: otoyollar, duble yollar, İstanbul havalimanı ve havaalanları, iki büyük köprü, Avrasya Tüneli, şehir hastaneleri... Lise kapsamlı onlarca devlet üniversitesi...

Elden çıkardıklarına bakın, yaptıklarına bakın, karşılaştırın. Cumhuriyet tamamen üretici bir ekonomi inşa ediyor.

Onlar, bunları satıyor, daha çok tüketici ve altyapı tesislerine (görülür yapılar) yöneliyorlar.

Türkiye sanayisinin gelişmesinin önünü kesiyorlar, sanayi -ağır sanayi- ileri teknoloji alanını geliştirmiyorlar.

Bir zamanlar sanayinin payının milli gelirde oranı 23’lerde iken, 20’lerin altına, 16’lara kadar düştü.

HEPSİ CUMHURİYET SAYESİNDE

Yukarıda saydık ya, köprüler, havayolları, tüneller vb., tüm bunlar, aslında Cumhuriyetin sattıkları dikili ağaçlarının dönüşmesi, biçim değiştirmesidir.

70 milyar dolarlık mal satımı köprülere dönüştü. Yani tüm yaptıkları da aslında Cumhuriyet sayesinde, Cumhuriyetin dikili ağaçları sayesinde gerçekleşti.

Diyecekler ki İHA’lar vb..  Savunma sanayisi..

Savunma sanayisinin temelleri 1990’lı yıllarda (daha önceleri hatta) atıldı, ABD’ye - dışa olan olan bağımlılığı azaltmak, dış politika ve ülke üzerinde silah ipoteğini kırmak, milli bir savunma yaratabilmek için... ASELSAN’lar, HAVELSAN’lar vb. hepsi kendilerinden çok önce faaliyete geçti. Tamam bunlar da destekleri ve siyasi meyvelerini yiyorlar.

İHA’lar SİHA’lar da bu konuya gönül vermiş Bayraktar ailesinin başarısıdır. Tamam, devlet alımları ve destekleri ile hızla büyüdüler ve önemli ve yaratıcı çözümler sundular.

Özelleştirmeler konusuna devam, dünkü dipnotuma giremedim henüz: Özelleştirmeler ekonominin çökmesini niye engellemedi?

Yazarın Son Yazıları

CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026