Halk ilk kez kendi varlığı ve geleceği için savaştı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Halk ilk kez kendi varlığı ve geleceği için savaştı

30.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Büyük Zafer’in ve Kurtuluş’un ilan edildiği gündeyiz; bu Kurtuluş Savaşı’nda halk hem işgal kuvvetlerine hem de aslında padişahlığa karşı savaştı. Şunu söylüyorum: Anadolu halkı son güçlerini ve son varlığını 650 yıllık Osmanlı İmparatorluğu boyunca ilk kez kendisi için, varlığı ve geleceği için ortaya koyuyor ve savaşıyordu... Tarihin ve Zafer’in pek tartışılmayan yönüdür.

Ve kendisi için yürüttüğü, öldüğü ve yaralandığı savaşın milletin egemenliği ile Cumhuriyet yönetimi ile sonuçlanması, tarihsel koşulların kendine özgü bir sonucudur. Artık “efendi” kendisidir (ideal cumhuriyet rejiminden bahsediyorum!), kendisi bu ülkede her şey olabilirdi, her kademede yöneticilik yapabilirdi.

Kurtuluş Savaşı bunu doğurdu.

KURTULUŞ, MİLLETİ YARATTI

O güne kadar Anadolu padişahın tebaasıydı, kuluydu, padişahın savaş için ihtiyaç duyduğu can deposuydu. Taa Viyana kapılarında, Arabistan çöllerinde, Afrika kentlerinde ölecek, fetihler için durmadan tükenip duracaktı.

Ama hep padişah için... kurduğu sistemin ayakta kalması için... Kendisi hep kaybeden olacaktı, hem canını verecek hem ürettiği malını..

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyet ilanı için sonuçlanması, aslında evini barkını, çoluğunu çocuğunu ve kendi varlığını savunmanın bir armağanıydı.

Bu armağan için de Atatürk gibi büyük bir liderin varlığı şarttı.

Yukarıda savaşın “milletin egemenliği ile Cumhuriyet yönetimi ile sonuçlanması, tarihsel koşulların kendine özgü bir sonucudur” derken, bu koşulların en önemli bileşeni Mustafa Kemal Paşa’ydı.

İLK KEZ SAVAŞIN KAZANANI

O olmasa, yanındaki etkin arkadaşlarından bazılarının Kurtuluş Savaşı’nı, çürümüş, rezil olmuş, ülkeyi çökertmiş, bitmiş padişahlık sistemine hediye etmesi ve halkın yine tarihin en büyük kaybedeni olması tehlikesi gündemdeydi...

Cumhuriyetin ilanı, Sakarya ve Büyük Zafer’den sonraki yıl, birbiri ardına, 29 Ekim 1923’te gerçekleşecekti.

Fakat hazırlık olarak, Kasım 1922’de, Zafer’den iki ay sonra padişahlık kaldırılacaktı. Bu erken Cumhuriyet ilanı anlamına da geliyordu. Aslında savaştan önceki kongrelerde (Sivas, Erzurum... ) milli irade vurgusu vardı. The Times gazetesi daha 1919’da, Sivas Kongresi kararlarını “Bir Anadolu Cumhuriyeti kuruluyor. Asilerin başı Mustafa Kemal” diye yorumlayacaktı.

‘FAKAT İHTİMAL Kİ BAZI..’

Saltanatın kaldırılması kolay olmadı.

Meclis’te direniş, uzun tartışmalar vardır. Saltanatçılar, padişahseverlere Atatürk son noktayı koyar:

“Egemenlik ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye; görüşme ile, münakaşa ile verilmez. Egemenlik, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti haline gelmiş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek gerektiği şekilde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.”

Muzaffer komutanın sözlerinin ardındaki büyük güç, Kurtuluş Savaşı’dır, millettir.

Kurtuluş için kanını döken millet, artık egemenliğin doğal tek kaynağıdır.

Meclis’in 1 Ocak 1921’de kabul ettiği anayasanın ilk maddesi de “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü halkın kendisini bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır” diyordu!

PADİŞAHLIK TEHLİKESİ

Evet, Atatürk yakın arkadaşlarına karşı da mücadele etti. Savaşın komutanlarından Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy ikircikliydi, padişahlık cumhuriyeti gibi bir şey istiyorlardı. Zafer’den sonra yukarıdaki liderlerle Atatürk arasında yapılan tartışmada Rauf Orbay, “Padişahlık ve Halifelik makamına gönül ve duyguyla bağlıyım, kursağımda lokması var. Bu makamı kaldırmak doğru olmaz, onun yerine başka nitelikte bir varlığı koymaya çalışmak, yıkım ve çöküntüye yol açar” diyecekti. Hepsi “halifeliği” korumaktan yanaydı! Alev Coşkun bunu “İslami Cumhuriyet” isteği olarak nitelendirir.

Tabii ki Cumhuriyet laik olacaktı!

Tabii ki savaşın muzaffer komutanı, çağdaş bir ülke, devlet ve millet için yıllardır kurguladığı programını gerçekleştirme azmini hiç yitirmeyecekti.

***

Özetle diyorum ki: Kurtuluş Savaşı’nda ilk kez  millet, Anadolu halkı kendisi için, geleceği için savaştı ve kazandı. Tabii ki artık saltanatı kendi ellerine alacaktı.

Orbay ve diğerlerinin milleti hâlâ saltanat için bir köle deposu olarak düşünme, kursağındaki padişah lokmasına diyet ödemek için milleti feda etme gibi artık bitmişi yeniden diriltme olasılığı ise sıfırdı.

Yaşasın Büyük Zafer!

Yazarın Son Yazıları

Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025